"İnternet üzerinden işlenen suçlara karşı yasal düzenleme şart"
Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi, internet üzerinden işlenen suçlardaki artışa dikkat çekerek, bu konuda yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Av. Mehmet Şahoğlu imzasıyla yapılan açıklama ise şöyle:
Bilgisayar ve bilgisayara bağlı olarak gelişen internet olayıyla çağımızda iletişim inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. İnternetin insanlara sağladığı imkan ve kolaylıklar yanında birçok olumsuz etkileri de ortaya çıkmaktadır.
Özellikle internet üzerinden işlenen suçlarda hızlı bir artış söz konusudur. Bilişim suçları dediğimiz internet üzerinden işlenen suçların önüne geçebilmek ve gerektiğinde yaptırım uygulayabilmek için yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır.
Özellikle kişilik haklarına internet vasıtasıyla yapılan saldırılarda son yıllarda hızlı bir artış yaşanmaktadır. Kişilik haklarına internet aracılığıyla tecavüz edilmesinde web sitelerinde yapılan yayınlar önemli bir yer tutmaktadır.
Kişinin sırlarının açıklanarak özel hayatının deşifre edilmesi, şeref ve haysiyetine haksız saldırıların olması, izni olmadan resminin yayınlanması, bu gibi hukuk dışı saldırılara emsal gösterilebilir. Bu tür suçlarda internette yayını yapanın kimliğini tespit etmek çok güçtür. Kimlik tespiti mümkün olsa bile o kişiye karşı dava açma imkanı neredeyse yoktur. Bu sebeple gelişmiş hukuk devletlerinde mesajın (hakaret içeren mesaj) dağıtılmasını sağlayan 3. kişilere karşı dava açma yolu düzenlenmiştir. Keza internette iletişim web sayfalarını düzenleyen kişilerce sağlanmaktadır.
Bu sebeple kişilik haklarına tecavüz içeren haber yayınlandığında bu haberin yayınlanması sürecinde yer alan 3. kişiler de sorumlu tutulmaktadır. Ancak ülkemizde bilişim suçlarını önleyici herhangibir ceza veya hukuki mevzuat yer almadığından internette suç işleyen kişiler aleyhine hukuk mücadelesinde adalet yerine getirilememektedir.
İnternet bir yandan bilgiye doğrudan, hızlı ve ucuz bir yolla erişim imkanı verirken, diğer yandan insanların kişilik haklarının tecavüze uğradığı bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti Anayasamızda güvence altına alınmıştır. Birbirine zıt amaçlar taşıyan bu iki anayasal güvence, dengeli ve dikkatli bir şekilde sınırları çizilerek kullanılmalıdır. Zira kişisel bilgilerin sınırsız olarak toplandığı ve internet ortamında denetimsiz olarak yetkisiz kişiler tarafından kötü niyetle açıklandığında, kişilik haklarına saldırı sözkonusu olabilmektedir.
İşte bu sakıncaları gidermek ve insanların özel hayatlarını korumak maksadıyla gerek Avrupa Birliği gerekse belli başlı bazı Avrupa ülkelerinin mevzuatlarında bu yönde yasalar yer almış bulunmaktadır. Bu düzenlemelerde kişisel verilerin korunması sağlanmakta ve kanun ihlalinde bulunulduğunda hapislik cezası verilebilmektedir.
Son yıllarda ülkemizde de internet ortamında insanların kişilik haklarına sık sık tecavüz edilmekte ancak kanun boşluğu nedeniyle, bu tecavüzler, yapanların yanına kar kalmaktadır. Bu durum ışığında en kısa sürede bir İnternet Yasasının ve Bilişim Ceza Kanunu'nun hazırlanarak yürürlüğe girmesi gerekmektedir.
FİKRİN VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAREKETİ
(a). Av. Mehmet Şahoğlu - Asbaşkan
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.