İpe dizilen seçilmişler ve Sefa Karahasan...

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

İpe dizilen seçilmişler ve Sefa Karahasan...

Sefa Karahasan'ın, "Seçilenler İpe Dizilirse" başlıklı yazısı, reaksiyon uyandırdı.

Ben de kızdım ve yazısının altına bir blog attım…

"İpe dizilen seçilmişler" bazılarının hoşuna gitse de özünde bu ülkenin seçilmiş meclisine, ve bazılarının aksi yerlerine batan demokrasisine bir saldırıdır.

Ben öyle algıladım…

Sefa kırılmış, üzülmüş…

Üzüntülerini bana telefon açıp dile getirdi, sağolsun…

"Siz bile ayırımcılık yapıyorsunuz" diyor…

Haksızdır!

Ayrımcılığı bu memlekette başlatan taraf, biz değiliz!

Ve sonra, adamı kendi memleketinde aşağılamaya kalkan her yabancıya, yabancı olduğu hatırlatılır.

Örneğin bir Kıbrıslı olarak gidin, Giresun'da sağa sola akıllar fikirler vermeye kalkın ve ne olacağını görün…

Sadece tepki ile kurtulursanız, kendinizi gazi sayabilirsiniz…

Bu ülkede ilk çıkan değil ama bugüne ulaşan ilk gazete 1891'de yayınlanan Zaman'dır ki başyazarı, Muzaferüddin Galip Bey'dir…

İstanbullu bir jöntürk…

Zaman'ın yayıncısı ve yazarları arasındaki çekişme sonucu, oradan ayrılanların çıkardığı Kıbrıs gazetesinin başyazarı ise Kırımlı İsmail'dir…

Yâni ortada "Sen Kıbrıslı değilsin, konuşmaya hakkın yok" tavrı hiç de olmadı…

1960'lı yıllarda Bozkurt'ta uzun süre yazan Tekin Yüksel var aklımda. İstanbullu idi…

Milliyet muhabiri Ömer Sami Coşar, Metin Çatan v.b. bir hayli Kıbrıs'ta doğmamış gazeteci de Kıbrıs Türk basınında kalem oynatmıştır.

Kimse yadırgamadı…

Belki Kıbrıs ve Kıbrıs tarihini iyi öğrendiklerinden, belki de bilmedikleri konularda akıl vermeye kalkmadıklarından dolayı, kimse kendilerine "kış" demedi…

Ama son dönemde iki genç var ki, sanki de biz burada yüzelli yıl Rumlar ve İngilizlerle boğuşurken, "günlerden bir dün, Denizli'de, Giresun'da analardan bir ana bir çocuk doğursun; o çocuk Türkiye'de üniversite kazanamasın, mecburi gelip buraya öğrenci yazılsın da yüz elli yıldır bizim aklımıza gelmeyen akılları fikirleri, bize verip; bizi kurtarsınlar" diye beklemişiz gibi…

Bir tanesine bunu kendi tv programında yüzüne karşı söyledim.

Şimdi, sevgili Sefa da yabancısı olduğu bir memlekette, (Yabacısıdır, yemesin bizi! Ben Karadeniz'de yıllarca çalıştım, yerlisi olabildim mi? Giresun'a gidip, "fındık taban fiyatı çok fazladır" diye yazsam bir yerel gazetede, eleştiri almakla mı kalırım?) bilmediği, haberdar olmadığı o ülkenin geleneklerine, farkına varmadan saldırıp, yanıt alınca da üzülüyor.

Bu memlekette sendikal geleneğin, İngiliz döneminde başladığından, 2.Dünya Savaşı esnasında bu adada sendikaların hava alanı inşasında grev yaptıklarından, haberi yok!

Sendikacılara bakışı, İngiliz sömürge valisinden daha geride, bize eleştiri yapıyor…

Oysa 1943'te Türkiye'de sendika yasaktı…

Değil savaş esnasında grev…

Geleneğin kökeninde ne yattığını bilmiyor çünkü…

Bugün esip gürledikleri KTÖS'ün, vakti zamanında TMT'nin çekirdeğini oluşturmaktan gelen bir özgüvenden dolayı, hükümet falan takmadığını bilmediklerinden, Şener Elçil'e verip veriştiriyorlar.

Çünkü bilmiyorlar ki Girne Boğazı'nı elde tüfekle vuruşarak, ele geçirip, 1974'te kullanılmasını sağlayan adam, o sendikanın kurucularından biridir ve özgüveninin altında yatan da budur…

Arif Hasan Tahsin!

Onun için "Ben sizden Kıbrıslıyım" diyene "Hasss…" demekten başka lâf bulamamıştır.

Farklı tarih, farklı gelenekler yaratır…

Türkiye'de öğretmen sendikalarının üyelerinin, milli mücadelenin başını çekmek gibi bir geçmişi yok ki bu kadar saygın olabilsinler…

Kıbrıs, Türkiye değildir…

Bunu anlamamakta ısrar edip, soruyorlar: "Ne farkımız var?"

Sen hiç dünya üzerinde sahipsiz bırakılıp, yüz bin kişi, dünya imparatorluğu'nun sömürgesi olup; bu cendereden yok olmadan çıkabildin mi kardeşim?

1958 Haziran'da EOKA'yı kendi imal ettiğin çakar almazlarla yenene kadar, sana "siz bizim meselemiz değilsiniz" dendi mi hiç?

Ben ön dördümde dağa çıktım, sen muhtemelen bedelliyi bekliyorsun burada oyalanıp!

Aramızdaki fark işte bu kadarcıktır…

Onun için Giresun'da sana doğru gibi gelen, Girne'de yanlıştır…

Bunları kavradıktan sonra, yaz kardeşim…

Mesele yok!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.