İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

CMIRS araştırması: Katılımcıların yüzde 65,09’u Kıbrıs sorununun çözümü için anlaşma istiyor

CMIRS araştırması: Katılımcıların yüzde 65,09’u Kıbrıs sorununun çözümü için anlaşma istiyor

CMIRS’in Haziran 2026 araştırmasına göre, ankete katılanların yüzde 65,09’u Kıbrıs sorununun çözümü için bir anlaşma istediğini belirtirken, mevcut durumun devamını kabul edilemez bulanların oranı yüzde 59,96 oldu. Araştırmada federasyon modeli yüzde 75,94 ile en fazla kabul gören çözüm seçeneği olarak öne çıktı.

Yayın Tarihi: 26/07/26 20:56
okuma süresi: 10 dak.
CMIRS araştırması: Katılımcıların yüzde 65,09’u Kıbrıs sorununun çözümü için anlaşma istiyor

CMIRS’in Haziran 2026 araştırmasına göre Kıbrıslı Türklerin yüzde 59,96’sı mevcut durumun devamını kabul edilemez bulurken, iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon modeli yüzde 75,94 ile en fazla kabul gören çözüm modeli oldu. Araştırma, toplumun çözümsüzlükten duyduğu kaygının ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutlarında yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu.

Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS), Haziran 2026 dönemine ilişkin araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

500 kişiyle yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilen çalışma, CMIRS’in her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği araştırmanın devamı niteliğinde.

CMIRS, araştırmalarında Kıbrıslı Türklerin siyasi güven, sosyal güven, bireysel özgüven ve mutluluk algısını ölçerken, bu oranların zaman içerisindeki değişimini ve yaşanan gelişmelerden nasıl etkilendiğini de takip ediyor.

MİNE YÜCEL’İN DEĞERLENDİRMESİ

CMIRS Direktörü Mine Yücel, araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Kıbrıs Sorununun çözümsüzlüğüne yönelik toplumda güçlü bir memnuniyetsizlik bulunduğunu ve toplumun önemli bir çoğunluğunun bir anlaşmaya ulaşılmasını istediğini belirtti.

Yücel, katılımcıların yüzde 65,09’unun çözüm yönünde irade ortaya koymasının, mevcut statükonun toplumun önemli bir kesimi tarafından sürdürülebilir görülmediğini gösterdiğini ifade etti.

Bu bulgunun, mevcut durumun devamını kabul edilemez bulanların yüzde 59,96’lık oranıyla da desteklendiğini kaydeden Yücel, çözüm modellerine ilişkin değerlendirmelerde ise en yüksek kabul düzeyinin iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon modelinde görüldüğünü belirtti.

Yücel, federasyon modelinin yüzde 75,94 oranında kabul görmesinin, toplumun geniş bir kesiminin uluslararası parametreler çerçevesinde şekillenen çözüm seçeneklerine açık olduğunu gösterdiğini söyledi.

Konfederal çözüm modelinin de yüzde 61,37 oranında kabul edilebilir bulunmasının, toplumun farklı çözüm seçeneklerini değerlendirmeye hazır olduğunu ortaya koyduğunu belirten Yücel, üniter devlet modelinin ise yüzde 25,95 oranında kabul gördüğünü ve bu seçeneğin toplumsal destek açısından oldukça zayıf kaldığını ifade etti.

Yücel, buna rağmen üniter devlet modeline verilen desteğin geçmiş yıllara kıyasla yükseldiğini belirterek, bunun mevcut duruma yönelik memnuniyetsizliğin arttığının bir göstergesi olarak yorumlanabileceğini kaydetti.

BİRLİKTE YAŞAM KONUSUNDA TOPLUM İKİYE BÖLÜNMÜŞ DURUMDA

Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgunun Kıbrıslı Rumlarla yeniden birlikte yaşam konusundaki değerlendirmeler olduğunu belirten Yücel, bu fikri kabul edilebilir bulanların oranının yüzde 50,31 olduğunu açıkladı.

Bu oranın toplumun yaklaşık yarısının birlikte yaşam fikrine olumlu yaklaştığını gösterirken, diğer yarısının ise çekincelerini koruduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Yücel, çözüm iradesinin yüksek olmakla birlikte toplumsal güvenin ve karşılıklı ilişkinin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

ÇÖZÜMSÜZLÜK EKONOMİK VE GÜVENLİK KAYGILARINI ARTIRIYOR

Araştırmada yer alan kaygı göstergelerinin, Kıbrıs Sorununun yalnızca siyasi değil, ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutlarında da ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ettiğini ortaya koyduğunu belirten Yücel, katılımcıların yüzde 88,38’inin mevcut belirsizlikten kaygı duyduğunu söyledi.

Müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranının yüzde 82,36 olduğunu ifade eden Yücel, bu verilerin toplumun çözümsüzlüğü giderek daha büyük bir risk olarak değerlendirdiğini gösterdiğini kaydetti.

Ekonomik ve uluslararası gelişmelere ilişkin kaygıların daha yüksek seviyelerde olduğunu belirten Yücel, izolasyonların ve kısıtlamaların artma ihtimalini kaygı verici bulanların oranının yüzde 92,58, Kıbrıs Sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatacağını düşünenlerin oranının yüzde 91,98 olduğunu açıkladı.

Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik gelişmelerinden kaygı duyanların oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu belirten Yücel, Güney Kıbrıs’ın son dönemde yaptığı enerji ve güvenlik anlaşmalarını kaygı verici bulanların oranının da yüzde 92,39’a ulaştığını ifade etti.

