Londra'da yaşayan Veysi Hacet: "Buradakiler oraya gitmek isterken, oradakiler niye buraya gelsin?"
Hükümetimiz, Londra'daki vatandaşlarımızı Kuzey Kıbrıs'a, vatanlarına döndürmek, kazandırmak için bir girişim başlattı... Bu konuyu, Londra'da yaşam süren Veysi Hacet le konuştuk...
Hamitköylü Hasibe ve Ahmet Hacet'in oğulları, 1954 Hamitköy doğumlu Veysi Hacet, "kimse dönmez, buradan insanlar oraya gitmeye çalışırken, buradaki gençler oraya gitmek isterken, oradakiler niye dönsün ki?" yorumunu yaptı...
Veysi Hacet, 1974'te mücahitlikten, terhis oldu; savaş çıkınca askere geri çağrıldı...
1954 doğumlular, Kıbrıs'ta mükellef askerliğe alınan ilk yaş grubuydu...
Neyse, Hamitköy Değirmenlik arasındaki bölgede, Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte savaşta yer aldı... O bölgede en kanlı çarpışmaları yaşadı... Hamitköy'den Değirmenlik'e taarruz eden birliğe öncülük edenlerdendi...
SAVAŞIN ARDINDAN BİR KAÇ YIL ELEKTRİK KURUMU'NDA ÇALIŞTI...
Küçük Kaymaklı kökenli eşi Zehra hanım ile evlendi... 20 Nisan 1978'de Londra'ya yerleşti...
Kıbrıs Postası olarak, bu hafta Veysi Hacet ile Kıbrıs'a kesin dönüşü veya Londralıların yatırım yapma meselesi dahil, gündemdeki konuları konuştuk...
Hacet'e göre kimse İngiltere'deki "sistemi" bırakıp, KKTC'deki "sistemsizlikte" yaşamayı tercih etmez... Ne yaşlısı ne genci, kimse geri dönmez...
Hacet, "KKTC'ye kesin dönüş yapacak çok az insan vardır. Bizim gibi insanlar, açık ve net konuşalım... 65 yaş üzeri insanlar haftada en az bir kez doktorla uğraşırız... Mahalle doktorumuza gideriz... Burada var mı öyle bir sistem? Aldığım emeklilik burada doktorlara gidecek... Emeklilik doktora yetişmez burada. Kimse gelmez" dedi.
Veysi Hacet, ""Çocuklarınız döner mi? Gençler gelir mi?" sorusuna, "Onlar hiç dönmez. Dönüp de ne yapsınlar ki burada? Buradaki gençler kaçmaya çabalarken onlar niye gelsin ki?.. Oradaki gençler kesinlikle gelmez... Buradan İngiltere'ye eğitime gidenler, üniversiteyi bitirip geri mi geliyor ki onlar gelsin? Gelmez. Kimse gelmez buraya" diye yanıt verdi...
Hacet, Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın batırılmasını eleştirirken, askerlik sorununu çözülememesine de değindi ve 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs'la ilgili "başaramadık, başaramadık" değerlendirmesini yaptı...
Hacet, KKTC'de en çok trafikten rahatsız olduklarını da eklerken, "... Trafikte kanun yok, düzen yok, hiç bir şey yok... Şoförlerin birbirine saygısı sıfır... Adam gözünün içine bakar, üstüne sürer... Trafik burada korkunçtur" dedi.
ORADA, İNSAN MUTLULUĞUNU HEDEF ALAN BİR SİSTEM VAR
Soru: İngiltere'ye neden gittiniz?
Cevap: Hanımım orada yaşıyordu... Evlendim gittim... İki çocuğum, üç torunum var...
Soru: Ne iş yapıyorsunuz?
Cevap: İnşaat işiyle uğraşıyorum...
Soru: Oradaki sosyal güvenlik, sağlık gibi sistemler insandan yanadır... Çok memnunsunuz diyebilir miyiz?
