Ölümlü iş kazalarına “Cezasızlık” yolu: Tartışmalı yasa Meclis’te
UBP milletvekili Hasan Küçük imzasıyla 6 Ekim 2025’te Meclis’e sunulan İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi, ölümlü iş kazalarında işverenin cezai sorumluluğunu fiilen ortadan kaldıracağı gerekçesiyle sert eleştirilere neden olacak. Yapılması düşünülen düzenlemenin “iş cinayetlerinde cezasızlık” anlamına geleceğini endişesi bulunmakta.
UBP milletvekili Hasan Küçük imzasıyla 6 Ekim 2025’te Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi, ölümlü iş kazalarına ilişkin düzenlemeleri nedeniyle yoğun tartışmalara kapı açacağa benziyor.
Hukuk Komitesi gündeminde görüşülmeye devam eden önerinin yasalaşması halinde, ölümlü iş kazalarında işverenlerin cezai sorumluluğunun fiilen ortadan kalkacağı eleştirileri yapıldığı öğrenildi.
Meclisin resmi internet sitesinde yayımlanan yasa önerisine göre, iş kazalarına ilişkin cezai sorumluluğun yalnızca 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanıyor. Ancak bu yaklaşımın, Ceza Yasası’nda yer alan “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olma” suçunu işverenler açısından devre dışı bırakacağına dikkat çekiliyor. Bu durumun, kanun önünde eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu vurgulanıyor.
Eleştirilerin odağında, Ceza Yasası’nın 210’uncu maddesinin sıradan yurttaşlar için geçerli olmaya devam ederken, işverenler bakımından uygulanmaması ihtimali bulunuyor. Konu ile yakından ilgilenen bazı uzmanlar ise, bu düzenlemenin “iş cinayetlerinde cezasızlık” anlamına geleceğini savunuyor.
Öte yandan yasa önerisinin, iş hukukunun temel prensiplerinden biri olan işverenin kusursuz sorumluluğu ilkesini de zedelediği ifade ediliyor. Mevcut sistemde işverenler, işyerinde meydana gelen kazalardan geniş bir sorumluluk altında tutulurken, önerilen değişiklikle bu sorumluluğun daraltılması hedefleniyor.
Dikkat çeken bir diğer düzenleme ise işverenin gerçek kişi ya da tüzel kişi olmasına göre cezai sorumluluğun farklılaştırılması. Buna göre, işverenin gerçek kişi olması halinde hapis cezası uygulanabilecek; işverenin bir şirket olması durumunda ise, şirket yöneticilerinin ancak “bilfiil kusur”larının ispatlanması halinde sorumlu tutulması öngörülüyor. Bu durumun, şirketler eliyle yürütülen işlerde yöneticilerin cezai sorumluluktan korunması sonucunu doğuracağı eleştirileri yapılıyor.
Sendikalar ve emek örgütleri, ölümlü iş kazalarının “kaçınılmaz kader” olarak görülmesine karşı çıkılması gerektiğini vurguluyor. Yapılan değerlendirmelerde, böyle bir yasa önerisinin Meclis gündemine gelmesinin dahi toplumda adalet ve vicdan duygusunu zedelediği ifade ediliyor.
İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi – Genel Gerekçe
Yasa önerisinin genel gerekçesinde, iş kazalarına ilişkin cezai sorumluluğun yalnızca 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında belirlenmesinin amaçlandığı belirtiliyor. Bu yolla hukuki belirsizliğin ortadan kaldırılacağı ve iş kazalarına ilişkin değerlendirmelerin tek bir yasal çerçevede yapılacağı ifade ediliyor.
Madde 2 – Esas Yasanın 45’inci Maddesinin Değiştirilmesi
Öneriyle, ölümle veya beş günden uzun süreli tedavi gerektiren yaralanma ya da sakatlanmayla sonuçlanan iş kazası veya meslek hastalığının; işçinin herhangi bir kusuru olmaksızın, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmaması nedeniyle meydana geldiğinin müfettiş raporuyla tespit edilmesi halinde, işveren hakkında doğrudan yargı sürecinin başlatılması düzenleniyor.
Madde 3 – Esas Yasanın 46’ncı Maddesinin Değiştirilmesi
Bu maddeyle, hapis cezasının yalnızca işverenin gerçek kişi olması halinde uygulanabileceği hüküm altına alınıyor. İşverenin tüzel kişi olması durumunda ise, şirket yöneticilerinin ancak doğrudan ve bilfiil kusur veya ihmalinin tespit edilmesi halinde cezai sorumluluğu doğuyor. Ayrıca, iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili olarak başka yasalarda farklı düzenlemeler bulunsa dahi, bu yasa hükümlerinin esas alınacağı belirtiliyor.
Ekli dosyayı görüntüle
İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.