İktisatbank piyasa analizi: İran baskısı; CDS yılın zirvesinde, teknolojide momentum kaybı
İktisatbank, 27 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "İran baskısı; CDS yılın zirvesinde, teknolojide momentum kaybı" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank, 27 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "İran baskısı; CDS yılın zirvesinde, teknolojide momentum kaybı" ifadeleri kullanıldı.
Küresel mali piyasalar dün günün bir numaralı gündem maddesi olan İran kapsamında Cenevre'den gelecek haberleri bekledi. ABD ile İran arasında Umman arabuluculuğunda yapılan nükleer müzakereler anlaşma olmadan sona ererken, taraflar ilerleme sağlandığını açıkladı. Umman Dışişleri Bakanı önemli ilerleme kaydedildiğini belirtirken, teknik düzeyde temasların önümüzdeki hafta Viyana'da süreceği bildirildi. İran bazı konularda uzlaşma sağlandığını, bazı başlıklarda ise görüş ayrılıklarının devam ettiğini ifade ederken, yaptırımların kaldırılmasının temel öncelik olduğunu vurguladı. ABD’nin bölgedeki askerî yığınağını artırması ve Başkan Trump'ın anlaşma olmazsa sert adımlar atılacağı yönündeki açıklamaları tansiyonu yüksek tutarken, diplomasi sürecini olası bir çatışmayı önlemek için son fırsat olarak görüyoruz.
Bu ölçekte bir askerî yığınak yapılmışken, ABD’nin öyle ya da böyle İran'a sınırlı da olsa bir müdahalede bulunabileceğini düşünüyoruz. Lâkin bunun kapsamının sanıldığı gibi geniş kapsamlı ya da günler sürecek şekilde olmayacağını not edelim. Umarım yanılıyorumdur! Elbette yaşanan gerginliğin Türk mali piyasalarını olumsuz etkilediğini göz ardı etmemek gerekiyor. Şöyle ki, İran ile sınır komşusu olan Türkiye'ye olası bir saldırı karşısında yaşanacak göç akını önemli bir başlık unsuru olarak ön plana çıkarken, net enerji ithalatçısı konumunda olan Türkiye'nin uyguladığı dezenflasyon programı ve cari açıkla mücadelenin ise yükselen enerji fiyatları nedeniyle olumsuz etkileneceği düşünüyoruz.
Petrolün varil fiyatının 71 dolar seviyelerinde bekle-gör moduna geçmesi, lâkin sene başına göre %16 yükselmiş olması bir miktar da olsa huzursuzluk yaratıyor. Gelişmeler bu düzlemdeyken, geçen sefer de İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük savaşta olduğu üzere, Borsa İstanbul son günlerde İran gerginliğini ve aşırı alım bölgesine gelerek düzeltme ihtiyacını ya da en basiti ile kâr alma ihtiyacının ön plana çıkmasıyla satış baskısıyla karşı karşıya kalsa da, dün günü %0,5 yükselişle tamamlamayı başardı. Tahvil faizleri hemen hemen yatay bir eğilim kaydederken, USDTRY kuru bu sabah hafta sonu fonlama etkisiyle 43,95 seviyelerine yükseldi. CDS risk priminin ise uzun bir aranın ardından yeniden yükselişe geçerek yılın en yüksek seviyesi olan 230 baz puanın üzerine çıkması, piyasaların İran kaynaklı jeopolitik riski fiyatlamaya başladığını açıkça gösteriyor.
Hazır Türkiye'den söz etmişken, her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB'nin açıkladığı haftalık verileri de inceleme fırsatı bulduk. Bu minvalde, yurt içi yerleşiklerin mevduat portföy tercihlerinin son dönemlerde hâkim olan eğilimin korunduğunu görüyoruz. 20 Şubat ile biten haftada, gerçek kişilerin DTH hesapları kıymetli metal deposuyla 1 milyar dolar daha büyüdüğünü gördük. Gerçek kişilerin kıymetli metal âşkı devam ederken, kıymetli metallerin toplam döviz mevduatı içindeki payı (gerçek kişiler için) %61'e ulaşmış. Bu oldukça yüksek bir oran. Buna da aslında pek de şaşırmadım keza bu hafta TCMB'nin ilk defa yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi'ne göre, yatırım tercihlerinde altın %55,5 ile ilk sırada yer alırken, gayrimenkul ise %30 ile ikinci sırada yer almış.
Vadeli mevduata yatırım yaparım diyenlerin oranının yalnızca %3,3 seviyesinde kalması ve altın birikimlerinin önemli bölümünün hâlâ yastık altında tutulduğu gerçeği, tasarruf eğiliminin büyük ölçüde sistem dışında şekillendiğini gösteriyor. Oysa finansal sisteme giren her kaynak, bankacılık mekanizması içinde çarpan etkisi yaratarak krediye dönüşüyor ve ekonomik aktiviteyi destekliyor. Sistem dışında tutulan tasarruflar ise bu döngüyü zayıflatarak finansal derinliği sınırlıyor. Dolayısıyla kaynakların kayıtlı sisteme yönelmesi, hem bankacılık hem de büyüme dinamikleri açısından kritik önem taşıyor. Finansal okuryazarlığın ne kadar önemli olduğunun altını hazır yeri gelmişken bir kez daha altını çizmek isteriz!
