İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

Zirve öncesi Fidan hamlesi

Zirve öncesi Fidan hamlesi

Lefkoşa temaslarının ardından iki devletli çözüm tercihini yineleyen Hakan Fidan, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescilini kalıcı çözümün öncelikli şartı olarak gösterdi. Üçlü görüşme öncesindeki açıklama, Ankara’nın diplomatik temaslarını sürdürürken çözüm çizgisini koruduğunu ortaya koydu.

Yayın Tarihi: 06/11/26 22:10
okuma süresi: 5 dak.
Zirve öncesi Fidan hamlesi
Özel Haber
A- A A+

Lefkoşa temaslarının ardından iki devletli çözüm tercihini yineleyen Hakan Fidan, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescilini kalıcı çözümün öncelikli şartı olarak gösterdi. Üçlü görüşme öncesindeki açıklama, Ankara’nın diplomatik temaslarını sürdürürken çözüm çizgisini koruduğunu ortaya koydu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 6 Kasım’daki KKTC ziyaretinin ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, “Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiğine inanıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk halkının güvenliği, kalkınması ve refahını öncelik olarak tanımlayan Fidan, Türkiye’nin anavatan ve garantör devlet sıfatıyla desteğini sürdüreceğini belirtti. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescilini ise adil ve kalıcı çözümün öncelikli şartı olarak ifade etti.

ANKARA’NIN ÇÖZÜM TERCİHİ DEĞİŞMEDİ

Fidan’ın federasyon kelimesine yer vermediği açıklaması, Ankara’nın çözüm arayışını hangi model üzerinden yürüttüğünü yeniden gösterdi. Türkiye’nin siyasi tercihi, iki devletin yan yana varlığı ve Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği olarak tarif edildi.

Bu, yeni bir politika ilanından çok mevcut tutumun teyidi. Lefkoşa’daki temaslar, Türkiye’nin federasyon zeminine dönmeye hazırlandığı yönünde bir mesaj içermiyor. Ankara, diplomatik görüşmelere katılımıyla çözüm modeli konusundaki tutumunu birbirinden ayırıyor.

Bununla birlikte açıklama, tarafların kapsamlı çözümün esaslarında uzlaştığını da göstermiyor. Türkiye’nin tercih ettiği modelin yeniden vurgulanması, ortak müzakere zemininin oluştuğu anlamına gelmiyor. Üçlü görüşmede ele alınabilecek pratik düzenlemelerle nihai çözüm modeli arasındaki ayrım, bu nedenle önem taşıyor.

ÜÇLÜ GÖRÜŞME ÖNCESİNDE ÜÇ AYRI TEMAS

Fidan’ın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile baş başa görüşmesi 1 saat 20 dakika sürdü. Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile de görüşen Fidan, temaslarda ikili ilişkilerin ve Kıbrıs meselesindeki son gelişmelerin ele alındığını açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı, hükümet ve Dışişleri düzeyindeki görüşmeler, üçlü buluşma öncesinde Ankara ile Lefkoşa arasındaki istişarenin kapsamını gösteriyor. Ancak Fidan’ın paylaşımında yeni geçiş noktaları veya kapsamlı müzakerelere dönüş konusunda varılmış somut bir anlaşma duyurulmadı.

Yeni kapıların açılması veya teknik işbirliğinin ilerlemesi, tek başına Ankara’nın federasyonu benimsediği şeklinde yorumlanamaz. Aynı şekilde çözüm modelindeki ayrılıklar da günlük yaşamı kolaylaştıracak düzenlemelerin tümüyle imkânsız olduğu sonucunu doğurmuyor. Bu başlıklardaki ilerlemenin hangi şartlarla sağlanacağı, açıklanacak kararlarla anlaşılacak.

RUM YÖNETİMİ ANKARA’YI İŞARET ETTİ

Rum Başkanlık Basın Ofisi Müdürü Viktor Papadopulos, Fidan’ın ziyaretini hukuka aykırı ve kınanacak bir adım olarak niteleyerek çözümün anahtarının ve karar merkezinin Ankara olduğunu savundu.

Papadopulos’un bu değerlendirmesi, Kıbrıs Türk liderliğinin siyasi iradesini geri plana iten bir yaklaşım içeriyor. Türkiye’nin süreçteki etkisi açık olsa da Kıbrıslı Türklerin seçilmiş kurumları üzerinden yürüyen temasları yalnızca Ankara’nın kararlarına indirgemek, eşit muhataplık tartışmasını derinleştiriyor.

Rum yönetiminin işbirliği söylemi de Kıbrıs Türk tarafıyla üstleneceği somut yükümlülükler üzerinden değerlendirilmeli. Masaya getirilen önerilerin sayısı kadar, karşılıklı kazanımların ve uygulama şartlarının açıklığı önem taşıyor.

KIBRISLI TÜRKLER İÇİN ÖLÇÜ SOMUT SONUÇ

BM’nin 20 Ekim’deki liderler görüşmesine ilişkin açıklamasında güven artırıcı önlemler, yöntem ve esas konuların ele alındığı belirtilmişti. Bu başlıkların yıllar sonra hâlâ görüşme gündeminde olması, diplomatik sürecin sonuç üretme kapasitesini yeniden tartışmaya açıyor.

Güven artırıcı önlemlerin değeri, insanların günlük yaşamını kolaylaştırmalarında. Ancak yeni bir toplantı tarihi belirlenmesi, tek başına ilerleme ölçütü olamaz. Kıbrıslı Türkler açısından geçişlerdeki sıkıntıların azalması, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve verilen sözlerin takvime bağlanması gerekiyor.

Bu sorumluluk bütün tarafları kapsıyor. Ankara ve Lefkoşa’nın hakların korunmasına ilişkin mesajları da Rum yönetiminin işbirliği açıklamaları da uygulamayla sınanacak. Hangi adımın ne zaman atılacağı ve taahhütlerin nasıl izleneceği, toplantı sonrasındaki açıklamaların temel ölçütü olmalı.

Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin eşliğinde 9 Kasım’da bir araya gelecek.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.