İÇ HABERLER
okuma süresi: 20 dak.

Vehbi Zeki Serter: İzolasyonların aşılması kapsamlı bir çözümü beklememeli!

Vehbi Zeki Serter: İzolasyonların aşılması kapsamlı bir çözümü beklememeli!

Gençlik Teknik Komitesi'nin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Vehbi Zeki Serter, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas başta olmak üzere üst düzey AB yetkilileriyle gerçekleştirdikleri Brüksel temaslarında, Kıbrıslı Türk gençlerin yaşadığı izolasyonları, AB haklarına erişim sorunlarını ve spordaki engelleri gündeme taşıdıklarını belirterek, bu sorunların kapsamlı bir çözümün sonrasına bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 18/06/26 11:18
okuma süresi: 20 dak.
Vehbi Zeki Serter: İzolasyonların aşılması kapsamlı bir çözümü beklememeli!
  • "Brüksel davetini bir sürpriz olarak değil, uzun soluklu ve istikrarlı çalışmalarımızın bir aşaması olarak görüyorum"

  • "AB’den beklentimiz, Kıbrıslı Türk gençlerin izolasyon altında olmalarının çözümsüzlüğün bir sonucu değil, uzun yıllardır sürdürülen alışılagelmiş ve ezberlenmiş politikaların bir sonucu olduğunun görülmesidir"

  • "Kıbrıslı Rum gençlerin hâlihazırda bir çözümü beklemek zorunda kalmaksızın yararlanabildikleri imkânlardan, Kıbrıslı Türk gençlerin de faydalanabilmesini istiyoruz"

  • "AB yetkililerinin, Kıbrıslı Türk komite üyeleri tarafından dile getirilen kaygılar, öncelikler ve gündelik hayatta karşılaşılan sorunlar konusunda, Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz temaslara kıyasla daha mesafeli bir noktada olduğunu gözlemledik"

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum üyelerden oluşan Gençlik Teknik Komitesi'nin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Vehbi Zeki Serter, Kıbrıs Postası'na verdiği röportajda, İki Toplumlu Gençlik Teknik Komitesi'nin, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde ve Avrupa Birliği'nin (AB) davetlisi olarak 10-11 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği Brüksel temaslarını değerlendirdi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas başta olmak üzere üst düzey AB yetkilileriyle bir araya gelen Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum komite üyeleri, görüşmelerde gençlerin gündemindeki konuları yetkililere aktardı. Kıbrıslı Türk Komite üyelerinin, Kıbrıslı Türk gençlerin karşı karşıya kaldığı izolasyonları, Avrupa Birliği haklarına erişimde yaşanan sorunları, karma evliliklerden kaynaklanan vatandaşlık mağduriyetlerini ve spordaki engelleri gündeme taşıdıklarını belirten Serter, ziyaretin Kıbrıslı Türk gençlerin sesini uluslararası platformlarda doğrudan duyurabilmesi açısından önemli bir fırsat yarattığını söyledi.

Röportajda Avrupa Birliği'nden temel beklentilerinin, Kıbrıslı Türk gençlerin maruz kaldığı izolasyonların çözümsüzlüğün kaçınılmaz bir sonucu değil, yıllardır sürdürülen politikaların bir sonucu olduğunun görülmesi olduğunu vurgulayan Serter, Kıbrıslı Rum gençlerin hâlihazırda yararlanabildiği imkânlardan Kıbrıslı Türk gençlerin de herhangi bir çözümü beklemek zorunda kalmadan faydalanabilmesi gerektiğini ifade etti.

Brüksel'de gerçekleştirilen temasların en önemli yönünün, Kıbrıslı Türk gençlerin gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı sorunları ve taleplerini birinci elden aktarabilmek olduğunu kaydeden Serter, AB yetkililerinin Kıbrıslı Türklerin yaşadığı sorunlara ilişkin Birleşmiş Milletler yetkililerine kıyasla daha mesafeli bir noktada olduğunu gözlemlediklerini ancak amaçlarının kıyaslama yapmak değil, kendilerine tanınan fırsatı en verimli şekilde kullanarak Kıbrıslı Türk gençlerin kaygılarını, önceliklerini ve beklentilerini doğrudan anlatmak olduğunu belirtti.

Kıbrıs Postası'nın sorularını yanıtlayan Serter, Brüksel temaslarında verilen mesajları, AB yetkililerinin Kıbrıslı Türk gençlerin yaşadığı sorunlara yaklaşımını, izolasyonların gençler üzerindeki etkilerini, yaklaşan 5+1 toplantısı öncesinde Gençlik Teknik Komitesi'nin rolünü ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. İşte röportajın tamamı şu şekilde:

SORU: Gençlik Teknik Komitesi’nin Brüksel’e davet edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

"Gençlik Teknik Komitesi'nin Brüksel'e davet edilmesini, uzun süredir yürüttüğümüz çalışmaların önemli bir yansıması olarak değerlendiriyorum. Komite olarak, gençlerin kendi perspektiflerini doğrudan ifade edebilmeleri ve uluslararası kuruluşlarla kurduğumuz iletişim kanallarının güçlendirilmesi adına yoğun bir emek ortaya koyduk. Özellikle 2025 yılının Kasım ayında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín’in uhdesinde Ürdün’de gerçekleştirdiğimiz çalıştay, bizim açımızdan önemli bir temas ve değerlendirme zemini oluşturdu. Bu süreç, yalnızca mevcut temaslarımızı derinleştirmemize değil, aynı zamanda, kendi perspektiflerimizi ve önceliklerimizi uluslararası düzeyde doğrudan yansıtabildiğimiz alanların genişlemesine ve kurduğumuz etkileşim kapasitesinin güçlenmesine önemli katkılar sağladı. Ürdün’de oluşan bu ivmenin ardından çalışmalarımızı aynı kararlılık ve istikrarla sürdürdük.

'BRÜKSEL DAVETİNİ BİR SÜRPRİZ OLARAK DEĞİL, UZUN SOLUKLU VE İSTİKRARLI ÇALIŞMALARIMIZIN BİR AŞAMASI OLARAK GÖRÜYORUM'

Bu nedenle Brüksel davetini bir sürpriz olarak değil, uzun soluklu ve istikrarlı çalışmalarımızın bir aşaması olarak görüyorum. Bununla birlikte, bu davetin en önemli boyutlarından biri, gençlerin fikirlerini dolaylı mekanizmalar aracılığıyla aktaran bir konumda değil, doğrudan kendi sesleriyle ifade ettiği bir zeminin güçleniyor olmasıdır. Bu durum, yalnızca bir temsil meselesi olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda, oluşan iletişim kanallarının geçici temasların ötesine geçerek daha sürdürülebilir bir nitelik kazanmasına katkı sağlayan önemli bir adımdır.

Gençlik Teknik Komitesi’nin Brüksel’e davet edilmesi elbette çok önemliydi. Bu vesileyle hem komitenin yürüttüğü çalışmaları hem de Kıbrıslı Türk gençlerin özelinde aktarmak istediğimiz düşünceleri doğrudan ifade etme fırsatı bulduk. Ancak bunun tek başına yeterli olduğunu düşünmüyorum. Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türklerle kuracağı daha düzenli ve daha doğrudan temasların, karşılıklı güvenin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu nedenle, Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türkler ile daha aktif ve daha görünür bir etkileşim içerisinde olmasının önemli olduğunu düşünüyorum"

SORU: Brüksel’e gitmeden önce sizin ve komitenin temel beklentileri nelerdi? Ziyaret sonrasında dönüp baktığınızda bu beklentilerin ne kadarı karşılandı?

"Brüksel’e, önceden belirlenmiş beklentilerin ne ölçüde karşılanacağını görmek amacıyla değil; dile getirmemiz gereken tüm konuların eksiksiz ve doğru bir biçimde aktarılmasını sağlama hedefiyle gittik. Bu tür temasların sonuçları çoğu zaman anlık olarak ortaya çıkmayabilir; belirli bir süreklilik ve istikrarlı bir çabanın ardından somut karşılık bulmaya başlayabilir. 

Bu nedenle, beklentiler ve kısa vadeli sonuçlardan ziyade, doğru mesajların doğru muhataplara ulaştırılması bizim temel önceliğimizdi. Bu açıdan bakıldığında, ortaya koyduğumuz hedefi gerçekleştirmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz.

'AB'DEN BEKLENTİMİZ, KIBRISLI TÜRK GENÇLERİN İZOLASYON ALTINDA OLMALARININ ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN BİR SONUCU DEĞİL, UZUN YILLARDIR SÜRDÜRÜLEN ALIŞILAGELMİŞ VE EZBBERLENMİŞ POLİTİKALARIN BİR SONUCU OLDUĞUNUN GÖRÜLMESİDİR'

AB’den beklentimiz, Kıbrıslı Türk gençlerin izolasyon altında olmalarının çözümsüzlüğün bir sonucu değil, uzun yıllardır sürdürülen alışılagelmiş ve ezberlenmiş politikaların bir sonucu olduğunun görülmesidir.

'KIBRISLI RUM GENÇLERİN HALİHAZIRDA BİR ÇÖZÜMÜ BEKLEMEK ZORUNDA KALMAKSIZIN YARARLANABİLDİKLERİ BU İMKANLARDAN, KIBRILI TÜRK GENÇLERİN DE FAYDALANABİLMESİNİ İSTİYORUZ'

Bu gerçekleri görüp izolasyonları aşabilmemiz için gerekenin yapılmasıdır. Gençler olarak spor yapabilelim, daha fazla dünyayla bütünleşebilelim ve bunu bir çözüm şartına bağlamayalım. Kıbrıslı Rum gençlerin hâlihazırda bir çözümü beklemek zorunda kalmaksızın yararlanabildikleri bu imkânlardan, Kıbrıslı Türk gençlerin de faydalanabilmesini istiyoruz"

SORU: AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaklaşık iki saat süren görüşmede aklınızda kalan en önemli mesaj ne oldu? Kallas ve AB yetkililerinin Kıbrıslı Türk gençlerin yaşadığı sorunlara yaklaşımını nasıl değerlendirdiniz?

"Kıbrıslı Türk gençlerin gündeme getirdiği meseleler ile alakalı yaklaşımlarının daha ilgili olacağını umuyorum.

'BU GÖRÜŞMENİN EN ÖNEMLİ TARAFI, FİKİRLERİMİZİ VE KIBRIS TÜRK GENÇLERİNİN GÜNDELİK HAYATTA KARŞI KARŞIYA KALDIĞI SORUNLARI BİRİNCİ ELDEN AKTARABİLİMEK VE DAHA GÖRÜNÜR KILABİLMEKTİ'

Ancak bizim açımızdan bu görüşmenin en önemli tarafı, fikirlerimizi ve Kıbrıs Türk gençlerinin gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı sorunları birinci elden aktarabilmek ve daha görünür kılabilmekti. Kıbrıslı Türk gençlerin kaygılarının zaman zaman Kıbrıslı Rum gençlerin kaygılarıyla bire bir örtüştüğü yönünde bir varsayımın oluşabildiğini gözlemliyoruz. Oysa her ne kadar ortaklaşan alanlar bulunsa da Kıbrıs Türk gençlerinin kendine özgü deneyimleri, öncelikleri ve gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı farklı sorun alanları bulunmaktadır. Bu nedenle, bu konuların bilinmesi, anlaşılması ve hatta anlaşılmasa dahi en azından konuşuluyor ve tartışılıyor olması bizim açımızdan son derece önemlidir"

SORU: ⁠BM yetkililerine kıyasla AB yetkililerinde bir fark gözlemlediniz mi, AB yetkilileri gündeme getirdiğiniz konulara hâkim miydi, sizden mi öğrendiler?

"Doğrudan bir kıyaslama yapmak ne kadar doğru olur emin değilim. Ancak görüşmelerimiz sırasında, Avrupa Birliği yetkililerinin Kıbrıslı Türk komite üyeleri tarafından dile getirilen kaygılar, öncelikler ve gündelik hayatta karşılaşılan sorunlara ilişkin olarak, Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz temaslara göre daha mesafeli bir noktada olduğunu gözlemledik. Bunu bir eleştiri ya da bir şikâyet amacıyla dile getirmiyorum. Bizim açımızdan önemli olan, bize ayrılan bu değerli zamanı en verimli şekilde değerlendirerek Kıbrıslı Türk gençlerin kaygılarını, önceliklerini ve gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı sorunları en doğru biçimde aktarabilmekti. Bu nedenle odağımızı, kıyaslamalardan çok aktarılması gereken meselelerin en etkili biçimde ifade edilmesine yönelttik. Kıyaslama noktasında herhangi bir düşünce ve tartışma zemini oluşturmadık.

'AB KONSEY SONUÇ BİLDİRGESİ, KIBRISLI TÜRKLERİN ÜZERİNDEKİ İZOLASYONLARIN SONA ERDİRİLMESİ VE EKONOMİK GELİŞİMİNİN TEŞVİK EDİLMESİ SURETİYLE ÇÖZÜM SÜRECİNİN KOLAYLAŞTIRILMASINA YÖNELİK BİR YAKLAŞIM ORTAYA KOYMAKTADIR'

Bu süreçte, dile getirdiğimiz birçok konuyu yalnızca kendi perspektifimiz üzerinden değil, Avrupa Birliği’nin kendi belgeleri ve geçmişte ortaya koyduğu yaklaşımlar üzerinden de ele almaya özen gösterdik. Örneğin, 26 Nisan 2004 tarihli Avrupa Birliği Konsey Sonuç Bildirgesi’nde; Kıbrıslı Türklerin üzerindeki izolasyonların sona erdirilmesi ve ekonomik gelişiminin teşvik edilmesi suretiyle çözüm sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik bir yaklaşım ortaya konulmaktadır. Fakat, aradan geçen uzun zamana rağmen, o dönemde ortaya konulan yaklaşımın çok sınırlı alanlarda ve çok yavaş ilerlediğini görüyoruz. Günümüzde ise kimi zaman bu konuların ancak kapsamlı bir çözümün ardından ele alınabileceği yönünde bir anlayışla karşılaşıyoruz. Oysa bu yaklaşımın temelinde, söz konusu başlıkların çözüm sonrasına bırakılması gereken meseleler değil, tam tersine güven inşasına katkı sunacak ve çözümün önünü açabilecek alanlar olduğu anlayışı yer almaktaydı.

Bunun yanında, bu konuların Kıbrıslı Rum Gençlerin de bulunduğu bir ortamda doğrudan ifade edilebilmesinin ayrıca önemli bir değer taşıdığını düşünüyorum. Çünkü bu tür temaslar yalnızca uluslararası aktörleri bilgilendirmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda tarafların birbirlerinin gündelik gerçekliklerine, kaygılarına ve önceliklerine daha yakından temas edebilmesine de imkân sağlıyor. Bu durumun, karşılıklı anlayışın güçlenmesine ve daha sağlıklı iletişim kanallarının oluşmasına katkı sunduğuna inanıyorum"

SORU: Brüksel’deki temaslarda Kıbrıslı Türk gençlerin hangi sorunlarını özellikle gündeme getirdiniz? Başta karma evliliklerden kaynaklanan vatandaşlık ve kimlik sorunları ile AB haklarına erişim konusunda nasıl geri dönüşler aldınız?

"Kıbrıslı Türk Komite üyeleri olarak karma evliliklerden kaynaklanan mağduriyetler, sporda yaşanan izolasyon ve Kıbrıslı Türklerin AB haklarından yararlanamaması gibi gençlerin günlük hayatlarında karşılaştıkları sorunları gündeme taşıdık.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk tarafıyla temaslarını ağırlıklı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinden yürütmesinin, Kıbrıs Türk tarafının kaygılarını, önceliklerini ve karşı karşıya olduğu sorunları gerçekçi ve bütüncül bir biçimde kavramak açısından yeterli olmadığı; bu nedenle Kıbrıs Türk tarafıyla doğrudan temas ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurguladık. Kıbrıslı Türklerin önemli bir bölümünün Avrupa Birliği vatandaşı olmasına rağmen, bu statüden kaynaklanan hak ve imkânlardan fiilen ve eşit biçimde yararlanamadığını ifade ettik.

'İKİ TARAF ARASINDAKİ EKONOMİK EŞİTSİZLİKLERİN TARAFLAR ARASINDAKİ MESAFEYİ DERİNLEŞTİREREK SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÇÖZÜM ZEMİNİNİN OLUŞMASINI OLUMSUZ ETKİLEDİĞİNİ DE VURGULADIK'

Ayrıca, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bazı uygulamalarının Kıbrıslı Türklerin anayasal ve vatandaşlık haklarına erişimini zorlaştırdığı; özellikle aile birleşimi ve vatandaşlık süreçlerinde öngörülebilirlikten uzak ve adil olmayan uygulamaların ciddi mağduriyetlere yol açtığı örneklerle ifade edilmiştir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler ’in ilgili raporlarında da ortaya konulduğu üzere, iki taraf arasındaki ekonomik eşitsizliklerin çözüm perspektifini ve güven inşasını güçlendirmediğini; tam tersine, taraflar arasındaki mesafeyi derinleştirerek sürdürülebilir bir çözüm zemininin oluşmasını olumsuz etkilediğini de vurguladık"

SORU: CONIFA Avrupa Şampiyonluğu gündeme getirildi mi? Kıbrıslı Türk sporcuların son yıllardaki başarıları görüşmelerde örnek olarak dile getirildiyse, AB yetkililerinin veya diğer muhatapların bu başarılar hakkında bilgi sahibi olduğunu gözlemlediniz mi? Spordaki izolasyonlara ilişkin yaklaşımları ne oldu?

"Spordaki izolasyonlar konusu açıldığında, CONIFA Avrupa Şampiyonluğu da dâhil olmak üzere, gençlerin imkân verildiğinde birçok farklı alanda ne kadar başarılı olabileceği gündeme getirildi. Özellikle spor gibi insani boyutu ön planda olan alanlarda yaşanan sorunların çok daha hızlı çözülebileceğini ve bu gibi konularda ilerleme sağlanması için herhangi bir siyasi sürecin tamamlanmasını beklemeye gerek olmadığını dile getirdik.

'ÖZELLİKLE SPOR GİBİ İNSANİ ALANLAR SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA, KIBRISLI TÜRK GENÇLERİN YAŞADIĞI İZOLASYONLARIN EVRENSEL DEĞERLER İLE ÖRTÜŞMEDİĞİNİ VURGULADIK'

Bu konuları gündeme getirdiğimizde herhangi bir olumsuz yaklaşımla karşılaşmıyoruz. Çünkü özellikle spor gibi evrensel ve birleştirici bir alanda, Kıbrıslı Türk gençlerin bu imkânlardan mahrum kalmasını anlamlandırmanın oldukça güç olduğunu düşünüyorum. Özellikle spor gibi insani alanlar söz konusu olduğunda, Kıbrıslı Türk gençlerin yaşadığı izolasyonların kapsayıcılık, fırsat eşitliği ve evrensel değerler ile örtüşmediğini vurguladık.

Normalleşmenin bazı taraflarca çözüm sürecinin önünde bir engel olarak değerlendirilmesini doğru bir başlangıç noktası olarak görmüyoruz. Özellikle Rum gençler açısından günlük hayat zaten olağan akışı içinde devam etmektedir; bu nedenle 'normalleşme' kavramı farklı şekillerde algılanabilmektedir. Rum tarafının gerçekleştirdiği faaliyetlerin doğal ve olağan kabul edilirken, bizim attığımız adımların farklı değerlendirilmesi ise pek yapıcı bir yaklaşım olarak görmüyoruz"

SORU: Yaklaşan 5+1 konferansı öncesinde Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum gençlere nasıl bir rol düştüğünü düşünüyorsunuz? Bu süreçte Gençlik Teknik Komitesi’nin öncelikli görevi ne olacak? Brüksel ziyaretinin ardından atılacak bir sonraki somut adım nedir?

"Gençlik Teknik Komitesinin temel rolünü gençler arasında bağlantı kurmak, birbirimizi şartlar ne olursa olsun daha iyi anlayabilmek ve adadaki tüm taraflar arasında doğru iletişim kurulmasını desteklemek olarak görüyorum.

Bu bağlamda, 5+1 konferansı sürecinde de çalışmalarımıza bu perspektifte devam edeceğiz"

GENÇLİK TEKNİK KOMİTESİ NEDİR?

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum üyelerden oluşan Gençlik Teknik Komitesi, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum gençler arasında iş birliğini geliştirmek, diyaloğu güçlendirmek ve ortak çalışmaları teşvik etmek amacıyla Nisan 2025'te kuruldu. Üyeleri ve eş başkanları, toplum liderleri tarafından kendi toplumlarını temsilen belirlenen komiteye, Kıbrıslı Türk tarafında Vehbi Zeki Serter, Kıbrıslı Rum tarafında ise Amalia Avraam eş başkanlık yapıyor.

Birleşmiş Milletler'in desteklediği komitenin temel amacı; iki toplumdan gençler arasında karşılıklı anlayışı geliştirmek, ortak sorunlara yönelik iş birliğini artırmak ve gençlerin barış ile uzlaşı süreçlerine daha aktif katılımını teşvik etmek olarak tanımlanıyor. Komitenin kurulmasına ilişkin karar, Mart 2025'te Cenevre'de gerçekleştirilen gayriresmî genişletilmiş Kıbrıs toplantısında iki lider arasında varılan mutabakatın ardından alındı. Daha sonra 2 Nisan'da gerçekleştirilen liderler görüşmesinde de teyit edilen karar doğrultusunda taraflar, üye listelerini Birleşmiş Milletler'e iletti.

Kıbrıs'taki ilk teknik komiteler, 2008 yılında Birleşmiş Milletler'in kolaylaştırıcılığında dönemin liderleri arasında varılan anlaşma çerçevesinde oluşturuldu. Güven artırıcı önlem niteliği taşıyan bu komiteler; sağlık, çevre, eğitim, kültürel miras, suçla mücadele ve insani konular gibi farklı alanlarda iki toplumdan uzmanları bir araya getirerek günlük yaşamı etkileyen sorunlara ortak çözümler üretmeyi amaçlıyor.

İki Toplumlu Gençlik Teknik Komitesi de bu yapıların en yeni halkası olarak, gençlerin ortak projeler etrafında bir araya gelmesini ve iki toplum arasındaki diyaloğun güçlenmesini hedefliyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.