Meta Hatay, İran savaşını değerlendirdi: Özgürlük savaşları nerelere özgürlük getirdi?
Araştırmacı yazar Mete Hatay, Orta Doğu’daki gerilimi değerlendirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bölgenin tehlikeli bir sürece girdiğini belirten Hatay, savaş ortamında gerçek bilgiye ulaşmanın zorlaştığını ve krizin tüm bölgeyi içine çekebileceğini söyledi. Hatay, "Bütün bu özgürlük savaşları nerelere özgürlük getirdi" sorusunu yöneltti.
Araştırmacı yazar Mete Hatay, Kıbrıs Postası TV’de Ulaş Barış’ın hazırlayıp sunduğu “Gündem” programına konuk oldu.
Mete Hatay, programda Orta Doğu’daki son gelişmeleri ve küresel güvenlik dengelerini değerlendirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın verdiği yanıtı yorumlayan Hatay, bölgede gerilimin hızla tırmandığını, uluslararası hukukun zayıfladığı bir süreç yaşandığını ve yaşananların yalnızca İran’ı değil tüm bölgeyi etkileyebilecek daha geniş bir krize dönüşme potansiyeli taşıdığını söyledi.
"GERÇEĞİN ORTADAN KALKTIĞI, HAKİKATA ULAŞILAMAYAN BİR SAVAŞ SÜRECİNDEYİZ"
Mete Hatay, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran saldırılarını ve İran'ın verdiği yanıtı değerlendirdi. İran'ın üs düzey yetkililerinin infaz edilmesiyle ülkede büyük bir paranoyanın etkin olduğunu ifade eden Hatay, İran'ın iç meşruiyetinin uzun süredir kaybedildiğini ifade etti. İran'da geçtiğimiz aylarda başlayan protestolarda 10 binlerce kişinin hayatını kaybettiğinin söylendiğini ifade eden Hatay, bunun doğruluğunun bilinmediğini çünkü savaş dönemlerinde her bilgiyi farklı kaynaklardan doğrulama gereği oluştuğundan bahsetti. Hatay, son zamanlarda yapay zekayla oluşturulan sahte haberlerin de etkisiyle "Gerçeğin de ortadan kalktığı, hakikata ulaşılamayan" bir savaş sürecinde olunduğunu kaydetti.
"GEÇTİĞİMİZ YIL İRAN'IN NÜKLEER TESİSLERİNİN BOMBALANMASINA VERDİĞİ KONTORLLÜ YANIT ABD VE İSRAİL TARAFINDAN ZAAFİYET OLARAK ALGILANDI"
Hatay, İran'ın geçmişte, kendisine saldırılması halinde tüm bölgeyi bu işin içine çekeceği yönünde uyarılarda bulunduğunu kaydetti. Geçtiğimiz yıl nükleer tesislerinin bombalanmasına kontrollü bir yanıt veren İran'ın bu yanıtının ABD veya İsrail tarafından zaafiyet olarak algılandığını ifade eden Hatay, uluslararası hukukun askıya alınarak bu savaşa girildiğini vurguladı. Hatay, ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi kongresinin dahi onayı olmadan savaşa girdiğini hatırlatarak, Trump'ın İsail etkisinde kalarak bunu yaptığına dair iddialar olduğunu da dile getirdi.
"BÜTÜN BU ÖZGÜRLÜK SAVAŞLARI NEREYE ÖZGÜRLÜK GETİRDİ?"
ABD'nin İran'da rejim değişerek özgürlük getirme iddiasını eleştiren Hatay, "Bütün bu özgürlük savaşları nerelere özgürlük getirdi" sorusunu yöneltti. Hatay, Afganistan'ın tekrar Taliban'a devredildiğini Suriye'de yaşanan parçalı dönemin ardından ülkenin yine eski bir Al-Qaida üyesine devredildiğini hatırlattı. Hatay, "özgürlük getireceğiz" ve "radikal İslam'ı bitireceğiz" denerek girilen tüm savaşların "bir şekilde radikal İslam'ın devamı olan rejimlere yol açtığını" ifade etti. Irak'ta da "özgürlük savaşına" girilmesinin ardından bölgenin üçe bölündüğünü ifade etti. İran'da öldürülen lider Hamaney'in ve mevcut Cumhurbaşkanı'nın Azeri olduğunu kaydeden Hatay, Farslarla uzun zamanlı çekişmelerine rağmen Azeri'lerin entegre bir durumları olduğunu belirtti. Hatay, İran Devleti'nin geçmişi, multi-etnik yapısı ve 85 milyonluk nüfusuna da dikkat çekerek, Gazze gibi kapatılamayacağını vurguladı. "Tencerenin kapağını açınca altından çok şey çıkacak, ve bütün bölgeyi içine çekebilir" diyen Hatay, çekincesinin de bu olduğunu kaydetti.
"BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONRASI BENZER BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİ YAŞANMIŞTI"
Küresel anlamda bir geçiş döneminde olunduğunu kaydeden Hatay, bu dönüşüm sürecinin sonunda ne olacağının belli olmadığının altını çizdi. Hatay, 1. Dünya savaşı sonrasında da benzer bir dönüşüm süreci yaşandığını ifade ederek, sürecin "kendini karizmatik lider olarak tanıtan liderlerin" etkisiyle 2. Dünya savaşıyla son bulduğunu ifade etti. Hatay, içinde bulunduğumuz sürecin sonunun ne olduğu belli olmamakla birlikte daha da kötü sonuçlanabileceğini ifade etti. Bir şeyin yıkılıp yerine başka bir şeyin kurulacağını kaydeden Hatay, bunun tamamlanmasının yüzyıl sürebileceğini de ifade etti. Hatay, dijital çağın daha önce yaşanmayan bir şey olduğuna da dikkat çekerek geçmişte matbaanın icadı gibi olaylara kıyasla bu çağın tüm insanları çok hızlı bir biçimde içine aldığını ifade etti.
"1960'TA KURULAN CUMHURİYET'İN BAĞIMSIZ BİR CUMHURİYET OLMADIĞINI DA BURADAN GÖRÜYORUZ"
Hatay, Yunanistan'ın Güney Kıbrıs'a gönderdiği savaş gemilerini "garantör olarak tüm adayı korumak üzere" göndermesi etrafında oluşan tartışmalara ve İngiliz Egemen Üsleri'ne de değindi. Bu konuların hep başka taraflara çekildiğini ifade eden Hatay, "1960'ta kurulan Cumhuriyet'in bağımsız bir cumhuriyet olmadığını da buradan görüyoruz" dedi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.