Liberal Demokrasi Hareketi: Kadınlar ölmeden önce çalışan bir sistem istiyoruz
LDH Hukuk Komitesi Faaliyet Sorumlusu Beliz Özdayı, bir haftada iki kadının öldürülmesine dikkat çekerek Ev İçi Şiddet Yasa Tasarısı’nın derhal geçirilmesini, koruma kararlarının uygulanmasını ve acil eylem planı hazırlanmasını istedi.
Liberal Demokrasi Hareketi (LDH) Hukuk Komitesi Faaliyet Sorumlusu Beliz Özdayı, bir hafta içerisinde iki kadının öldürülmesine dikkat çekerek, kadınların yaşam hakkının siyasi takvimleri ve bürokratik gecikmeleri bekleyemeyeceğini belirtti.
Özdayı yaptığı açıklamada, Saliha Özkol’un hakkında koruma ve uzaklaştırma kararları bulunmasına rağmen boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldüğünü, ardından 35 yaşındaki Rukiye Tunçer’in de eşi tarafından öldürüldüğü haberini aldıklarını ifade etti.
Daha önce Metropol’de 22 yaşındaki genç bir kadının gündüz vakti, herkesin gözü önünde bıçaklandığını anımsatan Özdayı, birkaç ay önce de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddialarıyla sarsıldıklarını kaydetti.
“Daha kaç kadın? Daha kaç çocuk? Daha kaç kez aynı acıları yaşayıp birkaç gün sonra hayatımıza devam edeceğiz?” diye soran Özdayı, yaşananların birbirinden bağımsız “münferit olaylar” olmadığını vurguladı.
“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
Kadınların tekrar tekrar erkek şiddetinin hedefi olmasının ve koruma kararlarına rağmen öldürülebilmesinin yıllardır görmezden gelinen yapısal bir sorunun sonucu olduğunu belirten Özdayı, “Kadın cinayetleri politiktir” dedi.
Özdayı, kadınları koruyacak yasaların yıllardır bekletilmesinin, koruma kararlarının uygulanıp uygulanmamasının ve şiddet riski bilinen bir kadının gerçekten korunup korunamamasının politik olduğunu ifade etti.
Saliha Özkol’un öldürülmesinin bir gerçeği yeniden gösterdiğini kaydeden Özdayı, “Kâğıt üzerindeki koruma kararı, uygulanmadığı ve denetlenmediği sürece koruma değildir” ifadelerini kullandı.
“EV İÇİ ŞİDDET YASA TASARISI DAHA FAZLA BEKLETİLMEMELİ”
Ev İçi Şiddet Yasa Tasarısı’nın artık daha fazla bekletilmemesi gerektiğini belirten Özdayı, yasanın derhal geçirilmesi çağrısında bulundu.
Özdayı, koruma kararlarının ihlalinin caydırıcı sonuçlar doğurması, yüksek riskli faillerin takip edilmesi ve polis, sosyal hizmetler, sağlık ile yargı arasında gerçekten işleyen bir mekanizma kurulması gerektiğini söyledi.
Meselenin yalnızca yasa olmadığını vurgulayan Özdayı, kadının hayatını ve özgürlüğünü kontrol etmeyi erkeğin hakkı gibi gören ataerkil anlayışla da mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kadınlara özgürlüklerini kısıtlamalarını öğütlemek çözüm değildir” diyen Özdayı, bir haftada iki kadının öldürülmesi ve koruma kararlarının dahi kadınları hayatta tutmaya yetmemesinin “kriz” olduğunu belirtti.
“DERHAL BİR KRİZ MASASI KURULMALI”
Özdayı, derhal bir kriz masası kurulması ve hukukçular ile ilgili kurumlarla birlikte somut bir acil eylem planı hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Kadınların yaşam hakkının siyasi takvimleri ve bürokratik gecikmeleri bekleyemeyeceğini vurgulayan Özdayı, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bir sonraki kadının adını öğrenmek istemiyoruz. Kadınlar ölmeden önce çalışan bir sistem istiyoruz.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.