Biri birine demokrasi hediye eder mi?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Biri birine demokrasi hediye eder mi?

Geçen günlerde sosyal medyadaki bir arkadaş, "Demokrasi sokaklarda dayak yiyerek gelir! Kimse kimseye, gökten gelen bir tepside yönetime katılma hakkı vermez!" dediydi… Pek çok şey gibi, güme gitti… Herkes, kimi hazzetmezse, ona sövmeye devam etti… Zaten bu bile, "ol babda" gidilecek çok yol olduğunu kanıtlıyor…

Bugün överek özendiğimiz İngiliz Demokrasisi'nin başladığı nokta, neresidir? Elbette, Magna Carta… 15 Ocak 1215'te, Canterbury Piskoposu tarafından yazılıp, yayınlanmış! Bizde henüz, Osmanlı Devleti yok! Anadolu Selçukluları'nın başında, I. İzettin Keykâvus var! Adamlar, demokrasi aramaya kalkmış! Krala karşı, kilise, feodal beyler ve baronların haklarını belirliyor, vergileri sınırlandırıyor… Laik falan da değil… O esnada, krallık ile ona karşı isyan etmiş baronlar ve halk arasında bir ara nokta arıyor. İç savaşı yatıştıracak… Taraflar buna uymuş da değil! İç savaş, ertesi yıl yeniden patlak veriyor…

Arada, 8. Henry'nin kiliseyi de değiştiren ve erki sarayda toplamak için, ruhaniyet ile iktidar arasındaki ilişkileri kıran devri iktidarı var… O esnada biz, Muhteşem Süleyman ile Viyana kapılarındayız… Hakim-i mutlak kimin olduğu belli… İktidar kavgası yapabilen toplumsal sınıflar da yok ki arayı bulmaya, birileri sıvanabilsin da yol demokrasiye çıksın…

1642'de, İngiltere'de iktidarın sarayın mı, parlamentonun mu olacağı konusundaki tartışmalar sonunda bir isyanın çıkmasına neden olur! Londra'da I. Charles egemendir, isyan eden halkın başında ise Oliver Cromwell bulunmaktadır. Bizde? Deli İbrahim'in devri iktidarıdır ki, havuzdaki balıklara inci atarak beslediğini söyler, istemezler! Ama demokrasi talep eden, devletin ordusunu yenecek bir gücün de henüz ortada olmadığı, kesin! Savaşı Cromwell kazanır ve hem İngiltere'nin Protector (Koruyucu) Lord'u olur; hem de iktidara gelir.

Bitti mi? Birkaç yıl içinde, saray yenilerek zorla halka ve aristokratlara devrettiği hakları, geri almaya kalkar! 1646'da, ikinci bir iç savaş çıkar! Gene bir yanda Taç; öte yanda halkın başındaki Cromwell… Tabii halk deyince siz bundan aristokratları, feodal beyleri, kiliseyi de anlayınız ama sokakta elde silahla savaşan, "sıradan avam"! Parlamentocu güçler, bu savaşı da kazanırlar! "Yaniya", İngiltere'de parlamento, kralı yenerek demokrasiyi kurdu… Askerleri de düzenli ordu değil; sıradan halk!

Bize Deli İbrahim, havuza cariyeleri de doldurup inci atmaya başlamış bu arada! İstemezler, öyle diyorlar… Halkın da umuru değil! Neden? Lise kitaplarımızda alel acaip şeyler anlatılıyor ama hiç kimse Küçük Kaynarca Anlaşması'na kadar(Temmuz 1774), Osmanlı'nın o günün dünyasının en güçlü devleti olduğunu söylemez! Osmanlı insanı, onun için kendi düzenine "Nizam-ı Âlem" diyordu… "Kâinatın düzeni…" Ve üstelik, Allah'ın emri… Başka bir düzene ihtiyacı yok ki henüz…

1689'da halkın seçtiği İngiliz Parlamentosu, The Bill of Rights'ı yayınlar… Kraliyet'in yetkilerinin sınırlandırılması, konuşma özgürlüğü, düzenli serbest seçimler ve cezalandırılmadan krala dilekçe ile başvurma hakkı gibi hakların deklerasyonu olan bu Haklar Bildirgesi, yüz yıl sonra ABD anayasasının da giriş maddelerini oluşturacak, o da Fransız İhtilâli'ni tetikleyecektir. Bizde IV. Mehmet saltanatı hüküm sürmektedir o sıralar… Avcı Mehmet… Ordu ile ava gidermiş, itiraz edeni de yok, derler… Nizam-ı Âlem'i anlatmazlar ama…

Bugün özendiğimiz o demokrasi 400 yılda, hemen her defasında sıradan halkın da sokağa çıkıp bizzat dövüştüğü çeşitli aşamalardan geçilerek kurumsallaşıp, bugüne geldi…

Burada iki noktaya dikkat çekmek isterim: Birincisi, dünya tarihinde sıradan halka demokrasi hediye eden bir elit yoktur. Ve ikincisi, 1215'lerin İngiliz'i, herhalde Oxford'da okumuyordu… Din ile ilişkisi ise herhalde 21.yy Anadolu'sundan zayıf değildi… Sakın kimse dini suçlamaya da kalkmasın çünkü, Osmanlı'nın hristiyan vilâyetlerinde, Romanya'da, Bulgaristan'da, Yunanistan'da, Sırbistan'da, Hırvatistan'da da demokrasi kültürü, batı Avrupa'ya değil; bize benzer… İşin sırrını başka bir yerde aramak lâzım… Anlatmaya çalıştığımız da zaten bu…

Kıt'a Avrupası'nı da yazarız ama, yer bitti, başka bir yazıya…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.