Ezberimiz Bozuldu !

loading
4 Temmuz, Cumartesi
£

8.57

7.72

$

6.86

Prof. Dr. Hasan KILIÇ
hasan.kilic@kibrispostasi.com
Prof. Dr. Hasan KILIÇ
A- A A+

Ezberimiz Bozuldu !

Maraş ya da eski Yunancadaki adıyla Varosha. Üzerine bir çok hikayenin yazıldığı, Gazi Mağusanın bir bölgesi. 13 Ağustos 1974 yılında sonlanan bir yaşamın ruhunu bünyesinde tutan hayalet şehir denilen bir zamanların gözde ve populer turizm kenti. Son günlerde cuk diye gündeme oturunca herkesin ortak konusu Maraş oldu. Ne diyeceğimizi şaşırdık !. Her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Bir anda Maraş uzmanları türedi. Başbakan Tatarın ve Dışişleri bakanı Özersayın birlikte açıkladıkları Maraşı açıyoruz kararı ile deyim yerindeyse ok yaydan fırlamış gibi oldu. Her ne kadar sayın Özersay sadece envanter çalışması başlatıyoruz dese bile bunun aslında Maraşın kapalı kısmını da açıyoruz anlamına geldiğini biliyoruz. Açılır mı açılmaz mı bilemiyorum, zamanla göreceğiz. Aslında bu sizin ne anlattığınız değil karşınızdakinin ne anladığıyla ilgilidir. Kendisi açıklamasa da, vatandaş olarak anladığımız budur. Bu kararın son günlerde Rum yönetiminin Doğu Akdenizde bir oldu bittiyle başlattığı gaz ve petrol aramalarına karşı bir satranç hamlesi olduğu da açıktır. Efsaneye dönüşen hikayelerin öznesi olan Maraş ile ilgili bu adım hepimizi şaşırtan ne diyeceğimizi bilemediğimiz bir durumu da ortaya çıkardı. Sahiplerine verilsin diyenler olduğu gibi, burası bizim kardeşim istediğimi yaparım diyenler de var. Elimde puan var bende isterim diyenlerin yanında, Birleşmiş Milletler kararı var yapamazsınız diyenler de var. Birleşmiş Milletler yönetiminde açalım diyenleri de not etmek lazım. Burası vakıf arazisidir dolayısıyle Maraş vakıflara devredilmelidir diyenleri de unutmayalım. Her zaman Maraşın açılmasını hareretle savunanlar, bir kapı açtırmak için yıllarca mücadele eden sivil toplum örgütleri bile ne diyeceklerini şaşırmış durumda. Öküz altında buzağı mı arıyoruz ? o da belli değil.

***

Yıllarca, Maraş kapatılmasaydı, Kıbrıs sorunu çözülürdü ekonomik olarak kalkınırdık gibi bir çok tartışmanın yapıldığı konunun aslında doğrudan bağlantısı olduğu ekonomik sektörün ise Turizm olduğunu vurgulamak yanlış olmayacaktır. Bu anlamda Maraşı özel kılan nedir diye bakmak lazım. 1974 öncesi Doğu Akdenizde , turizm anlamında iki çekici şehir vardı. Bunlardan birisi Maraş diğeri ise Lübnan'ın başkenti Beyrut'tu. Eğlenceye, denize , kuma, güneşe dayalı bir turizm modeli olan kitle turizminin en gözde mekanları olan bu iki kent tarihin tozlu sayfalarında eski günlerini arıyorlar. Her ne kadar Beyrut savaşın izlerini silip yeniden doğmaya başlasa da, 6.5 mil uzunluğundaki sahiliyle Maraşın eski şatafatlı günlerine dönmesi epey zaman alacak gibi. 1970-1973 yılları arasında turizm gelirlerinin neredeyse yarısını (%54)Maraş sağlamaktaydı. 10 Bin civarında yatak ile döneminde tüm Kıbrısın % 50 yatak kapasitesine sahip olan Maraş 45 otel, 60 apart otel, 3000 işyeri, 25 müze, 24 sinema-tiyatro, 21 banka, 2 spor tesisi ile de önemli bir ekonomik merkezdi. Aslında bizi heyecanlandıran da bu verilerdir. Maraşın geçmişine dönüp dönemeyeceğini bilemiyorum ancak yeniden bütünlüklü bir yapı içerisinde ( açık olan kısmı ve surlariçi dahil ) planlanarak açılması için harekete geçilmesi ile birlikte yaratılacak ekonomik değerin ve sinerjinin boyutunu hayal bile etmek mümkün değildir. Bu planın içerisinde yer almak herkesin hayalidir. Bugün Mağusa'da yer alan dev bir üniversite, Doğu Akdeniz üniversitesi bulunmaktadır. Umarım o aşamalara gelindiğinde başka yere bakmadan önce üniversitenin potansiyelinden yararlanma düşüncesini ilgiler gündeme alır.

***

Yaşadığımız bölge tarihsel dokusu itibarıyla tam bir turizm cennetidir. Turizmi sadece Maraşa endekslememek lazım Mağusa Surlariçiyle, Salamis harabeleriyle, Aziz Barnabas kilisesiyle, Engomi harabeleriyle, sahiliyle, limanı ile bütünlüklü düşünüldüğünde muazzam bir potansiyele sahiptır. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi ile Mağusanın % 4-5 civarında olan Turizm payı %30'lara çıkarılabilecektir. Ezber bozmak iyi anlamda yapıldığında güzel bir şeydir. Farklı adımlar atmak insanlara ümit ve yaşama sevinci verir. Sebebi ne olursa olsun hükümeti aldığı bu karardan dolayı kutluyorum. Tatar Başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin başlangıcında verdiği izlenimlere dayanarak daha çok ezber bozacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durumlara alışmamız ve hazırlıklı olmamız lazım. Diş macunu tüpünden çıkmıştır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.