Erhan Arıklı’nın adı 30 yıl sonra İsak dosyasında yeniden gündemde
1996’da Derinya’da Tasos İsak’ın öldürülmesine ilişkin dosya, olayın 30’uncu yılında yeniden gündeme taşındı. Dönemin uluslararası tutuklama emirlerinde adı bulunan beş kişiden biri olan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın 2012’de Kırgızistan’da Interpol araması kapsamında gözaltına alınması da yeniden gündeme geldi.
Güney Kıbrıs’ta 1996 yılında Derinya’da Tasos İsak’ın öldürülmesiyle ilgili dosya, olayın 30’uncu yılında yeniden gündeme gelirken, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın adı da soruşturma kapsamında yeniden öne çıktı. Arıklı, 1996’da İsak’ın ölümüyle ilgili "Kıbrıs Cumhuriyeti" makamlarının çıkardığı uluslararası tutuklama emirlerinde adı geçen beş kişiden biri olarak kayıtlara geçti. Arıklı, 2012 yılında Kırgızistan’da bu dosya kapsamında Interpol araması nedeniyle gözaltına alınmış, ancak daha sonra serbest bırakılmıştı.
Philenews'te yer alan habere göre İsak ve kuzeni Solomos Solomu’nun öldürülmelerinin 30’uncu yılı nedeniyle yayımladığı haberde, olayların üzerinden üç dekat geçmesine rağmen sorumluların cezalandırılmadığına dikkat çekti. Gazete, İsak’ın öldürülmesiyle ilgili uluslararası tutuklama emirleri çıkarılan isimler arasında Erhan Arıklı’nın da bulunduğunu hatırlattı.
YILMAZ, ERGÜN, KORELİ, ARSLAN VE ARIKLI'NIN ADI İSAK SORUŞTURMASINDA
"Kıbrıs Cumhuriyeti" polisi, 22 Kasım 1996’da Tasos İsak’ın öldürülmesiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen beş kişi hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı. Philenews’ün aktardığı dosya bilgilerine göre bu isimler Hasim Yılmaz, Neyfel Mustafa Ergün, Polat Fikret Koreli, Mehmet Mustafa Arslan ve Erhan Arıklı olarak sıralandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) İsaak/Türkiye kararına ilişkin dosyada da söz konusu isimler, İsak’ın ölümüyle ilgili "Kıbrıs Cumhuriyeti" makamlarının soruşturması kapsamında belirlenen kişiler arasında yer alıyor. AİHM kararında, soruşturma kapsamında kişilerin fotoğraf ve görüntüler üzerinden tespit edilmeye çalışıldığı aktarılıyor.
Ancak Arıklı’nın adının soruşturma dosyasında ve tutuklama emirlerinde yer alması, kendisinin İsak’ın öldürülmesinden mahkeme kararıyla suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Arıklı hakkında bu olayla ilgili bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
"2012'DE KIRGIZİSTAN'DA GÖZALTI"
Arıklı’nın adı dosyada özellikle 2012 yılında Kırgızistan’da gözaltına alınmasıyla yeniden uluslararası gündeme gelmişti.
Kırgızistan makamları, 18 Eylül 2012’de Arıklı’yı Interpol üzerinden yapılan uluslararası arama kapsamında gözaltına aldı. Kırgızistan kaynaklarında Arıklı’nın 1996’dan beri arandığı ve İsak’ın öldürülmesiyle bağlantılı bir cinayet şüphesi kapsamında işlem yapıldığı bildirildi.
"Kıbrıs Cumhuriyeti" yönetimi ise Arıklı’nın gözaltına alınmasının ardından Kırgızistan’dan iadesini talep etti. Dönemin "Kıbrıs Cumhuriyeti" Dışişleri Bakanı Erato Kozakou-Markoullis, 24 Eylül 2012’de Kırgızistan Dışişleri Bakan Yardımcısı ile yaptığı görüşmede Arıklı’nın tutuklanması ve iadesi konusunu gündeme getirdi ve Kırgızistan makamlarından iş birliği talep etti.
Arıklı daha sonra Kırgızistan’da serbest bırakıldı ve "Kıbrıs Cumhuriyeti"’nin iade girişimi sonuçsuz kaldı.
2012’deki olayın ardından dönemin Rum basınında Arıklı’nın dosyadaki konumu da tartışılmış, bazı haberlerde Arıklı hakkında İsak cinayetiyle bağlantılı güçlü delil bulunmasının zor olduğu yönündeki değerlendirmelere yer verilmişti.
AİHM'İN KONUYLA İLGİLİ TÜRKİYE KARARI
İsak’ın ölümüyle ilgili en önemli hukuki gelişmelerden biri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 24 Haziran 2008 tarihli İsaak/Türkiye kararı oldu. AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’nci maddesini, hem yaşam hakkının korunması hem de İsak’ın ölümüne ilişkin etkili soruşturma yürütülmesi bakımından ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, sorumluların cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir soruşturma yürütülmediği değerlendirmesinde bulunarak İsak’ın ailesine tazminat ödenmesine karar verdi.
Karar, İsak’ın ölümünün üzerinden yaklaşık 12 yıl geçtikten sonra verilmiş olsa da olayda doğrudan sorumlu olduğu iddia edilen kişilere ilişkin cezai bir mahkûmiyet ortaya çıkmadı. İsak ve Solomu’nun öldürülmelerinin 30’uncu yılı dolayısıyla Güney Kıbrıs’ta anma etkinlikleri ve motosiklet yürüyüşleri düzenleniyor. Philenews, bu yılki etkinliklerde İsak ve Solomu dosyasındaki tutuklama emirlerinin uygulanması çağrılarının yeniden gündeme getirildiğini bildirdi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.