Afiyet olsun…

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Afiyet olsun…

Koskoca Fatih Sultan Mehmet, hayatında hiç domates yemediydi! Biliyor musunuz? Çips ile ketçap da! O yaşarken, Amerika daha bulunmamıştı ve bu nesnelerden, daha kimsenin haberi yoktu!

Topkapı Sarayı arşivlerindeki Maliye Defterleri Allaha şükür kaybolmadığından, araştıran, padişahın damak tadının kayıtlarını görebilir.

Örneğin, Fatih Sultan Mehmet'in 12-14 Haziran 1469 günleri sabah kahvaltısında neler yemiş, biliyor musunuz?:

12 Haziran günü sabah Fatih, yumurtalı lâpa ile başlamış, mantı ve yoğurtlu erişte ile yemeği bitirmiş! 13 Haziran sabahı, imparator gene mantı, kestaneli bulgur pilavı ve muhallebi yemiş. Yalnız, muhallebi içinde yedi çift tavuğun göğüs etleri de varmış. Yani, bugün Tavuk Göğsü dediğimiz tatlı... 14 Haziran sabahı, sultanın iştahı yerinde olmalı ki o gün kahvaltıda, soğanlı mutancana, soğanlı ve sarmısaklı balık, nohutlu ve soğanlı kabuni, yoğurtlu ve pazılı burani, lalangade, ve tavuk kalyesi (sebzeli tavuk) ile karnını doyurmuş! Bugün bilmediğimiz yemeklerin ne olduğunu da özetleyeyim: Mutancana, koyun eti, kuru kayısı, kuru kara erik, bal, üzüm, ceviz, badem ve soğanla pişirilen bir yemek! Burani, pazı, pancar yaprağı, soğan, kişniş, kimyon, mezleki, kimyon ve etle pişirilen bir yemek! Kabuni de et, baharat, nohut, pirinç ve kuru kayısı ile pişirilen bir başka et yemeğidir. Lalangade, kuvvetle muhtemeldir ki lalangıdır.

Kayıtlar, bu kahvaltıların "Kuşluk Vakti" yapıldığını yazıyor! Akşamları da hafif bir çorba ve bir kâse muhallebi yer, yatarmış!


Haçlı Seferleri esnasında, bir gezginin Istanbul'un bir manastırında yediği öğle yemeğinin listesine de bakmak ister misiniz?. Liste, 12.yy'da Konstantinopolis'e gelen bir kronik yazarı olan Pero Tafur'a ait:

"Çarşamba ve Cuma'ları katı perhiz uygularlar... Azıcık ekmek ve ıstakozlar, güzel pavuryalar, güveçde böcekler, tavada kızarmış iri karidesler, istiridye ve midyeleriyle birlikte birazcık yeşillik ve mercimek, tarak ve ustura midyeleri,... kalanların yanı sıra güzel bir bakla, ballı pirinç, börülce, zeytin, havyar...küçük tatlı elma, hurmalar, kuru incir ile cevizler, Sakız'ın kuru üzümü, biraz da limon reçeli... Yemeklerini tatlı Ganetik şarabıyla sonra da, Girit şarabıyla sonra da Sisam şarabıyla tamamlarlar."

12.yy'daki bir et yemeği tarifinde, sığır etinin sosu hazırlanırken, sirke ile balın karıştrılmasının önerilmesine bakılırsa, Amerika'nın bulunup da domatesin Avrupa/Asya sofralarına girmesinden önce bu tatlı/tuzlu/ekşi karışımlarının sadece Türk ve Çin mutfağına ait olmadığı, anlaşılmaktadır.

Üçyüz yıl sonra kenti alıp, tahtına kurularak kendini de "Diyar-ı Rum Sultanı" ilân edecek olan Fatih'in tersine, Bizans'da bütün gün hafif gıdalarla geçiştirilir, akşam da ağır bir yemek yenirmiş! "Sabah sabah et mi yenir?" diye soranlara, duyurulur! Şimdi bize Türkiye'den gelen, bu sabah aç kalıp gece de tıkınıp tıknefes olma adeti, Bizans'tan kalmadır!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.