İÇ HABERLER
okuma süresi: 8 dak.

GSI’da deniz araştırmaları yeniden başlıyor: Güzergâh Türkiye’nin kıyısında

GSI’da deniz araştırmaları yeniden başlıyor: Güzergâh Türkiye’nin kıyısında

Yüksek maliyeti, "delilik" düzeyindeki teknik zorlukları ile bilinen Great Sea Interconnector (GSI) projesinde deniz araştırmalarının yeniden başlatılması, projenin önündeki sorunların aşıldığı anlamına gelmiyor. Güzergâhın Türkiye’nin kıta sahanlığıyla kesiştiği belirtilen bölümler, teknik çalışmayı doğrudan jeopolitik bir meseleye dönüştürürken, yeniden başlayan süreç projenin en hassas aşamasına işaret ediyor.

Yayın Tarihi: 20/08/26 07:30
okuma süresi: 8 dak.
GSI’da deniz araştırmaları yeniden başlıyor: Güzergâh Türkiye’nin kıyısında

2025 yılında maliyetinin 2 milyar doları aştığı belirtilen, teknik zorlukları nedeniyle de “delilik” düzeyinde bir mühendislik projesi olarak nitelendirilen Great Sea Interconnector (GSI), bu kez teknik sorunlarının yanı sıra jeopolitik riskleriyle de Doğu Akdeniz gündemindeki yerini koruyor.

Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail’in elektrik şebekelerini denizaltı kablolarıyla birbirine bağlamayı hedefleyen proje kapsamında deniz araştırmalarının yeniden başlatılması kararlaştırıldı.

Projenin temel hedefi, yüksek gerilimli denizaltı kablolarıyla İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan-Girit elektrik sistemlerini birbirine bağlamak ve Kıbrıs’ın elektrik bakımından izole konumunu sona erdirerek Avrupa elektrik ağına entegre olmak.

Ancak projenin önündeki en kritik başlıklardan biri, geride kalan deniz tabanı araştırmalarının tamamlanması. Özellikle Girit ile Güney Kıbrıs arasındaki hattın Türkiye’nin kıta sahanlığına girdiği belirtilen bölümlerinde yapılması gereken zemin, derinlik ve güzergâh ölçümleri, GSI’ın teknik olduğu kadar siyasi açıdan da en hassas aşamasını oluşturuyor.

Rum basınında yer alan bilgilere göre, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, projenin ilerletilmesi ve deniz tabanı araştırmalarının tamamlanması konusunda telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Üç liderin, projenin fiilen yeniden başlatılması için uzman bir şirket tarafından deniz araştırmalarının yeniden başlatılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardığı aktarıldı.

Great Sea Interconnector projesinde kabloların döşenmesi öncesinde Kıbrıs ile Girit arasındaki deniz tabanında araştırmalara başlanacağı ve gemileri bilgilendirmek amacıyla “mümkün olan en kısa sürede” NAVTEX yayımlanacağı bildirildi. Araştırılması gereken alanın yüzde 40’ının Yunanistan ve Türkiye’nin hak iddia ettiği tartışmalı sularda bulunduğu belirtildi.

HEDEF KÖFÜNYE–GİRİT HATTININ GÜZERGÂHINI NETLEŞTİRMEK

Görüşmelerde özellikle Köfünye (Geçitkale) ile Girit’teki Korakia bölgesi arasındaki bağlantının güzergâhının netleştirilmesi üzerinde durulduğu belirtiliyor.

Bu kapsamda deniz tabanının yapısı, derinlikler ve kablonun döşenmesi için en uygun güzergâhın belirlenmesine yönelik ölçümlerin tamamlanması hedefleniyor.

Söz konusu hattın, Güney Kıbrıs’ın elektrik şebekesini Girit üzerinden Avrupa elektrik ağına bağlayacak kritik bağlantı olması nedeniyle araştırmaların yeniden başlatılması, projenin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

1000 MW KAPASİTE, İLERİDE 2000 MW HEDEFİ

Great Sea Interconnector, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’in elektrik şebekelerini denizaltından döşenecek kablolarla birbirine bağlamayı hedefleyen uluslararası bir enerji altyapı projesi.

Projenin mevcut planlamasında 1000 MW kapasite öngörülürken, ilerleyen aşamalarda elektrik transfer kapasitesinin 2000 MW’a kadar çıkarılması planlanıyor.

