Güven artırıcı önlemler

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Güven artırıcı önlemler

Kıbrıs Sorunu bitmeli mi? Yoksa böyle olduğu gibi kalmalı mı? Ben, ilk tezi savunanlardanım! Bitmelidir… Çünkü böyle kalması, bütün Kıbrıslılar'ın da zararınadır ama öncelikle, Kıbrıs Türk tarafının zararınadır. 1963'ten beri bizim uluslar arası anlamda bir devletimiz, yok! Türkiye dahil, hiç kimsenin tanımadığı siyasi bir yapı içinde çırpınıyoruz! Teorik olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin eşit ortağı olmamız lâzım gelir ama o devletin egemenlik hakları üzerinde olumlu ya da olumsuz, hiçbir etkimiz; yok! Eşit oy hakkımız bile yok…

Öte yandan Kıbrıslı Rumlar da istedikleri kadar müreffeh yaşasınlar, gerek refahları, gerek güvenlikleri ve gerekse de ellerinde kalan toprak üzerinde onların da egemenlik hakları, pamuk ipliğine bağlı… Böyle kaygan zeminli bir durum, olamaz… Mutlaka çözülmelidir… Ama öyle, ama böyle…

Ateş kes durumunun nerdeyse kırk yıldır devam etmesine rağmen, dünyanın bunu statüko olarak kabul edememesinin altında yatan (ekonomik gerekçeleri geçtim) politik gerekçe, budur… Bir türlü bir çözüm bulunamamasının altında yatan ana neden de Kıbrıslılar'ın birbirlerine güvenmemeleridir. Bir zamanlar ortak bir toplantıda bunu söylediğimde, sonradan Rum görüşme heyetinde de yer alan bir arkadaş itiraz ederek, meselenin bir işgal sorunu olduğunu ileri sürdüydü.

Ama her ne hal ve hikmetse, ta Denktaş – Makarios Anlaşması'ndan, yani 1977'den beri, her görüşme masası kurulduğunda, Güven Artırıcı Önlemler'den bahsedilir. Sonuç alındığı da görülmemiş!

Bu güncel raundda da ayni yave gene dillendiriliyor: "Maraş'ı bize, limanı da AB'a (yani gene bize) verin, size güvenelim! Sonra görüşürüz bakalım sorunu nasıl çözebileceğiz?"

Bunun olmayacağını Mısır'daki sağır sultan da biliyor ama Nasrettin Hoca Helen olsa, "göle maya çalınıyor" diyeceğim… Çünkü diplomaside, "mütekabiliyet" diye bir şey var… Türkçe'de "Alan da kaçan mı?" diye bir de deyim var! Bir tane daha var ama şimdi yazarsam ayıp olur…

Oysa daha 1990'lardan beri ortada bir güven sorunu bulunduğunu dile getiren, sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini düşündüğü de gizli olmayan birisi olarak, güven artırıcı önlemlere ihtiyacımız olduğunu da inkâr edemem.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, "mayınları temizleyelim" demiş, bu babda… İyi bir öneri ama toplumların hayatını doğrudan etkileyemeyeceği için, zayıf kaldı bana kalırsa. Haddim olmayarak, ben her iki lidere de hayatı doğrudan etkileyecek iki adet Güven Artırıcı Önlem önermek isterim:

Öncelikle, Lefkoşa'yı askersizleştirelim… Herkes, askerini Lefkoşa dışına çeksin… Etniki Furra da bizim TBK ve GKK da… İşte size artacak güven için bir önlem…

İkinci ve asıl önerim ise şu:

Gelin her iki tarafın öğretmen sendikaları, ortak bir eğitim şûrası toplayalım! Her iki tarafın ders kitaplarındaki öteki tarafı rahatsız eden ögeleri karşılıklı olarak düzenleyelim! Bizim taraf bunu zaten çoktan yaptı! Bütün Kıbrıs'a şamil kılalım…

Güven artarsa böyle artar… Kimse softa şaşırtmalarından medet ummasın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.