İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Mehmet Çakıcı: “Hatay Belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız”

Mehmet Çakıcı: “Hatay Belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız”

“Hatay belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız. Durum bu…” diyen Çakıcı, böylece Filo Jet faciasının yalnızca bir deniz kazası olarak değil; afet hazırlığı, kriz yönetimi, güvenlik standartları ve toplumsal travmayla mücadele kapasitesi açısından da ülkenin önündeki büyük bir sınav olduğunu ortaya koydu.

Yayın Tarihi: 03/09/26 14:20
okuma süresi: 6 dak.
Mehmet Çakıcı: “Hatay Belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız”

Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının beşinci gününde kayıpları arama çalışmaları sürerken, toplumun yaşadığı psikolojik travmaya ilişkin değerlendirmeler de gündemde.

Psikiyatrist Dr. Mehmet Çakıcı, facianın yalnızca kayıp yakınlarını değil, küçük bir toplum olan KKTC’nin tamamını etkileyen ağır bir travma yarattığını söyledi.

Çakıcı, yaşananların aynı zamanda ülkedeki afet ve kriz yönetimi kapasitesini sorgulattığını belirterek, “Hatay belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız. Durum bu. Ama 30 tane üniversitemiz var” dedi.

Girne açıklarında batan Filo Jet isimli yolcu gemisinin ardından kayıpları arama çalışmaları beşinci günde de devam ederken, facianın toplum üzerindeki psikolojik etkileri giderek daha fazla hissediliyor.

Uzmanlar, özellikle kayıp yakınlarının yaşadığı belirsizlik, çaresizlik ve bekleyişin ağır bir travma sürecine dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Psikiyatrist Dr. Mehmet Çakıcı ise yaşananları toplumsal bir travma olarak değerlendirdi.

“PSİKOLOJİK BİR TRAVMA YAŞIYORUZ”

Çakıcı, facianın ani ve beklenmedik niteliğinin travmanın etkisini daha da ağırlaştırdığını belirterek, en büyük yükü elbette hayatını kaybedenlerin ve kayıpların yakınlarının taşıdığını söyledi.

“Psikolojik bir travma yaşıyoruz… Ani ve beklenmedik bu facia ile… Dışarıda cenazeler denizin içinde kayıplar. En kötüsünü elbette yakınlar yaşıyor. Dehşet ve çaresizlik” diyen Çakıcı, bu tür travmaların yalnızca bireysel olmadığını ifade etti.

Deprem ve savaşlarda olduğu gibi, büyük felaketlerin toplumun tamamında psikolojik izler bıraktığını belirten Çakıcı, KKTC’nin küçük bir toplum olması nedeniyle facianın etkisinin çok daha geniş bir kesime yayıldığına işaret etti.

“HEPİMİZ BU TRAVMANIN İÇİNDEYİZ”

Çakıcı, “Depremde de böyledir… Savaşta da böyledir. Küçük bir toplumuz, hepimiz etkileniyor” diyerek, facianın yalnızca olay yerinde bulunanlar veya kayıp yakınlarıyla sınırlı bir travma olmadığını vurguladı.

Gazetecilerden polislere kadar olayın içerisinde görev alan herkesin bu psikolojik sürecin parçası olduğunu belirten Çakıcı, toplumun büyük bölümünün ise yaşananları haberler ve görüntüler üzerinden takip ederek travmatik süreci yeniden yaşadığını söyledi.

“Gazetecimiz de polisimiz de bu travmanın içinde… Tüm toplum bu videoları, haberleri de okuyarak bunları yaşıyor. Kimse böyle bir şeye hazır değil. Hiçbir cihetle hazır değil. Siyasetçimiz de hazır değil” ifadelerini kullandı.

KİMİ İÇİNE KAPANIYOR, KİMİ ÖFKEYLE TEPKİ VERİYOR

Çakıcı, travmanın toplumdaki herkeste aynı biçimde ortaya çıkmayacağına da dikkat çekti.

Bazı insanların yaşananlar karşısında içine kapanabileceğini ve durgunlaşabileceğini belirten Çakıcı, bazı kişilerde ise bunun tam tersine ani tepkiler, sinir ve öfke patlamaları şeklinde görülebileceğini söyledi.

Bu nedenle facianın ardından ortaya çıkan farklı toplumsal tepkilerin de travmanın doğal sonuçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“STANDARTSIZ BİR YAŞAM”

Çakıcı’nın açıklamalarındaki en sert bölüm ise yaşanan faciayı yalnızca denizde meydana gelen bir kaza olarak değil, ülkedeki standart ve kriz yönetimi sorunları açısından değerlendirmesi oldu.

“Standartsız bir yaşam” ifadesini kullanan Çakıcı, geminin yola çıkışından geminin teknik durumuna ve personeline kadar bir dizi noktada standart sorunu bulunduğunu savundu.

“Geminin yola çıkışında standart yok, geminin kendisinde yok. Personelinde yok” diyen Çakıcı, facia sırasında yaşananlara ilişkin dikkat çekici örnekler de verdi.

“MAYDAY ÇAĞRISI YAPMAYI BİLMİYORLARMIŞ”

Çakıcı, gemi personelinin acil durum sırasında Mayday çağrısı yapmayı bilmediği yönündeki ifadeye dikkat çekti.

Facianın en kritik anlarından biri olan batma sırasında yolcuların yaşadığı çaresizliği de anlatan Çakıcı, “Kadın çocuğuna yelek bulamıyor” dedi.

Geminin batması sırasında yaşananlara ilişkin Çakıcı, “Batma esnasında ilk kaçanlar gemi yetkilileri” ifadelerini kullandı.

“AFET MERKEZİMİZ NEREDE? TRAVMA MERKEZİ NEREDE?”

Çakıcı, yaşanan facianın ardından yalnızca arama-kurtarma kapasitesinin değil, olay sonrasında topluma ve kayıp yakınlarına psikolojik destek sağlayacak yapıların da sorgulanması gerektiğini söyledi.

Bu noktada doğrudan şu soruları yöneltti:

“Afet merkezimiz nerede? Travma Merkezi nerede?”

Çakıcı’ya göre büyük bir felaket karşısında toplumun hazırlıklı olması yalnızca teknik ekipman ve arama-kurtarma kapasitesiyle sınırlı değil. Afetin ardından ortaya çıkacak ağır psikolojik tabloyla baş edebilecek kurumsal yapıların da önceden oluşturulması gerekiyor.

Çakıcı, değerlendirmesini Hatay örneği üzerinden tamamladı.

“Hatay belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız. Durum bu…” diyen Çakıcı, böylece Filo Jet faciasının yalnızca bir deniz kazası olarak değil; afet hazırlığı, kriz yönetimi, güvenlik standartları ve toplumsal travmayla mücadele kapasitesi açısından da ülkenin önündeki büyük bir sınav olduğunu ortaya koydu.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.