DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Gerçeklik ötesi dönemin Kuzey Kıbrıs ayağı...

Yayın Tarihi: 26/07/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

 28 Haziran 2021 tarihindeki yazımda Gerçeklik Ötesi Dönemi (Post-Truth) teorik ve dünyadaki örnekleriyle ele almaya çalışmıştım... Arzu edenler yazıya ilgili linkten ulaşabilirler:

Gerçeklik Ötesi Dönem (Post-Truth Era)

Gelelim gerçeklik ötesi dönemin Kuzey Kıbrıs ayağına...

Pandemi öncesinde var olan gerçek dışılıklar pandemiyle birlikte daha fazla göze çarpmaya  başladılar...

Hem siyasette aktif olarak bulunan figürler, hem de sosyal medya şövalyeleri gerçeklik ötesi hali zirveye taşıdılar...

Enteresan bir süreç yaşıyoruz, gerçeklik ötesi siyasetin popülizmi zirveye taşıma hali...

Bunu yapan sadece bir kısım siyasetçi değil, maalesef yurdum insanımın bir kısmı da sosyal medya üzerinden olabildiğince gerçek ötesi çizgide hareket ediyor...

Şövalyeliğe soyunuyorlar...

Vatan, Millet ve Sakarya ile başlayan, ancak Büyük Britanya pasaportuyla devam eden siyasi elitlerden mi bahsetsek, yoksa hayatında Nietzsche’yi hiç okumayan yada Aristo’nun devlet anlayışını bilmeyen ancak sürekli ilgili konuları çok iyi bildiğini iddia ederek paylaşım yapan yurdum insanlarından mı?

Evet, Nietzsche hiç okunmamıştır ancak bir köşeden bulup sözü paylaşılır... Devlet ve sisteme yönelik bolca yorum da yapılır...

Çok bilgili görüntüsü vermek veya çok milliyetçiymiş görüntüsü vermek üzere gerçeklik ötesi dönemin özelliklerine uygun davranılır...

Sözde keskin solcular ise açıp ‘’kapitali’’ yada Lenin’in ‘’Emperyalizm’’ teorisini okumadan, Samir Amin veya Cox’a bakmadan sosyal medyada devrim yaparlar...Aslında yaptıkları yerelciliktir!  (gerçekten sol düşünceyi bilen, özümseyen ve teorik çerçeveye sahip olanları tenzih ediyorum)...

Bu zatı muhteremlere göre solcudurlar, ama küresel anlamda emperyal güçlerin rekabeti ve çok uluslu şirketlerin araçsallaştırdığı uluslararası örgütler de yoktur! Kısacası hegemonya mücadelesi ve küresel kapitalizme hizmet eden kurumlar unutulur ! Kamufle edilir...

Daha bitmedi gerçekten bugün kafama takılanları ve garipsediğim hususları sizlerle paylaşmak istiyorum...

Yıllar önceydi doktora çalışmalarımı yürütürken yarı zamanlı ders veriyordum üniversitede, sınıfa başörtülü kız öğrencileri aldığım için tepki almıştım bazı çevrelerden, ne gariptir ki aynı çevreler bugünlerde ne kadar dindar olduklarını göstermek için sıraya girmişler !

Halbuki kendileri de yaptıklarının sadece gerçeklik ötesi bir siyasal duruş olduğunun farkındalar, sadece itiraf edemiyorlar, yüzleşemiyorlar... Bir de yaranma duygusunu yenemiyorlar!

İki devletli çözüm diye sesini yükseltenler (samimi olanlara sözüm yok) iş pasaport konularına gelince susuyorlar...

Hükümet mi? Hangi noktada olduğu ortada, çoğu kez  nisap sağlanamayan parlamento durumu anlatıyor zaten...

Yaşadığımız Covid-19 salgınıyla mücadelede çoğunluğu  Türkiye’den gönderilen ve bir kısım da AB’den gelen aşılar olmasa durumumuz daha vahim olacaktı ! Hükümetin aşı tedarik sürecindeki rolü daha doğrusu oynamadığı rol malum!

İnsanımızın satın alma gücü gün geçtikçe geriliyor...

Kilo yerine artık gramaj üzerinden et veya kıyma alınıyor...

Buna benzer gerçeklikler bir yana atılıyor...

İletişim uzmanları algı savaşında...

Toplumsal fakirleşme döneminde,  refahı yaşar gibi sunuyorlar gerçeklik ötesi dönemde bizlere...

Her bakımdan bir gerçeklik ötesi dönemdeyiz...

Her şeyi abartılı bir şekilde yaşıyoruz, sosyal medya başında harcanan vakit, olabildiğince konuşma isteği ancak yarınlara dair plan-proje ve üretmeyi düşünmeyen bir haldeyiz...

Yaşadığımız çevreden de uzak ve yabancılaşan bir hal, görmezlikten gelinen çevre sorunları ancak bol bol hamaset... Siyasal söylemlerin toplumsal bünyede yer bulma hali veya yansıması diyelim...

Salgın bitti gibi yaşıyoruz! Gevşemekten öteye geçtik, her türlü sosyal faaliyet zirve yapıyor sosyal-fiziksel mesafe hak getire... Çok zorunluymuşuz gibi yapıyoruz bazı şeyleri sağlığı göz ardı ederek!

Tüm bu gerçek ötesi hallere rağmen, sağlıklı, mutlu ve kendimizle yüzleşmeyi başarabildiğimiz  bir hafta diliyorum...  

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları