İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Cansu Nazlı: Kadına yönelik şiddetle mücadelede tarafsızlıkla yürütülemez

Cansu Nazlı: Kadına yönelik şiddetle mücadelede tarafsızlıkla yürütülemez

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu Nazlı, kadına yönelik şiddetle tarafsız kalınarak mücadele edilemeyeceğini belirterek “Ya ezenden yana olacaksın ya ezilenden. Bunun ortası yok” dedi.

Yayın Tarihi: 13/09/26 15:50
okuma süresi: 6 dak.
Cansu Nazlı: Kadına yönelik şiddetle mücadelede tarafsızlıkla yürütülemez

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kıbrıs’ın kuzeyinde son beş gün içerisinde iki kadının şiddet sonucu yaşamını yitirmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel vakalar üzerinden ele alınamayacağını belirterek, şiddeti üreten toplumsal ve siyasal düzenle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Nazlı, “Bataklığı kurutmak için ataerkil sermaye düzenine, dinsel gericiliğe ve neoliberal muhafazakarlığa karşı direnmeliyiz” dedi.

Nazlı, kadına yönelik şiddete ilişkin yaptığı açıklamada, kadınlara şiddet gördüklerinde nereye başvurabileceklerini anlatmanın tek başına yeterli olmadığını belirtti. Nazlı, “Bir kadına şiddete uğradığı durumlarda nereye gidebileceğini söylesek de neden gitmediğini çözmedikten sonra kadınlar özgürleşemez” ifadelerini kullandı.

Şiddeti ayrılmak veya boşanmak için geçerli bir sebep olarak görmeyen, şiddet gören kadınlara aile birliğini korumak adına “dayanmayı” ve “katlanmayı” telkin eden erkek egemen muhafazakar kalıp yargıların kırılması gerektiğini kaydeden Nazlı, kadınların şiddet gördükleri evden uzaklaşmaları halinde dahi ekonomik olarak bağımsız bir yaşam kurabilmelerinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Nazlı, “Kadınların şiddet gördüğü evden kaçsa da kazandığı asgari ücretle bir ev kiralayıp geçinmesinin mümkün olmadığı koşulları ortadan kaldırmalıyız” dedi.

"GERİCİLİĞE VE MUHAFAZAKARLIĞA GEÇİT VERMEMELİYİZ"

Din ve inanç kisvesi altında kadınların yaşamı ve bedeni üzerinde baskı kurulmasına karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Nazlı, kadına yönelik şiddeti önleyici ve kadınları şiddetten koruyucu mekanizmalar talep etmekle yetinilmemesi gerektiğini belirtti.

Nazlı, “Bataklığı kurutmak için ataerkil sermaye düzenine, dinsel gericiliğe ve neoliberal muhafazakarlığa karşı direnmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Devletin sosyal politikalar alanından geri çekilerek bu alanı vakıf ve derneklere bırakmasının kabul edilmemesi gerektiğini söyleyen Nazlı, din işlerine ayrılan bütçeye de tepki gösterdi. Nazlı, “Din işlerine ayrılan bütçenin neden Sosyal Hizmetlere ayrılmadığının hesabını bu bütçeleri getiren ve geçiren vekiller verecek" dedi.

Devletin bir sığınma evi dahi kurmadığı, okulların ise ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu koşullarda yol boyunca ihtişamlı camiler inşa edilmesine de itiraz ettiklerini belirten Nazlı, kadına yönelik şiddetin artışından gerici tarikatlar ile bu tarikatların faaliyetlerine son vermeyen devlet yetkililerinin sorumlu olduğunun altını çizdi.

"EĞİTİM BAKANLIĞI DA SORUMLUDUR"

Nazlı, Eğitim Bakanlığı’nın politikalarının da kadına yönelik şiddet açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Müfredattan evrim teorisini çıkaran, toplumsal cinsiyet eşitliğinin koymayı aklına getirmeyen, din derslerini zorunlu yapan Eğitim Bakanlığı da şiddete uğrayan ve şiddet ile kadınların yaşamdan alınmasından sorumlu" ifadelerini kullandı.

Neoliberal muhafazakâr politikaları uygulayanların aynı zamanda kadına yönelik şiddete karşı olduklarını iddia edemeyeceğini belirten Nazlı, dinsel gericiliğin yıllardır ülkeye sistematik biçimde dayatıldığını ifade etti.

Nazlı, gericiliği “din ve inanç özgürlüğü” adı altında topluma kabul ettirmeye çalışanların da kadına yönelik şiddetin artmasında payı bulunduğunu söyledi.

"ŞİDDETİ ‘AİLE MESELESİ’ OLARAK KAPATAN POLİSİN DE PAYI VAR"

Kadına yönelik şiddet vakalarında devlet kurumlarının tutumuna da dikkat çeken Nazlı, kendisine ulaşan şiddet şikâyetini “aile meselesi” olarak değerlendiren polis yaklaşımını eleştirdi.

Nazlı, “Erkek egemen kafasıyla kendisine gelen şiddet şikayetini ‘aile meselesi’ olarak kapatan polisin de payı var, bu ihmali soruşturmayan polis amirinin de" dedi.

Kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel vakalar üzerinden ele alınamayacağını belirten Nazlı, hükümet, Meclis, Ankara, patronlar, gerici vakıflar, tarikatlar ve gece kulübü sahiplerine karşı mücadele edilmeden kadına yönelik şiddetten kurtulmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Nazlı, kadına yönelik şiddetin icracısı olan veya şiddete müdahale etmeyerek artmasına neden olan tüm unsurlara karşı örgütlü mücadelenin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, bu unsurlarla kadına şiddet konusunda lobicilik yapılmasını reddettiklerini söyledi.

"YA EZENDEN YANA OLACAKSIN YA EZİLENDEN"

Nazlı, kadın cinayetlerine, kadınların kamusal alanlarda bıçaklanmasına ve kadınların tutsak edilmesine karşı mücadelenin tarafsız bir tutumla yürütülemeyeceğini belirtti. Kadına yönelik şiddet karşısında taraf olunması gerektiğini vurgulayan Nazlı, mücadelenin ezilenlerden yana örgütlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Ya ezenden yana olacaksın ya ezilenden. Bunun ortası yok” dedi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.