Muhalefet vekillerinden "AÖA Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı"nın geri çekilmesi için çağrı
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı, muhalefetin sert eleştirilerine sahne oldu. CTP milletvekilleri ve bağımsız vekiller, düzenlemenin AÖA'nın yapısını zedeleyeceğini ve Anayasa'ya aykırı hükümler içerdiğini savunarak tasarının geri çekilmesini istedi.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda “Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” görüşülüyor. Milletvekilleri, Genel Kurul’da tasarıya ilişkin görüşlerini aktarıyor.
Ardından Genel Kurul’da, "Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı" görüşülmeye başlandı. İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanı Sunat Atun tasarıya ilişkin raporu okudu.
BESİM
CTP Milletvekili Filiz Besim bu yasanın, ülkenin eğitimle ilgili vizyonuna etki edeceğini söyleyerek, öğretmen yetiştirmenin hükümet projesi olmadığını ifade etti.
Öğretmen açığı yaşandığını dile getiren Besim, ciddi bir planlamanın olmadığını, öğretmen yetiştirme ile ilgili önlem alınmadığını söyleyerek, eleştirilerde bulundu. Besim, bu yasa çalışmasının, Eğitim Bakanlığı tarafından tüm paydaşlar bir araya getirilerek, projeksiyon oluşturularak hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, ilgili sendika üyeleriyle istişare etmediğini söyleyen Besim, yasa değişikliğiyle beraber Atatürk Öğretmen Akademisi’ndeki giriş sınavlarının değiştirileceğini, yaş haddinin ortadan kaldırılacağını, ders muafiyetleri getirileceğini, eğitim süresinin kısaltılacağını ve ücretli hale getirileceğini dile getirdi.
Öğretmen açığının, niteliği düşürerek giderilemeyeceğini belirten Besim, AÖA’nın, Kıbrıslı Türkler için tarihi, kültürel, ruhu ve kimliği olan bir kurum olduğunu belirtti.
BARÇIN
CTP Milletvekili Devrim Barçın, bir AÖA öğrencisinin “Sizin yıkmaya çalıştıklarınızı biz ellerimizle sağlamlaştıracağız” yazılı pankart tuttuğu fotoğrafı kürsüye yerleştirdi.
Hangi koşullarda akademiye öğrenci alınabileceğinin belli olduğunu kaydeden Barçın, hükümetin akademiye giriş konusunda yeni bir yol açtığını belirtti. Bu yasa görüşülürken Meclis hukukçusunun Anayasa’ya aykırı olduğu düşüncesini paylaştığını söyleyen Barçın, hükümeti akademiye giriş konusunda “ikilik” yaratmakla suçladı.
Yapılmak istenen değişiklikleri tek tek değerlendiren Barçın, Bakanlar Kurulu’nun çıkaracağı tüzükle lisans süresini kısaltabileceği yönünde bir değişiklik yapılmaya çalışıldığını belirtti.
YÖDAK Yasası’ndaki lisans eğitimi tanımını okuyan Barçın, akademi yasasında yapılan değişiklikle sahte diplomalı kişilerin AÖA’ye kayıt yaptırabileceği uyarısında bulundu. “Sen hangi hak ve yetkiyle üniversite mezunlarına ayrı sınav yapacaksın?” diye soran Barçın, hükümeti akademinin “saygınlığını yerle bir etmekle” itham etti.
Barçın’ın tüm üniversite mezunlarının AÖA sınavına girebileceğini söylemesi üzerine Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, söz alarak “Toplumu yanıltmayalım.” dedi.
Yasa değişikliğinin, tüzükle düzenleme ifadesi barındırdığından, “yasama yetkisini yürütmeye devrettiğini” ve Anayasaya aykırı olduğunu söyleyen Barçın, çerçevenin yasada çizilmesi gerektiğini ve tüzükle, yürütmenin de o çerçevenin içinde oluşacağını belirtti.
Yasa bağlamında hazırlanan tüzüğe ulaştığını söyleyen Barçın, tüzüğe göre lisans diploması üzerinden AÖA’ya alınacak öğrencilere 22 aylık tam zamanlı öğretmenlik tecrübe kriteri getirileceğini dile getirerek, geçici öğretmenlerin sorununun bu şekilde çözülemeyeceğini savundu.
