DOĞA ve ÇEVRE
okuma süresi: 5 dak.

Yasemin Çobanoğlu: İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur

Yasemin Çobanoğlu: İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur

TDP Çevre ve İklim Krizi Politikaları Sekreteri Yasemin Çobanoğlu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.

Yayın Tarihi: 05/06/26 08:00
okuma süresi: 5 dak.
Yasemin Çobanoğlu: İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Çevre ve İklim Krizi Politikaları Sekreteri Yasemin Çobanoğlu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün sorunu olduğunu belirterek, çevre politikalarının ertelenemez bir noktaya geldiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında düzenlenen Stockholm Konferansı sonrasında 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olarak ilan edildiğini anımsatan Çobanoğlu, bu yılın temasının iklim değişikliği olduğunu kaydetti.

Dünyanın yükselen deniz seviyeleri, şiddetli orman yangınları, sıcak hava dalgaları ve eriyen buzullarla insanlığa açık uyarılar verdiğini ifade eden Çobanoğlu, uzmanların uzun yıllardır kritik eşik olarak işaret ettiği 1,5 derece sıcaklık artışının aşılmaya başlandığına dikkat çekti.

Kuzey Kıbrıs’ın da iklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha yoğun yaşadığını belirten Çobanoğlu, son yıllarda artan sıcak hava dalgaları, ani sel baskınları, kuraklık, orman yangınları, aşırı toz taşınımı, hortumlar, su kıtlığı ve enerji altyapısında yaşanan yetersizliklerin iklim krizinin somut sonuçları olduğunu söyledi.

İklim değişikliğinin inkar edilemeyecek bir gerçek olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliğinin çok daha ağır sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Çobanoğlu, iklim kriziyle mücadelede atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

* Karbon emisyonlarının azaltılması,

* Enerji güvenliğinin artırılması,

* Sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı destekleyen politikaların hayata geçirilmesi,

* Su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimi,

* Entegre atık yönetim sisteminin oluşturulması ve uygulanması,

* Doğal yaşam alanlarının ve Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin etkin şekilde korunması ve denetlenmesi,

* Çevre mevzuatının geliştirilmesi ve etkin uygulanması,

* Hava kalitesinin iyileştirilmesi,

* Kimyasallar ve genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımının etkin şekilde yönetilmesi,

* Endüstriyel kirliliğin kontrol altına alınması,

* Çevre bilgi yönetim sistemlerinin oluşturulması,

* İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kurumsal yapının güçlendirilmesi.

Kuzey Kıbrıs’ın güneş enerjisi potansiyelinin önemli bir avantaj olduğuna dikkat çeken Çobanoğlu, enerji politikalarının fosil yakıt bağımlılığını artıracak şekilde değil, yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik edecek biçimde planlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye’den bağlanması planlanan enterkonnekte sisteme rağmen yeni enerji politikalarının enerji verimliliği temelinde şekillendirilmesi gerektiğini belirten Çobanoğlu, güneş ve rüzgâr enerjisinin teşvik edilmesinin önemine vurgu yaptı.

Şehirlerin iklim değişikliğine daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini de ifade eden Çobanoğlu, yeni drenaj sistemleri, yeşil alan planlamaları ve iklime dayanıklı bina ve kent tasarımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Ülkesel Fiziki Plan çerçevesinde hazırlanacak imar planlarının stratejik çevresel değerlendirme süreçleriyle tamamlanmasının önemine işaret eden Çobanoğlu, çevresel risklerin azaltılması ve doğal alanların korunmasının ancak bilimsel planlama ile mümkün olacağını belirtti.

Çevrenin korunması ile ekonomik ve sosyal kalkınmanın birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Çobanoğlu, ada ülkesi olmanın getirdiği sorumluluklara dikkat çekerek doğal ve kültürel mirasın korunmasının sürdürülebilir kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Çobanoğlu, çevre ve halk sağlığının etkin şekilde korunabilmesi için tüm kurumların ortak sorumluluk üstlendiği güçlü bir yönetim modeline ihtiyaç bulunduğunu belirterek, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmasının önemine vurgu yaptı.

Dünya Çevre Günü’nün yalnızca farkındalık yaratılan bir gün olmadığını kaydeden Çobanoğlu, iklim krizine karşı somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, “İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.