Cevap: Yani memnun olmak lazım, sistem tamamen insanın mutluluğu içindir... 60 yaşına gelir gelmez bana "busspass" verdiler... İstediğim trene veya otobüse binebilirim... Gezerim. Bedava... İlaçlarım, haplarım bedava... Tansiyonum, şekerim var... Kullandığım ilaçları KKTC'de satın almaya kalksam yarı maaşım gider...
'AUUV' DEDİM Mİ 10 DAKİKA İÇİNDE AMBULANS KAPIMDADIR
Soru: KKTC Hükümeti bir proje falan hazırlamış... İngiltere'deki vatandaşlarımızı buraya getirecek diyorlar... Nedir durum? Mesela siz emekli olmak üzeresiniz, geri döner misiniz? Burada yaşar mısınız?
Cevap:10 ay sonra emekli olurum... Ama 60 yaşımdan beri otobüs tren bedavadır, ilaçlarım söylediğim gibi bedavadır, 'auuv' dedim mi 10 dakika içinde ambulans kapımdadır... Belediye hizmetleri inanılmaz kalitelidir... Örneğin bir gün çöpümüzü almayı unuttular... Hanımım telefon açtı, iki saat içinde gelip aldılar, özür dilediler... Benzeri çok örnek vardır...
EMEKLİLİK DOKTORA YETİŞMEZ BURADA. KİMSE GELMEZ
Soru: Bakanımız geldi, oralarda sizlerle konuştu... Kesin dönüş yapacak insan var mı? Tekrar aynı soruya dönelim...
Cevap: KKTC'ye kesin dönüş yapacak çok az insan vardır. Bizim gibi insanlar, açık ve net konuşalım... 65 yaş üzeri insanlar haftada en az bir kez doktorla uğraşırız... Mahalle doktorumuza gideriz... Burada var mı öyle bir sistem? Aldığım emeklilik burada doktorlara gidecek... Emeklilik doktora yetişmez burada. Kimse gelmez... Belki çok zengin biri vardır ve gelecektir ama sanmam. Onlar da gelmez çünkü burada sistem, düzen bozuktur... Hatta sistem yoktur... Burada dayın, amcan varsa işin olur... Dayın amcan yoksa hiç bir şey olmaz... Bu kadar basit...
ÇOCUKLARIMIZ HİÇ DÖNMEZ
Soru: Çocuklarınız döner mi? Genler gelir mi?
Cevap: Onlar hiç dönmez. Dönüp de ne yapsınlar ki burada? Buradaki gençler kaçmaya çabalarken onlar niye gelsin ki?
İNGİLTERE'YE EĞİTİME GİDENLER, ÜNİVERSİTEYİ
bitirip geri mi geliyor ki onlar gelsin?
Soru: Mesela diyelim ki yarım inşaatlar var atıl durumda... Onlardan verseler gençlere, 'gelin evi bitirin' deseler... Bazı fırsatlar yaratılsa diyorum... yine gelmezler mi?
Cevap: Hiç faydası olmaz. Kimse gelmez... Oradaki gençler kesinlikle gelmez... Buradan İngiltere'ye eğitime gidenler, üniversiteyi bitirip geri mi geliyor ki onlar gelsin? Gelmez. Kimse gelmez buraya...
HİÇ BİR ŞEY YOKTUR BURADA... DÜZEN YOKTUR
Soru: Buradan oraya göçün veya oradan insanları buraya getirememenin sorumlusu hükümetler mi? Yönetenler mi?
Cevap: Herhalde öyledir... Hiç bir şey yoktur burada... Düzen yoktur... Ben devamlı gelirim... Ava bile gelirim her sene... Aşkım başka türlüdür... Bizim anılarımız vardır... Savaşı yaşadık, ki o geçti artık... Konuşmak istemem... Ama burada düzen kalmadı... Gerçekten çok sevmeme, devamlı geliyor olmama rağmen, ben bile soğuyorum... Düzen yok... İnsanlar için hiç bir şey yapamadılar burada...
BENİ EN ÇOK RAHATSIZ EDEN TRAFİKTİR!
Soru:En çok rahatsız eden nedir sizi?
Cevap: Trafik... Trafikte kanun yok, düzen yok, hiç bir şey yok... Şoförlerin birbirine saygısı sıfır... Adam gözünün içine bakar, üstüne sürer... Trafik burada korkunçtur...