Geçici öğretmenlerin, AÖA’ya girişlerinde süre ve sayı sınırı getirilmesi gerektiğini söyleyen Barçın, yasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi’nden geri döneceğini ifade etti.
ŞAHALİ
CTP Milletvekili Erkut Şahali de söz konusu yasa değişikliğinin 2022 yılından beridir yapılmaya çalışıldığını söyleyerek, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında imzalanan Mali ve İkitsadi Anlaşma metinlerinde, “herkesin öğretmen olabileceği” ifadesinin yer aldığını belirtti.
AÖA’nın “anıtsal bir değeri” olduğunu söyleyen Şahali, kurumun bu yasa değişikliğiyle hükmünü yitireceğini öne sürdü. Eğitim Fakülteleri’nin de bu yasayla hükmünü kaybedeceğini savunan Şahali, farklı meslek dallarında eğitim gören kişilerin bu kadar kolay öğretmen yapılabilmesinin “kabul edilebilir” olmadığını söyledi.
Yasa değişikliğinin şu an olmasa bile gelecekte yapılabilecek bir istismarın önünü açtığını savunan Şahali, “Varsa cesaretiniz AÖA’yı kapatın.” diyerek, Eğitim Fakültesi mezunu dışındaki kişilerin akademi aracılığıyla öğretmenlik mesleğine katılmasının bu kadar kolaylaştırılmaması için çağrı yaptı.
Söz konusu değişiklikle siyasi avantaj sağlanmaya çalışıldığını savunan Şahali, yasadaki hükümlerin tüzükle düzenlenecek olmasını eleştirerek, bu durumda yasaya gerek olmadığını söyledi.
ROGERS
Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ise hükümetin yandaşlarına imtiyaz sağlamaya çalıştığını, yasa içeriğindeki kriterlerin tüzükle düzenlenecek olmasının AÖA’yı tehlikeye attığını savundu.
Hükümete “Anayasayı ayaklar altına alan” adımlar attığı eleştirisinde bulunan Rogers, bu durumun Meclisin itibarını da “ayaklar altına aldığını” ileri sürdü. Rogers, Meclis hukukçusunun da bu yasanın Anayasaya aykırı olduğunu söylediğini ve öğretmen sendikalarının yasayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını belirtti.
Rogers, hükümetin Meclisi “popülizm yapmak için kullandığını” savunarak, geçici öğretmenlerin sorununun, başka çözüm yollarıyla ve sendika ile işbirliği yapılarak çözülebileceğini belirtti. Geçici öğretmenlerin “seçim yatırımı” olarak kullanıldığını söyleyen Rogers, bunun yeterli sayıda istihdam yapılmamasının sonucu olduğunu belirtti.
Rogers, yasanın geri çekilmesi için çağrıda bulundu.
HAMZAOĞULLARI
CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları, öğretmenlerin “değersiz kılınmaya” çalışıldığını savunarak, yasanın değişikliğinin geri çekilmesi gerektiğini söyledi.
Otobüs şoförlüğü yaptığı dönemde, öğrencilerin sorunlarını gözlemlediğini belirten Hamzaoğulları, AÖA’da bugüne kadar yaşanan süreçleri anlattı. Hamzaoğlları, Meclis tatili öncesindeki son iki haftada birçok yasanın geçirilmeye çalışıldığını söyleyerek, bunun seçim yatırımı olduğunu savundu.
Hamzaoğulları, Karpaz bölgesinin öğretmen eksikliği sebebiyle en mağdur olan bölgelerden olduğunu söyledi.
AKANSOY
CTP Milletvekili Asım Akansoy, AÖA’nın bir ekol olduğunu söyleyerek, Kıbrıs Türk toplumunun kimliği kültürü ve varlığı açısından çok önemli değerler yetiştirdiğini söyledi.
AÖA’nın gelişmesi, daha üretken hale gelmesi, daha uluslararası düzeyde bir akademik misyona sahip olmasının önemli olduğunu ancak bu sürecin yıpratıcı ve belirsiz olmaması gerektiğini söyleyen Akansoy, hükümetin sendikalarla tartışmasını eleştirdi.