Projenin temel amaçlarından biri, Kıbrıs’ın elektrik bakımından dışa bağımlı ve izole konumunu ortadan kaldırarak adayı Avrupa elektrik ağına bağlamak. Aynı zamanda bölgedeki yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilecek elektriğin Avrupa’ya aktarılmasına imkân sağlanması hedefleniyor.

ESKİ ADI EUROASIA INTERCONNECTOR

Great Sea Interconnector daha önce EuroAsia Interconnector adıyla biliniyordu.

Proje, yalnızca bir elektrik iletim hattı olarak değil, Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki enerji bağlantısını güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir altyapı projesi olarak konumlandırılıyor.

Avrupa Birliği tarafından öncelikli “Ortak Çıkar Projesi” (PCI) kapsamında desteklenen GSI, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’i enerji güvenliği, ekonomik ilişkiler ve jeopolitik açıdan birbirine daha fazla bağlamayı hedefliyor.

GÜNEY KIBRIS–İSRAİL ETABI İÇİN BAŞVURULAR YAPILDI

Projenin Güney Kıbrıs–İsrail ayağının ilerletilmesi amacıyla düzenleyici kurumlara resmi yatırım ve maliyet paylaşımı başvurularının yapıldığı belirtiliyor.

Projenin ortaklık yapısında da değişiklik yaşanırken, Fransız yatırım şirketi Meridiam projeye dahil olarak ana hissedar konumuna geldi.

Bununla birlikte projenin Girit ile Güney Kıbrıs arasındaki bölümünde deniz tabanı ve derinlik ölçümlerinin tamamlanması, GSI’ın önündeki temel teknik aşamalardan biri olarak öne çıkıyor.

TEKNİK ZORLUKLARIN YANINA JEOPOLİTİK RİSK EKLENDİ

GSI’ın en önemli tartışma başlıklarından biri ise kablonun geçeceği güzergâhla ilgili.

Projenin bazı deniz alanlarının Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde bulunduğunun belirtilmesi, deniz araştırmalarını yalnızca teknik bir çalışma olmaktan çıkararak doğrudan jeopolitik bir mesele haline getiriyor.

Bu nedenle güzergâhın kesinleştirilmesi, deniz tabanı araştırmalarının yapılması ve kablonun döşenmesi aşamalarında yalnızca mühendislik koşulları değil, deniz yetki alanları ve bölgesel siyasi dengeler de belirleyici olacak.

Projenin toplam maliyeti, derin deniz koşulları, kesin güzergâhın belirlenmesi ve finansman yapısı konusunda da çeşitli soru işaretleri ve uyarılar bulunuyor.

ENERJİ PROJESİNDEN DAHA FAZLASI

GSI’ın yeniden hareketlendirilmesi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetinin yalnızca doğalgaz ve hidrokarbon kaynakları üzerinden yürütülmediğini de gösteriyor.

Bu kez enerji denklemine elektrik enterkonneksiyonu, Avrupa enerji ağına entegrasyon, yenilenebilir enerji, enerji güvenliği ve deniz yetki alanları aynı anda dahil oluyor.

Projenin gerçekleşmesi halinde Kıbrıs’ın Avrupa elektrik ağına bağlanması ve Yunanistan-Girit üzerinden Avrupa ile doğrudan elektrik bağlantısına kavuşması hedefleniyor. İsrail’in de aynı hat üzerinden Avrupa enerji sistemine bağlanması planlanıyor.

Ancak 2 milyar doları aşan maliyet, derin deniz mühendisliği, finansman, güzergâh ve deniz yetki alanları gibi başlıklar GSI’ın önündeki belirsizliklerin hâlâ ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla deniz araştırmalarının yeniden başlatılması, projenin tamamlandığı veya önündeki siyasi ve teknik sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Aksine, GSI’ın en tartışmalı aşamalarından birine yeniden girildiğine işaret ediyor.

Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve deniz yetki alanları üzerinden şekillenen rekabetin ortasında GSI’ın yeniden sahaya dönmesi, projenin yalnızca bir elektrik kablosu değil, bölgenin değişen enerji ve jeopolitik mimarisinin önemli unsurlarından biri olarak izlenmeye devam edeceğini gösteriyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.