Gülelim Mi, Ağlayalım Mı?

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.45

7.56

$

6.74

TOROS

Rauf R. DENKTAŞ
rdenktas@kibrispostasi.com
Rauf R. DENKTAŞ
A- A A+

Gülelim Mi, Ağlayalım Mı?

"Kıbrıs Barış Platformu" Annan Planının birinci nüshasından itibaren "ya imza, ya istifa" diyen ve Referandumda evet oyu için canla başla çalışmış olan "Kıbrıs Kıbrıslılarındır" görüşünde "barışçı" kişilerden oluşmaktadır. "Türkiye karışmasa Rum kardeşlerle bal gibi bir anlaşma yapılabilir" düşüncesindedirler. KKTC'ye, egemenliğimize inanmıyorlar. Kısacası 1974 Barış Harekâtı ile adaya barışın geldiğine, Rumlar gibi, inanmıyorlar. Tek halk içinde Kıbrıslılar olarak yaşayabileceğimize inanıyorlar yeter ki "eşitliğimiz kabul edilsin".

Uniter bir devlette, adına "iki toplumlu federasyon" dense de, eşitliğin "yasalar altında eşitlik" olduğunu ve Hristofyas'ın da bundan başka bir şey öngörmediğini sanki bilmiyorlar. İşte bu "Kıbrıs Barış Platformu" iki tarafa seslenerek "ayrılıkları açıkça ortaya koyunuz" çağrısında bulunuyor. Sanki Hristofyas'ın Kırmızı Çizgisini görmemiş ve okumamış gibi davranıyorlar. Sanki Akritas Planında "esas hedef Enosis'tir ancak bu hedefe safha safha varılacaktır. Son safhaya gelmeden hedefin ENOSİS OLDUĞU AÇIKLANMAYACAKTIR" milli stratejilerini bilmiyorlar! Sanki Makarios'tan başlayarak tüm Rum liderlerin Milli Konseyde oy birliği ile alınan kararlara bağlı olduklarını ve bu kararlar arasında "ENOSİS, ÜNİTER DEVLET, GARANTİLERE HAYIR, ASKERSİZLEŞTİRME, YERLEŞİKLER YERLERİNE, RUM GÖÇMENLER EVLERİNE, TÜRKİYE İLE KIBRIS TÜRKLERİ ARASINDAKİ BAĞLAR KOPARILMALIDIR, DAVA KIBRIS HELENİZMİNİN MİLLİ DAVASIDIR" gibi ilkelerin var olduğunu da hiç duymamışlar!

Yetkili makamlar da "eşitlik" istediğimizi sık sık dile getirmektedirler. Halbuki istenen "eşit egemenliktir", egemenlikte eşitliktir. Bizi 1960 Ortaklığından dışlamalarının nedeni egemenlikteki ve bağımsızlıktaki eşitliğimizdi. Bunu hazmedemediler. Bugün halâ ayni görüştedirler. Hristofyas'ın Başaran'a verdiği beyanatı bir daha okuyunuz. Rum'un bilinen siyaseti ışığında değerlendiriniz. Göreceksiniz ki Akritas planında neleri öngörmüşlerse, bu gün de ayni hedefe doğru ilerlemektedirler. Kıbrıs Türklerinin "eşit egemenliği" ve Türkiye'nin Garantisi milli hedeflerine ulaşmalarını engellemektedir. Başlatılmak istenilen görüşmelerde bu iki engelden kurtulmak esas hedefleridir. KKTC "eşit egemenliğimizi " simgelemektedir. KKTC "Rum ne ise biz de oyuz" demenin Türkçesidir. Sahte bir "Kıbrıs meşru hükümeti" unvanının arkasına saklanarak, yok ettikleri ortaklık Cumhuriyeti varmış gibi davranarak yürütülen Rum siyasetinin bu çirkin yüzünü halâ göremiyorsak, başımıza geleceklere müstahakız demektir.

Rum liderliği 1960 Ortaklık Cumhuriyetine tek başına sahip çıkmak için bize saldırmıştır. Yarısına sahip olabilmiştir. Güneydeki idarenin "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak tanınması uluslararası sapıklığın göstergesidir; uluslararası arenada hak ve hukukun "ben yaptım, oldu" şeklinde tezahürüdür. Buna boyun eğenler kaybeder, bunu kabul etmeyenler ve kan ve can pahasına sahip çıktıklarına sarılıp diklenenler kazanır. Kıbrıs meselesinin kalıcı şekilde halledilebilmesi için KKTC'nin tanınmasından başka çare olmadığını görenlerin çoğalması nedeniyle Rum tarafı masa başı etmiştir ve bizi masaya kendi çizgisinin de altında oturtmuştur. Biz hala "iki toplumlu federasyondan" ve "eşitlikten" dem vurarak "Rum ne ise biz de o olacağız" gibi fantazilerle kendimizi avutuyor ve Hristofyas'ın barışçılığını övmekle ondan medet umuyoruz. Neticede ağlayacak mıyız, yoksa gülecek miyiz sorusunu sormaya devam edelim. Gerçeklere göz yumarak, geçmişi unutarak "barışçı görünmek" hevesi ile yabancıların söylediklerine bakarak halkımıza masallar söyleyenlerin hallerine gülelim mi, ağlayalım mı?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.