Öte yandan, TCMB verilerine göre, yabancı yatırımcıların menkul kıymet pozisyonu uzun aradan sonra ilk kez gerilediğini görüyoruz. Kompozisyona bakarsak, Devlet İç Borçlanma Senetlerinden ve Eurobond'dan sırası ile 1 milyar dolar çıkarken, hisse senetlerine ise 0,4 milyar dolar giriş olmuş. Net olarak 1,6 milyar dolar çıkış yaşanmış! Haftalardır devam eden iyimser havadan sonra, geçen hafta yaşanan çıkışları İran endişesi ile ilişkilendirmek isteriz (bakınız grafik). İran etkisinin bir diğer yansımasını da TCMB rezervleri üzerinden takip ettik. Altın fiyatlarının son günlerde yavaş yavaş toparlanmasına rağmen, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 20 ve 23 Şubat valörlü işlemlerde gerilerken, manşet rakamın büyük resimde pek de değişmeyerek 68 milyar dolar civarında kaldığını görüyoruz. İran etkisinin rezervlerde kalıcı bir tahribat yaratmadığını şimdilik not etmemiz gerekiyor.
Yurt dışı cephede ise son günlerde özellikle yazılım ve teknoloji şirketlerine yönelik artan endişeler dün de satış baskısını canlı tuttu. ABD’de teknoloji hisselerinde görülen sert geri çekilme ile Nasdaq Bileşik günü %1,2 düşüşle tamamlarken, güçlü bilanço açıklamasına rağmen Nvidia hisseleri dahi %5,5 geriledi. Daha önce de vurguladığım gibi, yükseliş dönemlerinde borsaların yelkenini dolduran ana rüzgâr teknoloji hisseleri olurken, rüzgâr zayıfladığında ise, özellikle S&P 500'ün yaklaşık üçte birinin teknoloji şirketlerinden oluştuğunu düşündüğümüzde, genel piyasa ahenginin de bozulmaya başladığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarında temkinli hava sürerken, özellikle yapay zekâ ve çip hisselerindeki satışların endeksler üzerinde baskı yarattığını görüyoruz. Nvidia'nın güçlü bilançosuna rağmen beklentileri tam karşılayamaması küresel teknoloji hisselerinde kâr realizasyonunu tetiklerken, gösterge endeks Tokyo borsasının günü düşüşle karşılaması ardından yatay tamamlamaya çalıştığını görüyoruz. Buna karşın Nikkei aylık bazda yaklaşık %9 primle son dört ayın en güçlü performansına hazırlandığını da göz ardı etmemek gerekiyor. Başbakan Takaichi'nin seçim zaferi sonrası artan mali genişleme beklentileri piyasayı desteklerken, kısa vadede teknoloji hisselerinde soluklanma ve jeopolitik riskler ön planda kalmaya devam ediyor. Şangay borsası %0,7, Güney Kore ise %0,4 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde kırmızı rengin hâkim olmaya devam ettiğini görüyoruz.
Güvenli liman talebiyle YEN ve ABD tahvillerine alım gelirken, 10 yıllık gösterge ABD tahvil faizinin %4 seviyesinin altına gerilediğini not edelim. ABD-İran nükleer müzakerelerinde henüz somut bir anlaşma çıkmaması enerji piyasalarında belirsizliği canlı tutarken, altının ons fiyatının 5,200, gümüşün ise 90 doların hemen kıyısında işlem görmeye devam ettiğini not edelim. Altın cephesinde kabaca 5,050 dolardan, gümüşte ise 81 dolar seviyelerinden uzun pozisyonlarımızı koruyoruz. Kripto cephesinde ve özellikle haber akışında Jane Street skandalı ön plana çıkarken, amiral gemisi Bitcoin'in 67 bin dolar seviyelerinde salınmaya devam ettiğini görüyoruz. Uzun bir süredir olduğu üzere Bitcoin almak için pusuda beklerken, enerji sektöründe XLE kodlu ETF'i de dikkatle takip ediyoruz.
Haber akışında, Hollywood'da aylardır süren satın alma yarışını Paramount Skydance kazandı. Netflix, Warner Bros Discovery için yaptığı 27,75 dolarlık hisse başı teklifini 31 dolara çıkararak artıran Paramount'la eşleşmeyi reddederek masadan kalktı! Paramount Skydance'in teklifi Warner yönetimi tarafından daha avantajlı bulunurken, anlaşma HBO Max, Paramount+ ve büyük stüdyo varlıklarını tek çatı altında toplayacak dev bir medya birleşmesi anlamına geliyor. Netflix'in 'fiyat artık finansal olarak cazip değil' argümanı ile geri çekilmesi sonrası Netflix hisseleri %10'dan fazla yükseldi.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye'de işsizlik oranı, yurt dışında ise Almanya'da işsizlik ve enflasyon verileri, ABD'de üretici enflasyonu ve Chicago PMI verileri takip edilebilir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.