ÇÖZÜM MODELLERİ DESTEKLENİYOR ANCAK KAYGILAR SÜRÜYOR

Araştırmada çözüm modelleri ile kaygılar arasındaki ilişkinin de dikkat çekici olduğunu belirten Yücel, federasyon modelinin yüzde 75,94 oranında kabul edilebilir bulunmasına rağmen, olası federal çözümü kaygı verici bulanların oranının yüzde 63,52 olduğunu söyledi.

Yücel, bunun toplumun çözüm fikrine destek verirken, çözümün uygulanma süreci ve olası sonuçlarına ilişkin önemli çekinceler taşıdığını gösterdiğini belirtti.

Benzer şekilde iki devletli çözümü kaygı verici bulanların oranının yüzde 44,09 olmasının da toplumun mevcut alternatiflerin tamamına belirli ölçülerde temkinli yaklaştığını ortaya koyduğunu ifade eden Yücel, toplumun belirli bir modeli koşulsuz desteklemekten ziyade güvenlik, ekonomi ve siyasi istikrar sağlayacak uygulanabilir bir çözüm arayışında olduğunu kaydetti.

KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

Ankete katılanların yüzde 65,09’u Kıbrıs Sorununun çözümü için bir anlaşma olmasını istediğini belirtmiştir.

Çözümle ilgili detaylı sorulara bakıldığı zaman ise mevcut durumun devamını kabul edilmez bulanların oranı yüzde 59,96 olmuştur.

Kıbrıslı Rumlarla yeniden birlikte yaşamayı kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 50,31 olmuştur.

İki toplumlu, iki kesimli siyasi eşitliğe dayalı federasyonu kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 75,94’tür.

Olası bir konfederal çözümü kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 61,37’dir.

Buna karşılık üniter bir devlet yapısı içerisinde olası bir çözüm modelini kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 25,95 olmuştur.

KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ KAYGILAR

Ankete katılanların yüzde 88,38’i Kıbrıs Sorunu’ndaki belirsizliği kaygı verici bulmaktadır.

Benzer şekilde ankete katılanların yüzde 82,36’sı Kıbrıs Sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulduğunu belirtmiştir.

Ankete katılanların yüzde 73,35’i Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyi üzerindeki artan etkisinden kaygı duyduğunu belirtmiştir.

Ankete katılanların yüzde 87,17’si uluslararası aktörlerin tutumlarını kaygı verici bulduğunu belirtmiştir.

Olası bir federal çözümü kaygı verici bulanların oranı yüzde 63,52’dir.

Ankete katılanların yüzde 44,09’unun iki devletli çözümü kaygı verici bulması da dikkat çekici bulunmuştur.

Mevcut durumun uzun yıllar değişmeden devam etmesini kaygı verici bulanların oranı yüzde 86,58 olmuştur.

Gelecekte artabilecek izolasyonlar ve kısıtlamaları kaygı verici bulanların oranı yüzde 92,58’dir.

Ankete katılanların yüzde 91,98’i Kıbrıs Sorununun ekonomik gelişmeyi yavaşlatması kaygısını taşımaktadır.

Adada yeniden bir gerginlik ve çatışma ihtimalini kaygı verici bulanların oranı yüzde 89,57 olmuştur.

Doğu Akdeniz’deki enerji ve askeri gelişmeleri kaygı verici bulanların oranı yüzde 90,78 olmuştur.

Kıbrıs Rum kesiminin son dönemde yaptığı enerji ve güvenlik anlaşmaları ise yüzde 92,39 oranında bir kesim için kaygı vericidir.

SONUÇ

Araştırma bulguları, Kıbrıslı Türk toplumunun büyük çoğunluğunun mevcut statükodan memnun olmadığını ve Kıbrıs Sorununun çözüme kavuşmasını istediğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Federasyon modeli en yüksek toplumsal kabulü görürken, konfederal çözüm seçeneği de önemli düzeyde destek bulmaktadır.

Üniter devlet modeli toplumda oldukça sınırlı bir kabul görmekte olmasına rağmen geçmiş yıllara kıyasla bu seçeneğe yönelik destekte de artış gözlemlenmiştir. Bu da aslında mevcut duruma yönelik memnuniyetsizliğin çok fazla artmış olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Bununla birlikte araştırma, çözüm isteğinin tek başına yeterli olmadığını; toplumun çözüm modellerinin uygulanabilirliği, güvenlik boyutu, ekonomik etkileri ve gelecekte doğurabileceği sonuçlar konusunda önemli kaygılar taşıdığını göstermektedir.

İzolasyonların artması, ekonomik durgunluk, bölgesel güvenlik gelişmeleri ve müzakere sürecinin tıkanması, toplumun en güçlü endişe alanlarını oluşturmaktadır.

Genel olarak değerlendirildiğinde toplum, çözümsüzlüğü sürdürülebilir görmemekte, ancak herhangi bir çözümün kalıcı güvenlik, ekonomik refah ve siyasi istikrar sağlaması gerektiğini düşünmektedir.

Bulgular, Kıbrıslı Türklerin çözüm arayışını sürdürürken aynı zamanda belirsizliklerin azaltılmasını, uluslararası güvence mekanizmalarının güçlendirilmesini ve toplumlar arası güvenin artırılmasını öncelikli beklentiler arasında gördüğünü ortaya koymaktadır.

Bu nedenle gelecekte yürütülecek müzakere süreçlerinin yalnızca siyasi uzlaşıyı değil, toplumun güven ve gelecek kaygılarını da dikkate alan kapsamlı bir yaklaşım benimsemesi büyük önem taşımaktadır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.