İŞİD bitmedi

loading
2 Haziran, Salı
£

8.46

7.54

$

6.73

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

İŞİD bitmedi

Selefîyye ya da Selefîlik, temelleri İbn-i Teymiye tarafından atılmış olan sünni İslâm tarikatlarından birisidir. Selef halefin tersidir ve tarihsel olarak önde olanlar anlamına gelir. Selefîyye, dinde selef kabul edilen kişilere hiçbir değişiklik yapmadan tâbi olmayı esas alır. Genellikle Hanbelî mezhebine bağlı olanlar inançta Selefîdirler. Ancak Selefîler fıkıhta mezheb taklidini benimsemedikleri için kendilerini bir mezhebe bağlı saymazlar. Çünkü kendileri asıl islân olup, geriye kalanlar bid'at içindedirler… İbn-i Teymiye'yi Şeyhülislam olarak görürler ve dini belli bir konuda ihtilâf varsa genel görüşe yani icma'ya uyarlar. Bugün Selefilerin en yoğun olduğu bölge Suudi Arabistan'dır.

Günümüzde çok duyulan El Kaide, Taliban ve İŞİD gibi hareketler, bugün ortaya çıkmış değillerdir. Dün güncel Selefilik olan Vahhabilik'ten basettik. Bugün de biraz tarihinden bahsedelim…

Muhammed Abdülvahhab, 1713 senesinde, Basra'da tanıştığı İngiliz casusu Hempher'den çok etkilenmiştir. İngiliz görevli, Abdülvehhab ve oğlunun dün anlattığımız inançlar doğrultusunda bir devrim yapmak arzusunda olduğunu anladı. Onunla uzun zaman arkadaşlık yaptı. İngiliz Sömürgeler Bakanlığından aldığı görüşleri onlara telkin etti. Muhammed bin Abdülvahhab oğlunun bu telkinlerden zevk aldığını görünce, yeni bir din kurmasını teklif etti. Bu yeni dinin esaslarını ona bildirdi. Casus da, Muhammed bin Abdülvahhab'da ve oğlu da aradıklarına kavuşmuş oldular. Önce orta Arabistan'da, Suud Kabilesi'nin yardımı ile bir bölgeyi ele geçirdiler. Daha sonra, bütün Arabistan'a egemen olmaya kalktılar…

Vahhabilik hareketinin Osmanlılar için önemli bir sorun durumuna gelmesi üzerine II. Mahmut, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'yı sorunu çözmekle görevlendirdi. Mehmet Ali Paşa, oğlu Tosun komutasındaki orduyla Mekke, Medine ve Taif'i Vahhabilerin elinden kurtardı (1812- 13). Daha sonra bizzat Emir Abdülaziz'in üzerine yürüdü. Emir Abdülaziz'in ölümü (1814) üzerine Vahhabiler ağır bir yenilgiye uğradı. Nihayet Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa, Abdülaziz'in yerine geçen oğlu Abdullah ve çocuklarını esir ederek İstanbul'a gönderdi. Bunların İstanbul'da asılarak öldürülmeleri (17.12.1819) ile Vehhabilik hareketinin ilk dönemi kapandı.

Savaş sırasında kaçarak kurtulmayı başaran Suud hanedanından Türki bin Abdullah, Necd bölgesinde yeniden faaliyete girişerek 1821'den 1891'e kadar sürecek ikinci Vahhabi devletini kurmayı başardı. Daha sonraları bir takım çekişmeler olmuşsa da Suud hanedanından Abdülaziz bin Suud, Vahhabi devletini yeniden kurdu (1901). Hindistan İngiliz yönetiminin de desteğini sağlayan Abdülaziz bin Suud 26 Aralık 1916 tarihli anlaşma ile İngilizlerce Necd, Hasa, Katif, Cubeyl ve kendisine bağlı diğer bölgelerin hükümdar olarak tanındı. Bu anlaşmaya göre Abdülaziz, bu yerleri kendisinden sonra miras yoluyla çocuklarına bırakacak ve kendisinin seçtiği veliaht da İngilizlere bağlı kalacaktı. Osmanlıların yenik düşmesiyle sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı'nın arkasından Vahhabiler Hail, Taif, Mekke, Medine ve Cidde'yi de ele geçirdiler (1921-1926). Abdülaziz bin Suud, Necd ve Hicaz Kralı olarak kabul edildi (1926). 20 Mayis 1927 tarihinde İngiltere ile yapılan Cidde anlaşmasının arkasından da tam bağımsızlığını ilan etti. Böylece Abdülaziz bin Suud, Suudi Arabistan Kralı olarak tüm Hicaz'ı egemenliği altına altı. Bu devlet, Suudi Arabistan Krallığı adıyla varlığını sürdürmektedir. (Wikipedia'dan)

Günümüzde "radikal islâm" diye, popüler olan akımın geçmişi, budur… Mezhep olarak Hanbeli, tarikat olarak önce Selefi, sonra da Vahhabi'dir… Ve sonradan olma değil, başından beri böyledir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.