Şahap Aşıkoğlu: Bizden olmaz, söylemi zihinsel sabotajdır
Ekonomi ve Enerji Bakanlığının eski müsteşarlarından Şahap Aşıkoğlu, toplumda yaygın olan “bizden bir şey olmaz” söylemini “zihinsel sabotaj” olarak nitelendirerek, bu anlayışın umudu ve sorumluluğu ortadan kaldırdığını söyledi. Aşıkoğlu, çözümün yaratıcı ve üretken kesimlerin örgütlenmesinde olduğunu vurguladı.
Ekonomi ve Enerji Bakanlığının eski müsteşarlarından Şahap Aşıkoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı değerlendirmede toplumda yaygın olan “bizden bir şey olmaz” anlayışını sert sözlerle eleştirdi.
Aşıkoğlu, “Kendimi bildim bileli hep duyarım ‘Muz cumhuriyeti’, ‘Ka-ka-te-ce’, ‘Bizden adam olmaz.’ İlk yıllarda naif bir şekilde hatta haklı bularak yorumlardım. Daha sonra şunu anladım: Bu söylemler basit bir eleştiri değil, zihinsel sabotajdır” ifadelerini kullandı.
Söz konusu söylemlerin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken eski müsteşar, Kıbrıs Türk Petrolleri Ltd. Genel Müdürü Aşıkoğlu, bu yaklaşımın zamanla yaygınlaştığını belirtti.
“Bu yaklaşımın zaman içinde zehir gibi yayıldığını gördüm çünkü bu söylemler umudu da, sorumluluğu da öldürüyor. ‘Ben uğraşsam da bir şeyi değiştiremem’ bunu yaygınlaştırıyor ve herkes bunu kabulleniyor” dedi.
Bu kabullenişin bireyleri pasifleştirdiğini vurgulayan Aşıkoğlu, “Bunu kabullenenler pasifleşiyor. Sonra herkes şikâyet ediyor ama kimse sistem kurmak için uğraşmıyor çünkü söylem kendi kendini doğrulamaya ve gerçekleştirmeye başlıyor” ifadelerini kullandı.
Toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aşıkoğlu, her toplumda üç ana eğilim bulunduğunu söyledi:
“Her toplumda kabaca üç eğilim bulunur: çıkar düzeninden beslenenler, umudunu kaybettiği için geri çekilen geniş kitle ve bütün zorluğa rağmen üretmeye, düzeltmeye ve sorumluluk almaya çalışan yaratıcı çekirdek grup” dedi.
Bu grupların büyüklüğü ve etkisinin toplumların gelişimini belirlediğini ifade eden Aşıkoğlu, üretken ve ahlaklı çekirdeğin güçlenmesinin önemine işaret etti.

“KRİZİ DEĞİL, CEVAP VEREMEYEN ZİHNİYETİ TARTIŞMALIYIZ”
Aşıkoğlu, medeniyetlerin yükseliş ve çöküşüne ilişkin değerlendirmelerinde tarihçi Arnold J. Toynbee’nin yaklaşımına da atıf yaptı.
“Sonuç basit. Eğer toplum bu meydan okumaya yaratıcı bir cevap verebilirse medeniyet yükselir. Cevap veremezse duraklar veya çöker” diyen Aşıkoğlu, “Kısacası kriz tek başına medeniyeti öldürmez. Krize cevap veremeyen zihniyet öldürür” ifadelerini kullandı.
Toplumda yaygınlaşan olumsuz beklentilerin davranışları şekillendirdiğini belirten Aşıkoğlu, bunun bir “kendi kendini gerçekleştiren kehanet” yarattığını söyledi.
“Başlangıçta yanlış olan bir beklentimiz veya analizimiz, insanların davranışlarını etkileyerek sonunda kendi doğrulanmasına yol açıyor. Yani ‘bizden olmaz’ beklentimiz, kendi insanlarımızın denemekten vazgeçmesine yol açıyor” dedi.
“YARATICI AZINLIK ÖRGÜTLENMELİ”
Aşıkoğlu, çözümün toplum içindeki üretken kesimlerin güçlenmesinde olduğunu vurguladı.
“Bu yüzden yaratıcı çözüm üretebilecek azınlık birbirini bulmalı, koordine olmalı, ego ve kibiri bir kenara bırakmalı, üretken ve ahlaklı insanların kamusal hayatta daha etkili olmasını sağlamalıdır” ifadelerini kullandı.
Aşıkoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Mesele bu halktan bir şey olup olmayacağı değil. Mesele, bu halkın içindeki iyi unsurların örgütlenip örgütlenemeyeceğidir”.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.