ÖLDÜĞÜMDE ÇOCUKLARIM BURADAKİ YATIRIMLARI SATAR
Soru: Yine de yatırım yaptınız, eviniz, yazlığınız var...
Cevap: Benim memleketimdir... Çok severim, yatırım, bir şeycikler yaptım, yapmaya çalıştım... Ama ben yarın öldüğümde çocuklarım, torunlarım bunları satıp, orada bir şeyler yapacaklar...
Soru: Bir oğlunuz, bir kızınız var... Gelmez mi onlar? Burada yaşamaz mı? Konuşur musunuz bu gibi meseleleri... Gidelim orada yaşayalım babacığım falan...
Cevap: Oğlum herhalde hiç gelmez... O'nun hanımı İngiliz'dir... Genç İngiliz bir vatandaş, gelmez... Yaşlı İngiliz çok var burada... Ama onların durumu çok farklı... Bizim gençler asla gelmez...
30 YIL SONRA İNGİLTERE'DE KIBRISLI TÜRK KALMAZ
Soru: İngiltere'de Kıbrıslı Türk neslini kaybetme riskimiz var mıdır? Gençler asla sizin gibi olmayacak diyebilir miyiz?
Cevap: 30 sene sonra kaybederiz... En fazla 30 sene... 30 sene sonra kalmayacak... Bizim nesil göç ettikten sonra, evladımın, evladı hiç gelmeyecek... Bizden önce gidenlerin örneğin 50'lerde İngiltere'ye göç edenlerimizin çocukları, torunları zaten bitti... Onlar Kıbrıs'ı hiç bilmez... 1950'lerde gidip, hiç Kıbrıs'a gelmeyenler var... Onların çocuklarını, torunlarını, torun çocuklarını düşünün... Bitti...
HERKES ÇOCUKLARINI TÜRK OKULLARINA GÖTÜREMEZ Kİ!
Soru: Türk okulları açılır... Bir faydası var mı bu süreci yavaşlatmak için...
Cevap: Çalışan aileler çocuklarını götüremez... Kolay değil... Hafta sonları hizmet veren Türk okullarına giden çok çocuk vardır ama oran düşüktür... Gidenlerin oranı yüksek değildir...
UÇAK FİYATINA UÇAK BİLETİ!
Soru: Türk Lirası, İngiliz Sterlini karşısında son zamanlarda ciddi değer kaybetti... Bu durum, tatilcilerin sayısını artırmaya yaradı mı mesela?
Cevap: Uçak bilet fiyatları çok pahalı... Uçak fiyatına uçak bileti fiyatı ödüyoruz... Ve gerçekten pahalı... Ben Şubat'ta Temmuz sonu gelmek için yer ayırttım... 430 Sterlin bir bilet... Bakın, erken aldım, ucuz olsun diye... Güney üzerinde gelseydim, 230 Sterlin olurdu... Güney'den gelsem çok ucuzdu... Bizde biraz milliyetçilik var, kendi memleketimizden gelelim isteriz...
BAŞARAMADIK... BAŞARAMADIK... ASKERLİK SORUNUNU BİLE ÇÖZEMEDİLER
Soru: Siz 1974'ü yaşadınız... Ölümlere tanıksınız... Üzüyor mu sizi ülkenin şu andaki hali?
Cevap: Ne bileyim... Çok üzülüyorum... Başaramadık... Başaramadık... Biz uçak şirketimizi (Kıbrıs Türk Hava Yolları) yaşatmayı bile başaramadık. Onu bile batırdık... Öyle bir eziyet çekeriz ki şu anda... İstanbul'da iniyoruz, iki kez yoklanıyoruz, uçuş kapısı bulmak için tel tavuk gibi koşuyoruz, perişan oluyoruz... Eziyet çekiyoruz... Sanki bizi, ısrarla ve inatla Güney'den gitmeye zorluyorlar... Bunu bile başaramadık... Üzülmemek elde mi? Bu halk Rum tarafını tercih ederse haksız mı? Askerlik sorununu bile çözemediler...
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.