Nerden biliyorum?

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Nerden biliyorum?

GEÇMİŞTE DİPKARPAZ'DA BİR MİKTAR TÜRK RUMLAŞTIRILMADI…

Geçen hafta bu sütünda yukarıdaki alt başlıkla yayınladığım bir yazıya, iddianın sahibini hadi anladım, hiç tanımadığım ama yazıp çizdiğinden, bir üniversitemizde tarih dersi falan da verdiğini anladığım, ikisi de Kıbrıslı olmayan iki "akademisyen", fena halde içerledi! Biri terbiyesini bozmadan, "belge buldum yayınlayacam" dedi, öteki ise küplere binerek, orta mekteplere kitap yazmamı önerdi! Bir belgeyi doğru yorumlamak için, her şeyden önce o belgenin yazıldığı çağın genel ve lokal tarihini de çok iyi bilmeniz gerekir. Braudel, "tarihçi bir okyanusu içer, bir fincan işer" der… Belgeyi "yorumlama"dan önce, o alanla ilgili yazılmış klâsiklerin tümünü okumanız gerekir.

Gerçekten de geçmişte, Dipkarpaz'da "bir miktar Türk, Rumlaştırılmadı"! Nerden mi biliyorum? Hem Kıbrıs, hem de özel olarak Dipkarpaz'ın tarihini biliyorum da ondan. Orada hiç Türk olmadı ki, Rumlaştırılsın…

Efsane, antik çağda Dipkarpaz'ın Kıbrıs Kıralı Pigmalion tarafından kurulduğunu söyler. Oradaki Zeus Tapınağı ünlüydü. Roma döneminde Dipkarpaz, antik tapınakların bulunduğu dinsel bir merkezdi. Hristiyanlık gelince, tapınaklar, kilise ve şapellere dönüştürüldü ama köy, gene de bir dinsel merkezdi. Neydi biliyor musunuz? Mağusa Piskoposluğu'nun, merkezi! Lâtin döneminde, Dipkarpaz köyü, halâ, Mağusa Piskoposu'nun ikâmetgâhı da dahil, merkezi idi! Bilindiği gibi Latin döneminde yönetenler Katolik, ama halk Ortodoks idiler. Osmanlı, adaya geldi, Latinleri kovdu çünkü o çağda en önemli rakibi Habsburg hanedanı, Katolikliğin koruyucusuydu! Katolik, düşman demekti… Oysa Ortodoks demek, kendi "milletleri"nden biri demekti. Fatih'in fermanıyla, merkezi de "Asitane" Fener'de… Osmanlı Latinleri kovdu, onlardan boşalan yerlere Türkmen getirip iskân etti; ama Ortodoks'ların Katolikler önünde kaybettikleri bütün hakları, geri verdi. Malları mülkleri gibi, kiliselerini de iade etti. Onun için 1582'de adaya gelen Rahip Dandini, Vatikan'a yazdığı raporda, "bunlar Latin takkesine, Türk kavuğunu tercih ediyorlar" demişti. Dipkarpaz da yeniden Mağusa Ortodoks Piskoposluğu'nun emrine verildi. Köyde 11 tane antik kilise var… Çoğu Hristiyan vakıf toprağı! Ahkâm-ül Evkaf'a göre, üzerine bir Müslüman vakfı kurmak mümkün değil!

Oraya Türkmen iskân edilmesi zaten Osmanlı iskân politikasına karşıydı. Öte yandan adayı 18.yy'da ziyaret eden bir gezgin, der ki: "Adanın gerçek prensi, başpiskopos'tur!" Zaten başpiskopos, Osmanlı'dan "etnarh" (milletin başı) ünvanını da almıştır. Osmanlı "millet sistemi", her "millet"in kendini yönetmesini emreder. Vergi'yi bile, başpiskoposluğun toplayıp muhassıla verdiği, bilinen bir gerçek! Piskoposluk'ta, Müslüman devlet memuru bulunması ise hiç mümkün değildir. Cikko'da, Maşera'da, İstavroz Dağı'nda, Türk var mıydı ki Dipkarpaz'da da olabilsin? Kilise toprağında, piskopos'un evinde, Türk'ün ne işi var? Bundan emin miyim? Evet… H.1282 Şevval ayı başında, (15 Şubat 1856'ya denk gelir) Abdülaziz diye birinin, Kıbrıs Başpiskoposu'na yazdığı fermandan. Yazar, Osmanlı padişahı! "Ben bile karışsam, kilise malları üzerinde vereceğim emir, geçersizdir" diyor! (Prof. A.Atun, Mağusa Yazıları s.278)

Genel tarihini bilmediğiniz ülke hakkında, politik art niyetle tez yazamazsınız… 21.yy kavramları ile 16.yy'ı da yorumlayamazsınız.

Bilginin kaynağını da yazalım: Rupper Gunnis: Hystoric Cyprus, Rüstem yay. Lefkoşa 1973, Cobham: Exeptra Cypria Londra 1902 .

Demek ki, tarih yazımında, "ninemden duydum", "bir Rum bizim emmioğluna söylemiş", "e mutlaka gitmiştir canım, gitmemiş olabilemez" gibi iddialara yer olmadığı gibi, "belge buldum" demenin de anlamı yoktur.

"Sosyoloji bilmeden tarih yazılamaz" tabii! Ama bizzat tarihi bilmeden yazmak da işte böyle Ayios Paraskevi'yi bile Türk ilân etmeye varabilir…

Demek manastırın papazlarını Rumlaştırdılar ha?! İlahi…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.