Sarpten: Hükümetin doğal gaz projesini hayata geçirecek teknik beceriden yoksun olduğu aşikardır
Biyologlar Derneği eski Başkanı ve eğitimci Hasan Sarpten, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan doğal gaz mutabakatını değerlendirerek, doğal gazın çevresel ve ekonomik açıdan önemli bir seçenek olduğunu belirtti. Sarpten, hükümetin geçmişte doğal gaza karşı çıktığını hatırlatarak, projenin teknik yönetimi, kapasitesi ve karar süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Biyologlar Derneği eski Başkanı ve eğitimci Hasan Sarpten, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye ile KKTC arasında imzalanan doğal gaz mutabakatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"DOĞAL GAZ, FUEL-OİLE GÖRE EN ÖNEMLİ SEÇENEK"
Doğal gazın yenilenebilir bir enerji kaynağı olmadığını belirten Sarpten, buna rağmen mevcut fuel-oil kullanımına kıyasla özellikle azot oksit (NOx) ve kükürt oksit (SOx) emisyonlarını önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.
Sarpten, bu nedenle doğal gazın yenilenebilir enerji kaynaklarıyla birlikte değerlendirildiğinde, KKTC için hem ekolojik hem de ekonomik açıdan en önemli seçeneklerden biri olduğunu kaydetti.
"HÜKÜMETİN TUTUMU DEĞİŞTİ"
Geçmişte doğal gaza geçişi savunan uzman görüşlerinin hükümet tarafından reddedildiğini hatırlatan Sarpten, başta Erhan Arıklı ve Başbakan Ünal Üstel olmak üzere hükümet yetkililerinin "kablo ile elektrik" projesini öne çıkardığını belirtti.
Sarpten, Türkiye'nin stratejik hamlesiyle hükümetin doğal gaz projesini benimsemesinin sevindirici olduğunu ifade etti.
"KARAR SÜREÇLERİNE HALK DAHİL EDİLMİYOR"
Hükümetin projeye yeterince inanmadığını ve teknik kapasite konusunda eksiklikler bulunduğunu belirten Sarpten, enerji konusundaki yaklaşımın Kıbrıs Türk halkını yalnızca faturayı ödeyen taraf konumuna düşürme riski taşıdığını kaydetti.
"PROJE SADECE KKTC'NİN İHTİYACINI AŞIYOR"
Planlanan 55 santimetre çapındaki çift hatlı doğal gaz boru hattının kapasitesinin, adanın elektrik üretimi ile konut ve sanayi ihtiyacının üzerinde olduğunu belirten Sarpten, bunun projenin bölgesel ölçekte stratejik bir enerji planının parçası olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Sarpten, Kıbrıs Türk tarafının sürece etkin şekilde dahil olması gerektiğini belirterek, gelecekte yalnızca doğal gaz ithal eden değil, ihraç eden yapının da ortağı olmayı hedeflemesi gerektiğini kaydetti.
"EN BÜYÜK ENDİŞE PROJENİN DOĞRU YÖNETİLEMEMESİ"
Yıllardır kötü yakıt kullanımı, çevre kirliliği ve yetersiz yatırımlar nedeniyle enerji alanında önemli sorunlar yaşandığını belirten Sarpten, Kalecik-III sözleşmesiyle ülkenin yüksek maliyetle AKSA'ya bağımlı hale getirildiğini ifade etti.
Sarpten, en büyük endişesinin ise hükümetin çevresel ve ekonomik açıdan önemli avantajlar sağlayabilecek bu projeyi de sağlıklı şekilde yönetememesi olduğunu belirtti.
Sarpten'in paylaşımının tamamı şu şekilde
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.