Bağış: Talatsız çözüm zor
<P>Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, Sovyetler Birliği'nin 1944 yılında Baltık ülkelerinin işgalini tanımayan ülkelerden biri olduğunu söyledi.Egemen Bağış Kıbrıs'ta Kıbrıs sorununun Talat sonrası çözümünün zor olduğunun altını çizdi.</P>
Bağış, 3 günlük Baltık ülkeleri ziyaretinin ikinci ayağı olan Estonya'nın başkenti Talinn'de Dışişleri Bakanlığı Dış Politika Enstitüsü'nde verdiği konferansta Türkiye'nin AB üyelik sürecini anlattı.
Estonya'nın, Türkiye'nin AB müzakerelerinde verdiği desteğe teşekkür eden Bağış, iki ülke arasındaki ilişkilerin her zaman mükemmel olduğunu ve herhangi bir sorunun bulunmadığını kaydetti.
Türkiye'nin Baltık ülkelerinin Sovyetler Birliği tarafından 1944 yılındaki işgalini tanımadığını hatırlatan Bağış, "Sayın Dışişleri Bakanı Urmas Paet'in de belirttiği gibi, Türkiye Akdeniz bölgesinden Estonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasını koruyan ilk NATO ülkesiydi ve Türkiye bunu olağandan daha uzun bir süre yaptı" dedi.
Bağış, Estonya ve Türkiye'nin NATO ve BM şemsiyesi altında birçok barış gücü operasyonunda işbirliği yaptığını ifade ederek, "Estonya ile ekonomik ve ticari ilişkileri daha da güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. İkili ticaret hacmimiz istikrarlı bir şekilde artıp 2008 yılında 500 milyon dolara ulaştı. Ne yazık ki bu oran 2009'daki küresel ekonomik kriz yüzünden 208 milyon dolara düştü" diye konuştu.
-"KIBRIS SORUNUN TALAT SONRASI ÇÖZÜMÜ ZOR"-
Bağış, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili bir soru üzerine, AK Parti'nin, iktidara geldiğinden beri Kıbrıs'taki iki ayrı devleti birleştirmeye çalıştığını dile getirerek, "Biz iktidara geldiğimizde Kıbrıslı Rumlar Türkiye'ye bile giremiyordu ve biz bunu kaldırdık. Ocak 2003'te Başbakanımız BM Genel Sekreteri Kofi Annan'dan adadaki bölünmüşlüğü sona erdirmesi için yeni bir girişim başlatmasını istedi. Annan da bu konuda 3 girişim yaptığını ve üçünün de başarısız olduğunu, dördüncü kez başarısız olmak istemediğini söyledi" ifadesini kullandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Annan'ın girişimi başlatması halinde Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin her zaman bir adım önde olacağı sözünü verdiğini kaydeden Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ve Annan Planı süreci başladı. Ben de bu planın hazırlanma sürecinde yer aldım. Dengeli ve adil bir planın ortaya çıkması için çabaladık. Planda tasvip etmediğimiz noktalar vardı, ancak Annan'a boşlukları doldurması yetkisi verdik. O da adil olmaya çalıştı. Bizim sindirmemiz zor olan şeyler vardı. Tüm bu güçlüklere rağmen Türkiye planı destekleme kararı verdi. AB Genişleme Komiseri Gunther Verheugen'a Ankara'da Türk tarafının planı kabul etmesi, Rum tarafının reddetmesi halinde ne olacağını sorduk. O da böyle bir şey olmayacağını söyledi. Ama ya olursa deyince, o da KKTC'ye yönelik izolasyonların kalkacağını söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yüzde 66'sı plan lehinde oy kullandı, ama Rum tarafı da yüzde 76 ile planı reddetti. Bu referandumdan iki gün sonra Avrupa Konseyi KKTC'ye yönelik yaptırımlara son verilmesi yönünde karar aldı. Ancak 3 gün sonra genişleme çerçevesinde Güney Kıbrıs üye haline geldi ve bu kararı bloke ettiler.
Bugün KKTC ile tek doğrudan ticaret hakkı olan, KKTC'ye seyahat özgürlüğü olan tek AB üyesi ülke Güney Kıbrıs. Kıbrıs Rumlarının KKTC ile ticaret ve seyahat yapma özgürlüğü varken, diğer Avrupa ülkelerine bu ayrıcalıklardan yararlanma izni vermiyor. Bu kelimenin tam anlamıyla çifte standarttır. Türkiye, Avrupa Konseyi'nin (KKTC'ye izolasyonları kaldıran kararları) kararı uygulandığında, Türkiye limanlarını Rum gemilerine açmaktan memnuniyet duyacaktır."
-"HRİSTOFYAS VE TALAT NİSAN'A KADAR BİR ÇÖZÜM BULMALI"-Türkiye'nin kalıcı ve adil bir çözüm için hem KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı hem de Rum lider Dimitris Hristofyas'ı teşvik etmeye çalıştığını, iki liderin son bir yıl içinde 65 kez bir araya geldiğini vurgulayan Bağış, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"İlk defa hem Türkiye, hem Yunanistan, hem Kıbrıs'taki iki tarafta da çözüm isteyen yönetimler var. Ama ne yazık ki şu ana kadar bir çözüm ortaya çıkmadı. Nisan ayına kadar bir çözümle gelmelerini ümit ederim. Çünkü, Sayın Talat'ın görev süresi Nisan ayında sona erecek ve eğer bir çözüm bulunmaması halinde yeniden seçilebilmesi mümkün görülmüyor. Bu yüzden ondan sonra bir çözüm için aynı platformu bulabileceğimiz konusunda emin değilim. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin üyeliği için bir önkoşul olamaz. Eğer Kıbrıs konusu AB için bu kadar önemliyse, o zaman Rum tarafı sınır sorunlarını çözememiş Rum kesimini üye yapmamalıydı."
Bakan Bağış, bir başka soru üzerine, Türkiye'nin AB müzakerelerinde şu ana kadar 12 bölümü açtığına ve açması gereken 21 bölüm daha olduğuna dikkati çekerek, "Ne yazık ki bunların 17 veya 18'i siyasi nedenlerden dolayı bloke edilmiş durumda. Dolayısıyla önümüzde 4 bölüm kalmış durumda. Enerji gibi hiçbir kriter gerektirmeyen bölüm bile Kıbrıs Rum yönetimi tarafından bloke edilmiş durumda. Bunu açamıyoruz ve özellikle enerjinin Avrupa'nın en önemli konusu olduğu, Türkiye'nin de Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu enerjinin yüzde 70'inin geçiş kavşağı olduğu bir dönemde açamıyoruz" diye konuştu.
AA
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.