Akansoy, kriterlerin yasa içinde belirlenmesi için çağrı yaparak, genel seçimin ardından CTP yönetiminin bu yasayı tümüyle değiştireceğini ifade etti. UBP’li milletvekillerinin ve ilgili bakanlık bürokratlarının konu hakkında konuşmadığı ve sordukları sorulara cevap alamadıkları eleştirilerinde bulunan Akansoy, yasanın geri çekilerek tüzükte yer alan kriterlerin yasaya eklenmesi için çağrı yaptı.
TALAT
CTP Milletvekili Ongun Talat, bütçe dönemlerinde AÖA yetkililerinin tüm taleplerinin reddedildiğini ve akademiye karşı olan tavrın buradan anlaşılabileceğini söyleyerek, bu kurumun bir eğitim müessesesi olduğunu ve siyasallaştırılmaması gerektiğini belirtti.
Geçici öğretmenlerin mağduriyetlerinin “siyasi rant” yaratmak için yapılanlar sonucunda oluştuğunu söyleyen Talat, Eğitim Fakültesi mezunları için ihtiyaç duyulan açılımın bu şekilde yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Konuya ilişkin “anomali yaratıldığını” belirten Talat, bu değişikliğin, “Anayasa Mahkemesi kararını nasıl aşarız” düşüncesiyle yapıldığını savundu.
Bu düzenlemenin öğretmenler arasında statü farkı yaratacağını ve geçici öğretmenlerin sorunlarını çözmeyeceğini dile getiren Talat, düzenleme sonucunda lisans mezunu AÖA öğrencileri ile lise mezunu öğrenciler arasında ayrım ortaya çıkacağını söyledi.
Öğretmen olmak için yetiştirilmiş kişilerle, ilk işinde memnun olmayıp öğretmen olmayı sonradan tercih eden kişinin vereceği kamusal eğitim hizmetinin aynı olamayacağını belirten Talat, önceliğin öğrencilerin alacağı eğitim olduğunu kaydetti.
ÖZDENEFE
CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe de hükümetin, yasama yetkisinin Meclis'te olduğunu unuttuğunu söyleyerek, “hukukun ve Anayasanın üstünlüğü" mevhumu olmadığını ifade etti.
Yasa değişikliği metninin, bakanın söylemlerinden farklı olduğunu savunan Özdenefe, AÖA’nın özel bir statüsü ve yasası olduğuna işaret ederek, akademinin görevinin ilköğretime öğretmen sağlamak olduğunu belirtti. Özdenefe, bu değişiklikle yapılmak istenenin “kısa yoldan diploma” ve “kamu kadrosuna hızlı geçiş” olduğunu savundu.
Anayasa Mahkemesi’nin, öğretmenlik kriterinin “öğretmenlik eğitimi” olduğunu vurguladığını dile getiren Özdenefe, söz konusu yasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi kararlarının etrafından dolaşmak için düzenlendiğini söyledi. Özdenefe, yasa düzenlenirken önceliği ilköğretim çağındaki çocukların evrensel kriterlerde eğitim almasına verilmesi gerektiğini kaydetti.
Geçici öğretmenlere çağrı yapan ve sorunlarının böyle çözülemeyeceğini belirten Özdenefe, bu yasa değişikliğiyle beraber lisans mezunu her kişiye başvuru yolu açıldığını söyledi. Özdenefe, süreçte tüm paydaşların bir araya getirilmemesini eleştirerek, plan, bilimsel veriler ve aksiyon belirlenmesi yönünde bir çalışma yapılmadığını ifade etti.
ÇOLAKOĞLU
CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu, eğitim fakültesi çıkışlı ve alanlarında işsiz gençler bulunmasına rağmen, “sırf partilidir diye” farklı mesleklerden insanların ilkokullarda öğretmen olmasının doğru olmadığını belirtti.
İşin ehli olmayan insanların istihdam edilmek istenmesinin amacının bazı kesimlere kamuda kadrolanma imkanı sağlamak olduğunu söyleyen Çolakoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun öğretmenlik mesleğini “ayaklar altına aldığını” savundu.
Kendisinin müzik öğretmeni olarak eğitim gördüğünü ve ilköğretim çağında çocuklara ders verecek donanımı olmadığını, ancak orta öğretim yaşındaki çocuklara eğitim verebileceğini kaydeden Çolakoğlu, konu hakkındaki yapıcı, gerçekçi ve sürdürülebilir önerilerin kulak ardı edildiğini savundu.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.