İÇ HABERLER
okuma süresi: 8 dak.

Kızılyürek: ELAM federasyon karşıtı olduğu için değil, ırkçı bir parti olduğu için oylarını artırdı

Kızılyürek: ELAM federasyon karşıtı olduğu için değil, ırkçı bir parti olduğu için oylarını artırdı

Eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek, Güney Kıbrıs’taki seçim sonuçlarını değerlendirerek ELAM’ın oy artışının temel nedeninin Kıbrıs sorunu değil yabancı ve göçmen karşıtlığı olduğunu savundu. Kızılyürek, seçimlerin asıl kaybedeninin ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i destekleyen partiler olduğunu ifade etti.

Yayın Tarihi: 25/05/26 15:00
okuma süresi: 8 dak.
Kızılyürek: ELAM federasyon karşıtı olduğu için değil, ırkçı bir parti olduğu için oylarını artırdı

Eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Ulaş Barış’ın sunduğu “Gündem” programına konuk oldu.

Programda ilk olarak Güney Kıbrıs’ta dün gerçekleştirilen milletvekilliği seçimlerini değerlendiren Kızılyürek, sürprizlerle dolu bir seçimin geride kaldığını ve beklentilerin sonuçlara tam olarak yansımadığına işaret etti. DİSİ’nin, hükümete mesafe koyarak muhalefet rolü üstlenmeye çalıştığını ve ELAM’a kayması beklenen oyları büyük ölçüde koruduğunu ifade eden Kızılyürek, bunda DİSİ Başkanı Annita Dimitriu’nun önemli rol oynadığını söyledi.

"SEÇİMİN ASIL KAYBEDENİ HRİSTODULİDİS'İ DESTEKLEYEN PARTİLER OLDU"

Kızılyürek, seçimlerin asıl kaybedeninin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i destekleyen partiler olduğunu belirterek, başta DİPA ve EDEK olmak üzere bu partilerde ciddi kan kaybı yaşandığını, DİKO’nun da oy kaybettiğini ifade etti.

AKEL DEĞERLENDİRMESİ: 2011'DEN BU YANA İLK KEZ OY ORANINI ARTIRDILAR

AKEL’in ise 2011 seçimlerinden bu yana ilk kez oy oranını artırdığına dikkat çeken Kızılyürek, bunun arkasında partinin daha rasyonel ve gerginlikten uzak bir siyaset izlemesinin bulunduğunu söyledi. Bu seçimlerde AKEL’in Kıbrıs sorunundan çok toplumsal sorunlara odaklandığını belirten Kızılyürek, Kıbrıs sorununun seçim söyleminde yalnızca yaklaşık yüzde 13 oranında yer tuttuğunu ifade etti. AKEL’in yurttaşın doğrudan cebini ilgilendiren ekonomik meselelerle ilgilenmesinin karşılık bulduğunu kaydeden Kızılyürek, bunun partinin oy artışında etkili olduğunu söyledi.

ELAM DEĞERLENDİRMESİ: BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI

ELAM’ın da oylarını ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken Kızılyürek, buna rağmen partinin beklentilerin altında kaldığını belirtti. ELAM’ın DİSİ’den beklediği ölçüde oy alamadığını ifade eden Kızılyürek, partinin seçim sonrasında hedeflediği “kilit parti” rolüne ulaşamadığını söyledi.

DOĞRUDAN DEMOKRASİ DEĞERLENDİRMESİ: POLİTİKA ÜRETMEKTE YETERSİZ KALACAK; UZUN VADELİ SİYASİ SÜREKLİLİK ÜRETEBİLECEĞİNE İNANMIYORUM

Yeni partilere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kızılyürek, ALMA ile Doğrudan Demokrasi hareketinin kuruluş süreçlerini tamamlamadan seçime girerek Meclis’e girmeyi başardığını ifade etti. Bununla birlikte geleneksel siyasetin çökmediğini kaydeden Kızılyürek, kontrollü bir siyasi yapının devam ettiğini söyledi. Ulaş Barış’ın sorusu üzerine yeniden yeni partilerin durumunu değerlendiren Kızılyürek, Doğrudan Demokrasi hareketi lideri Fidias Panayiotou’nun Avrupa Parlamentosu seçimlerinde toplumdaki hayal kırıklıkları üzerinden protesto oyları aldığını belirtti.

Panayiotou’nun “bilinmezlikten” ciddi şekilde faydalandığını ifade eden Kızılyürek, ancak bu seçimlerde bu avantajın ortadan kalktığını ve beklentilerin altında sonuç aldığını söyledi. Doğrudan Demokrasi hareketinin angaje olduğu belirgin bir siyasi fikir bulunmadığını savunan Kızılyürek, partinin yurttaştan gelen talepler doğrultusunda politika üretmekte yetersiz kalacağını düşündüğünü ifade etti. Kızılyürek, Doğrudan Demokrasi hareketinin uzun vadeli siyasi süreklilik üretebileceğine inanmadığını da söyledi.

