Siz özel sektörün neler çektiğini nereden bileceksiniz?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

YANSIMALAR

Serhan AKTUNÇ
serhan.aktunc@kibrispostasi.com
Serhan AKTUNÇ
A- A A+

Siz özel sektörün neler çektiğini nereden bileceksiniz?

Gelin ilkokul öğrencisine anlatır gibi…

Özel sektörün…

Küçük ve Orta büyüklükteki işletmelerin içinde bulundukları durumu…

Hükümetimize anlatmaya çalışalım…

Belki görmedikleri, göremedikleri veya görmek istemedikleri bazı gerçekleri, yüzlerine vurmuş oluruz…

2018 yılından itibaren, Türkiye’nin de içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı…

Türk Lirasının değer kaybetmesi…

Ve dünya genelinde başlayan, ekonomik durgunluk, KKTC’de de etkisini göstermeye başlamıştı…

Toplumun alım gücü her geçen gün azalmaya devam ediyordu…

Üretimde maliyetler yükselirken…

Hem Türkiye’den, hem de Avrupa’dan gelen, ithal ürünlerin fiyatları da uçmaya başlamıştı…

Toplumun büyük bölümü git gide fakirleşirken, küçük fakat etkisi büyük bir bölüm, parasına para, nüfusuna nüfus, malına mal ekliyordu…

Para parayı çekiyordu kısacası…

Bankalar ve finans kuruluşları karlarını ve mallarını ikiye, üçe katlamaya başlamışlardı…

Nasıl mı oluyordu bu zenginleşme bazı gruplar için?

İnsanoğlunun hep bir umut etmesinden dolayı tabi ki…

Bu umut, insanları, işlerinin açılacağına, eninde sonunda bu krizin biteceğine inandırır…

İnanmak ister insan, iş insanı…

Çünkü çoğu zaman da başka şansı yoktur umut etmekten başka…

Gider borç alır…

Gider çek kırdırır…

Gider bişeyini satar…

Ve işini ayakta, hayatta tutmaya çalışır…

Fakat hesap çarşıya uymaz…

Çünkü halkın genelini değil, bazı büyük abileri…

Sermayeyi…

Bankları düşünen bir hükümet vardır ortalarda…

Onlara göre bu büyük abiler, sermaye, bankalar…

Paralarına para kattığı…

Mutluluğu sürdüğü sürece…

Sorun yoktur…

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin…

Ne yaşadığının?

Ne hissettiğinin, kimsenin umurunda değildir…

Bir şarkı vardır bilirimsiniz?

“Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz?” Diye

İşte hükümetin de…

Bunca senedir bizi yönetenlerin de…

Sadece belli bir kesimi…

Sadece kamu görevlilerini…

Sadece bankaları…

Sadece finans kuruluşlarını…

Üniversite ve GSM patronlarını…

Zincir otelleri…

Düşündüğü bir dönemden geçiyoruz…

Özel sektörün çektiği personel ödeme sıkıntısını…

Finansa ulaşma sıkıntısını…

Ayın yirmisinde SSK ve İhtiyat Sandığı ödemek için parayı nerden bulacağını bilmeyen iş insanın sıkıntısını bilmez hükümette olanlar…

Elektrik maliyetinin, toplam cirosunun %15’lere ulaştığını da bilmez hükümet edenler…

Sürdürülebilir bir ekonomi oluşturulamadığından dolayı, önünü göremeyen iş insanlarını anlamaz hükümet edenler…

Onlar sadece hayatı kitaplarda olduğu gibi zannederler…

Umut etmenin ne demek olduğunu…

Ayın 20’sinden itibaren personelini nasıl ödeyeceğini düşünmeye başlayan bir işvereni anlamaz hükümet edenler…

Özel sektörün, çalışmaktan başka sansı olmamasını anlamazlar, anlayamazlar…

Umut ettikçe batmaya daha da çok yaklaşmanın ne demek olduğunu, meclisteki hiç kimse bilmez…

Çaresizliği bilmez hükümet edenler…

Ne de olsa “X” şirket batarsa…

Yerine “Y” şirket gelir…

Demek ki doğru yönetemedi de battı diye düşünürler…

Şu anda mecliste, Bakanlar Kurulunda oturan, bizim seçtiğimiz…

Milletin vekilleri…

Kaç tanesi?

Özel sektörün çektiği sıkıntıların ne olduğunun gerçek anlamada farkındadır…

Kitaplarda yazanlar değil…

Gerçek anlamda KKTC ekonomisini nasıl döndüğü hakkında kaç tanesinin bilgisi var?

Bence, bir elin parmağını geçmez…

KKTC gerçekleri…

Özel sektörün gerçek sıkıntıları…

Çaresizliği…

Hakkında çok ama çok büyük bir kısmının fikri yoktur…

Kusura bakmasınlar…

Dost acı söyler…

Bu yazdığımı bir dost yazısı olarak görsünler…

Amacım, onların başarısızlığını göstermek değil…

Gerçek KKTC’nin ne olduğunu onlara gösterebilmektir…

Dibe vuracaktık…

Fakat bu virüs hızlandırdı…

Yeni bir başlangıç…

Toplumun gerçeklerinin farkında olan…

Bilgisi olan kişiler tarafından yönetilme zamanı gelmiştir…

Değişim her yerde olmalı…

Her yerde…

Ha bu arada, muhalefetin de yaptıklarının, yapacaklarının garantisi olduğunu da biliyoruz…

Örnek mi?

Bileşik faiz deyim…

Siz anlarsınız…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.