Elmalar ve armutlar

loading
28 Ekim, Çarşamba
£

10.74

9.73

$

8.28

YANSIMALAR

Serhan AKTUNÇ
serhan.aktunc@kibrispostasi.com
Serhan AKTUNÇ
A- A A+

Elmalar ve armutlar

Bu kafa ile bu bakış açısı ile, işimiz çok zor...

Hastanemiz yanar, birlik olamayız...

Bir bakan, ucuz, maddi gücü olmayanlar için, sosyal konut projesi planlar, destek olmayız...

Türk askeri, hunhar bir saldırıya uğrar, başka ülke olsa bu saldırıya uğrayan, hepimiz o ülke vatandaşı olurken, Türk askerine karşı aynı hassasiyeti göstermeyiz...

Kısaca, elmalar ile armutları hep birbirine karıştırırız...

Gerekli zamanlarda, gerekli ve doğru tepkiyi vermeyiz...

Sonra da sosyal medyada, şikayet üzerine şikayet, eleştiri üzerine eleştiri yaparız...

Hastane olayından başlarsak...

1971 yılında inşaatı başlayan Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi, 1978 yılında faaliyete başlar...

1978 yılında, Kıbrıs Türk nüfusu aşağı yukarı 150 bin civarındaydı...

Bugün ise tam bilenmese de, 350,000 civarındadır...

Bu nüfusa vatandaş olmayanlar dahil değildir...

Ayşegül Baybars’ın son yaptığı İkamet ve Vizeler Tüzüğü ile bu konu hakkında daha doğru bir bilgi sahibi olacağız fakat ortalama 500,000 çok iyimser bir sayı olur herhalde...

1978 yılında, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde 400 çalışan vardı, bugün ise 1080 çalışan var...

Zaman içerisinde, hem teçhizat olarak, hem de çalışan olarak, gerekli yatırım yapılmadı, yapılamadı...

Büyük bir tehlike atlattı hastanemiz geçen hafta...

Toplum olarak, bu hastaneye sahip çıkmamız, bir an önce eski gücüne sahip olması için yardımcı olmamız gerekirken...

Biz başladık onu bunu eleştirmeye...

Olayın aciliyetine bakmadan, içinde bulunduğu zorluklar karşısında, başarılarına bakmadan, hemen eleştiriyoruz...

Durun bir dakika...

Önce hastanemizin tekrar hizmet vermesi için gerekli hamleleri atalım, sonra eleştiri yaparız...

Ama olmaz, bilmiş, bilmiş eleştireceğiz...

Diğer bir konu, İçişleri Bakanlığı’nın planladığı Toplu Konut Projesi...

Konu ne?

“Bu projenin lansmanı neden şimdi yapılmışmış?”

“Tamamen siyasi bir oyunmuş, seçimler öncesi bir hamleymiş…”

Arkadaşlar, bakın, İçişleri Bakanı’nın yapacam dediği sözlere...

Bu iş, verdiği sözler arasında Ayşegül Baybars’ın...

Ne yapsın bakan?

Beklesin de seçimden sonra mı başlasın...

Planlanmamış bir iş olsa hadi anlayım...

Ama Baybars bu işi yapacağını ve bu işin ajandasında olduğunu söyledi...

Ve daha önce yaptığı işler gibi bu işi de yapacam diyor...

Buna siyasi bir çıkar olarak bakmayın...

Veya esasında baka da bilirsiniz...

Evet, Baybars bunu siyasi bir çıkar için de kullanıyor olabilir...

O zaman diğer bakanlar da iş yapsın da, kullansınlar...

Doğrusu bu zaten...

İş yap ve bunu da kullan...

Daha önce yaptığı İkamet ve Vizeler Tüzüğü gibi, İmar Planı gibi ( bu UBP tarafında engellendi), bu Toplu Konut işini de yapacaktır diye düşünüyorum...

Diğer konu ise daha hassas...

Ben sosyal medyada birçok kez...

Hepimiz, Fransız’ız, hepimiz Hrant Dink’iz hepimiz İngiliz'iz gibi sloganlar gördüm...

Bu ülkelerde olan terör eylemlerine karşı, Türkiye’de öldürülen gayrimüslim kişilere destek amaçlı, hepimiz bu ülkelerden olduk, bu kişiler olduk...

Süper, sonuna kadar destekçinizim...

Dünyanın neresinde olursa olsun, teröre, insan hayatına, bir ülkenin bütünlüğüne sorun çıkaranlara karşı olmak, çok doğru ve erdemli bir harekettir...

Ama be arkadaşlar Allah’asınız, adil olun, biraz insan olun, olalım...

Türk halkı, Mehmetçik, bizim ile beraber olan, bizim mutluluklarımızı destekleyen bir toplumdur...

Başka ülkelerin, insanların yaşadığı sorunlar karşısında verdiğiniz büyük tepkileri, Türk halkına, askerine yapıldığı zaman da korkamadan verelim...

Türk halkı ile Türk hükümetini birbirine karıştırmayalım...

Sorunlar,  sıkıntılar olabilir iki toplum arasında, daha doğrusu iki hükümet arasında ama bu bizim Türk halkı ile kardeş olduğumuz, bir elmanın 2 yarısı olduğumuz gerçeğini ve en önemlisi de bizi destekleyen tek toplum olduğu gerçeğini değiştirmez...

Zor zamanlarda, kötü zamanlarda birbirine destek olması gereken iki halktan bahsediyorum...

Türkiye hükümetleri ile KKTC hükümetleri arasındaki sağlıksız ilişki başka bir şey…

Türk askerinin katledilmesine tepki vermemek veya gerekli tepkiyi vermemek başka bir şeydir...

Biz artık elmalar ile armutları karıştırmamayı...

Nerede, ne tepki vereceğimizi bilmeli ve anlamalıyız...

Sırf popülist olacağız diye, sırf eleştireceğiz diye hem kendi değerlerimize, hem iş yapan siyasilerimize hem de Türk askerine haksızlık yapmamalıyız...

Değerlerimize sahip çıkalım...

İş yapan siyasi ile sadece konuşan siyasiyi birbirinden ayıralım...

En önemlisi de, yabancılara, başkalarına gösterdiğimiz empatiyi, sevgiyi, ilgiyi, hoşgörüyü, kendimizden olanlara da gösterelim...

Elmalar ile armutları birbirine karıştırmayalım...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.