ALMA DEĞERLENDİRMESİ: DOĞRUDAN DEMOKRASİ'NİN AKSİNE DAHA KALICI SİYASİ BİR YAPIYA DÖNÜŞEBİLİR

Öte yandan ALMA’nın Meclis’e girmesine rağmen kullandığı sert dile karşın beklenenden daha düşük oy aldığını ifade eden Kızılyürek, buna rağmen seçmenin partiye bir kredi verdiğini kaydetti. ALMA’nın Doğrudan Demokrasi hareketine kıyasla daha kalıcı bir siyasi yapıya dönüşebileceğini savunan Kızılyürek, partinin Meclis’te düzenli şekilde temsil edilen bir parti olabileceğini belirtti.

EDEK VE EKOLOGLAR DEĞERLENDİRMESİ

Ulaş Barış’ın sorusu üzerine kuruluşundan bu yana ilk kez Meclis dışında kalan EDEK’i de değerlendiren Kızılyürek, partide yaşanan istifalar ile simge isimlerin ayrılmasının bu sonucu hazırladığını söyledi. Federal çözümü “ırkçı bir model” olarak tanımlayan siyasetin toplumda karşılık bulmadığını savunan Kızılyürek, aynı çizgideki Ekologlar Hareketi’nin de 1996’dan bu yana ilk kez baraj altında kaldığına dikkat çekti.

"ELAM FEDERASYON KARŞITI OLDUĞU İÇİN DEĞİK, IRKÇI BİR PARTİ OLDUĞU İÇİN OYLARINI ARTIRDI"

Bu seçimlerde Kıbrıs sorununda aşırı söylemlerin beklenen karşılığı bulamadığını ifade eden Kızılyürek, ELAM’ın oy artışının temel nedeninin ise Kıbrıs sorunu değil yabancı ve göçmen karşıtlığı ile ırkçılık olduğunu ileri sürdü.

“ELAM federasyon karşıtı olduğu için değil, ırkçı bir parti olduğu için oylarını artırdı” diyen Kızılyürek, mevcut Meclis dağılımında federal çözüme desteğin hâlâ daha ağır bastığını savundu.

SEÇİM SONRASI CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ GÜNDEMİ VE OLASI İTTİFAKLAR

Seçimlerin ardından ilk gündemin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu belirten Kızılyürek, olası ittifak senaryolarının şimdiden tartışılmaya başlandığını söyledi. DİSİ ile DİKO arasında ittifak ihtimalinin konuşulduğunu ifade eden Kızılyürek, “Hristodulidis yeniden DİSİ’den destek alabilir mi?” sorusuna da yanıt verdi. Hristodulidis’in geçmişte parti tüzüğüne aykırı şekilde aday olduğunu hatırlatan Kızılyürek, bu nedenle DİSİ içerisinde kendisine yönelik ciddi tepki bulunduğunu söyledi.

AKEL ile ALMA arasında da iş birliği ihtimalinin konuşulabileceğini belirten Kızılyürek, bunun doğrudan değil ortak bir üçüncü aday üzerinden şekillenebileceğini ifade etti.

"ERCAN'IN ULUSLARASI UÇUŞLARA AÇILMASI KARŞILIĞINDA MARAŞ'IN BM GÖZETİMİNDE KIBRISLI RUMLARIN KULLANIMINA AÇILMASI YENİDEN GÜNDEME GELEBİLİR"

Programda Kıbrıs sorununa ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kızılyürek, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in girişimleriyle yeniden başlaması beklenen görüşmeler konusunda Hristodulidis’in içeride ciddi bir engelle karşılaşmayacağını düşündüğünü söyledi.

Çözüm tartışmalarının siyasi eşitlik, dönüşümlü başkanlık ve garantörlük sisteminin yeniden düzenlenmesi başlıklarında yoğunlaşacağını ifade eden Kızılyürek, Güven Yaratıcı Önlemler’in de yeniden gündeme geldiğini belirtti. Kızılyürek, geçmişte de tartışılan Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında Maraş’ın BM gözetiminde Kıbrıslı Rumların kullanımına açılması gibi önerilerin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunuyla yaşamaya alıştığını da ifade eden Kızılyürek, AB’nin ancak kendi çıkarlarını etkileyen bir durum olduğunda konuya daha fazla ilgi gösterdiğini savundu. Bununla birlikte AB’nin Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanmasını istediğini belirten Kızılyürek, aksi halde Türkiye ile ilişkilerde hedeflenen sonuçların elde edilemeyeceğini ifade etti.

"YIL SONUNA KADAR KIBRIS KONUSUNDA BİR NETİCE ALINMAZSA, İLERİDEKİ SEÇİM TAKVİMİNDE FEDERAL ÇÖZÜM İRADESİNNİ SERGİLENMESİNİ BEKLEMEK HAYALCİLİK OLUR"

Konuyla ilgili son olarak Türkiye üzerinden durumu değerlendiren Kızılyürek, tüm AB-Türkiye ilişkilerinden bağımsız olarak, Türkiye'de son zamanlarda yaşanan otoriterleşme sürecinin daha da hızlandığını dolayısıyla 2026 yılının sonuna kadar Kıbrıs konusunda bir netice alınmazsa, Türkiye'de 2027 seçim yılı, Güney Kıbrıs'ta ise 2028 seçim yılı olacakken Kıbrıs sorununda federal çözüm iradesinin sergilenmesinin beklenmesinin hayalcilik olacağını işaret etti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.