Turizm ile ilgili senaryolar

loading
10 Temmuz, Cuma
£

8.67

7.76

$

6.87

Prof. Dr. Hasan KILIÇ
hasan.kilic@kibrispostasi.com
Prof. Dr. Hasan KILIÇ
A- A A+

Turizm ile ilgili senaryolar

1974 yılı sonrasında Turizmin bu kadar etkilendiği bir dönemi yaşamadığımızı  çok net olarak söyleyebiliriz...

Turizm’de düşüş  yaşamıyoruz,  dükkanı kapatıp eve gitmek  gibi bir durum  var. 

Sistem tamamen  kapandı.

Bu işten nasıl  çıkılacak, bu düzen yeniden nasıl  şekillenecek  belli değil.

Turizm tek başına bir sektör  olsaydı  bir takım  düzenlemeler ve tedbirlerle  bazı işleri kısa zamanda yoluna sokmak mümkün olabilirdi.

Ancak lokomotif sektör olarak neredeyse ilgilenmediği hiç bir alan olmayan turizmin geleceği  biraz da diğer sektörlerin  göstereceğ i  reflekse bağlıdır.

Milyonlarca  insanı işşizlik korkusunun sardığı, şirket iflaslarının beklendiği, ekonomik olarak küçülmenin yaşanacağı bir ortamda insanlar belirli bir  süre zorunlu gereksinimlerini  karşılamanın dışındaki harcamalarını kısacaklar ya da erteleyeceklerdir.

 Psikolojik  sıkıntıları da ayrıca değerlendirmek lazım.

Ülkemizde  46 yıldır Turizmi oluşturan ana  unsurlar   ya da paydaşlar  ortak bir duygu bütünlüğü içerisinde bir aile ortamında   hareket etmişlerdir.

Havayolları, misafirler, çalışanlar oteller, acenteler, lokantalar, cafeler,  eğlence yerleri, rehberler, ulaşım , alışveriş yerleri  vb..   hep birbirlerini gözeterek,  dikkate alarak davranmışlardır.

Turizmin doğası da bunu gerektirmiştir.

Şimdi ise herkes mutsuz,  birbirini kırıyor.

Finansal sıkıntılar  ve belirsizlik ortamı rasyonel davranışların önüne geçmiştir. 

Yüzde doksana varan rezervasyon iptalleri var, bağlantılar, yapılan anlaşmalar, verilen kaporalar, yazılan  çekler var, işşiz kalanlar var.

 En önemlisi nakit sıkıntısı var..

Özetleyecek olursak 900 milyon dolarlık ekonomik güç  yaratan sektör ortada yok.

İŞLER AÇILDIĞINDA SEKTÖR HEMEN REFLEKS  GÖSTERMEYECEKTİR.

Bu ortamda,  sektör açısından olası senaryoların belirlenip stratejilerin geliştirilmesi  gerekmektedir.  Kısa, orta, ve uzun  vadeli üç farklı senaryodan  bahsedilebilinir.

Birincisi kısa vadede iyimser bir tablo ile sürecin normalleşeceği öngörüsüyle sektörün haziran ayında  faaliyetlerine başlaması..

İkinci senaryo  biraz daha orta vade de çokda kötümser olmayan bir  öngörüyle  faaliyetlerin temmuz ayında başlatılmasıdır.

Üçüncü senaryo ise haziran ve temmuzda ki senaryoların olmayacağı varsayımı ile faaliyetlerin Eylül ya da Ekime  ertelenmesidir.

En kötümser sanaryo budur diye düşünüyorum.

O zaman 2020’nin tamamen gözden çıkarılması ve 2021 veya  daha da kötümser bir yaklaşımla 2022’ye odaklanılması öngörüsünü içermektedir.

İlk iki senaryoda hedef Pazar kesinlikle iç pazar olmalıdır.

Halkımızın  psikolojik olarak yaşadığı yorgunluğu gidermek  amacıyla kısmen de olsa korkularını aşarak iç turizm hareketine katılacağını tahmin ediyorum.

 Ancak sektörün iç pazarın önemini anladığını sanmıyorum.

2019 yılı fiyatlarına bakıldığında  iç pazarın dikkate alınmadığını söyleyebiliriz.

 Neredeyse dış pazardan gelen turistten daha yüksek fiyatlara tatil sattıklarını görüyoruz.

Fahiş fiyatlar belirleyerek iç pazarı dikkate almayan bazı yöneticiler  yaptıkları hatadan döneceklerdir.  

İlk aşamada yiyecek içecek sektörü hareketlenecek, konaklamalı tatiller  ise ancak belirli finansal şartlara, bağlı olarak  düşünülecektir.

Bankaların da  devreye girerek taksitli, çok cazip şartlar yaratmaları durumunda kismi bir hareketlenme görebileceğiz.

Dış ülkelerden  ise ( işlerin normale dönerek havayollarının faaliyetlerine başlaması koşuluyla )  özellikle Türkiye’den   ve engelleme yaşamazlarsa Güney Kıbrıs’tan münferit  olarak hareketlenmeler yaşanacaktır. 

Özellkle grup rezervasyonları beklenmemelidir çünkü bu koşullar altında her ülke önce kendi  iç pazarına yönelecektir.

Rekabet çok daha fazla çetin olacaktır.

Üçüncü senaryo’da ise dış pazarı dikkate alan daha farklı yaklaşımlar ve stratejiler uygulayarak turizmi hareketlendirmenin yolunu bulmamız gerekecektir

**

YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ OLUŞACAK VE TURİZM  DEĞİŞECEKTİR

Bu virüsün etkileri mutlaka azalacaktır ama yok olmayacaktır. Karşımıza mutlaka farklı virüsler de çıkacaktır. Virüslerle yaşamaya alışmamız, hazırlıklı olmamız gerekecektir. Bu durumda nasıl bir Turizm bizi bekliyor.  Turizm bir değişim geçirecektir.

Havayolları,

Cruiseline (kruvaziyer ) turizmi

Oteller,

Lokantalar,

Cafeler,

Barlar,

Eğlence yerleri

Tur  Rehberliği,

Herşey dahil sistemi,

Toplu Taşımacılık,

Tatil paketleri,

Tatil algısı,

Seyahat Acentacılığı

Tur organizasyonları,  vb....

**

Bu unsurların tümünün de etkileneceğini,  yavaş da olsa offline yaşamdan online yaşama geçeceğimizi , toplu tatil anlayışından  daha özel kişiye dönük bir modele doğru yöneleceğimizi  tahmin etmek zor olmayacaktır.

Bir sonraki yazımda bu unsurlarda yaşanabilecek  olası değişikleri özetle de olsa anlatmaya çalışacağım.

Unutmayın  insanlar seyahet etme tutkularından vazgeçmediği sürece turizm her zaman var olacaktır.

Yarın seyahat etmek istiyorsanız şimdilik evde kalın güvende kalın...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.