İktisatbank piyasa analizi: Savaşın ekonomik faturası: Enflasyon baskısı, yüksek faiz, zor büyüme
İktisatbank, 20 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Savaşın ekonomik faturası: Enflasyon baskısı, yüksek faiz, zor büyüme" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank, 20 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Savaşın ekonomik faturası: Enflasyon baskısı, yüksek faiz, zor büyüme" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank tarafından yayımlanan piyasa analiz raporunun tamamı şu şekilde:
"Uzun vadeli ABD tahvillerinde satış dalgasının hız kazanması, küresel mali piyasaların gündemini meşgul etmeye devam ediyor. 30 yıllık tahvil faizi %5,20 seviyesine gelerek küresel kriz dönemi olan 2007'den bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, 10 yıllık tahvil faizi de %4,70 seviyesine dayanarak son 16 ayın zirvesini test etti. Orta Doğu'daki savaşın uzaması, ABD-İran görüşmelerinin tıkanması ve petrol fiyatlarının 111 dolara yükselmesi, yatırımcıların enflasyon endişelerini yeniden ön plana taşıdı.
Tahvil piyasasında faizlerin yükselme eğilimine girmesi, paranın maliyetinin artık daha pahalı hâle geldiğini gösteriyor. Piyasalar, enerji fiyatlarının yüksek kalabileceği ve enflasyon baskısının devam edeceği bir senaryoyu fiyatlarken, Aralık ayına yönelik faiz artırımı ihtimalinin de yeniden masaya gelmesi piyasaların ahengini âdeta bozdu. Neredeyse senenin başında bu yıl için 3-4 kez 25 baz puan faiz indirimi gündeme gelmişken, bugün Fed'in bir sonraki hamlesinin artırım yönünde olacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Aralık ayına yönelik faiz artırım ihtimali bugün itibarıyla %50 olarak fiyatlanırken, Ocak 2027'ye yönelik faiz artırma ihtimali ise %58 olarak fiyatlanıyor.
Faizin yüksek seyrettiği dönemlerde borcu çevirmenin zorlaştığını, yüksek finansman maliyetlerinin yatırımların önüne duvar ördüğünü hepimiz pekâlâ biliyoruz. Bu bağlamda piyasalar savaşın kendisinden ziyade, savaşın ekonomik maliyetini fiyatlamaya çalışırken, yükselen tahvil faizleri de yatırımcıların ruh hâline yansımaya başladığını gözlemliyoruz. Orta Doğu'da devam eden gerilimin ve yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden körükleyebileceği endişesiyle tahvil faizleri yükselirken, yükselen faizler büyüme beklentilerini olumsuz etkileyerek hisse senedi piyasaları üzerinde de baskı kurmaya başladı. ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik planlanan saldırıyı ertelediğini ve diplomasi ihtimalinin güçlendiğini söylemesi her ne kadar kayıpların bir miktar da olsa telafi edilmesine neden olsa da, çocuğun ateşini ölçer misali gidişatın barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 111 doların üzerinde kalmaya devam etmesi, piyasalardaki enflasyon kaygılarını canlı tutmaya devam ediyor.
Tahvil faizlerinin dünyanın pek çok önde gelen ülkesinde şirazesinden çıkması ve enerji kaynaklı enflasyon baskılarının merkez bankalarını daha uzun süre yüksek faiz politikasına zorlayabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan kıymetli metaller üzerinde baskı yarattı. Yükselen tahvil faizleri ve güçlenen doların baskısıyla altının ons fiyatı %2'den fazla gereliyerek 4,450 dolar seviyesine sarkarken, Mart sonundan bu yana en düşük seviyesini de test ettiğini not edelim. Öte yandan düşüşü de yükselişi kadar sert olan gümüşün ons fiyatı, dün %5 gerilerken 73 dolar seviyesini test etti.
Açık bir şekilde itiraf etmek gerekirse, geçen hafta kıymetli metal uzun pozisyonlarımızdan çıkmamız ardından ön plana çıkardığımız teknik seviyelerin test edilmeye başlandığını not etmemiz gerekiyor. Normal şartlarda enflasyona karşı kıymetli metaller korunma aracı olarak görülse de, yüksek faiz ortamı bu nazik dengenin değişmesine neden olabiliyor. Yatırımcılar faiz getirisi sunmayan altın veya gümüş yerine daha yüksek getiri sağlayan varlıklara yönelmeyi tercih etmeye başladıklarını görüyoruz. Savaş başladığı gün neredeyse 5,450 dolar seviyesinde olan altının ons fiyatı bu sabah 4,450 dolar seviyesine gerilerken, son üç ayda yatırımcısının yüzünü güldürmekte zorlandığını görüyoruz. 2026 yılı boyunca faiz indirim ihtimali topyekûn rafa kalktığı gibi sene sonu için faiz artırım beklentilerinin de denkleme girmesiyle, yakın vadeye yönelik yorum yapmak giderek zorlaşıyor. Bu minvalde, teknik bir bakış açısıyla gümüşte 73,50 dolar, altında ise 4,530 dolar seviyesinin altını oldukça 'tatsız' seviyeler olarak ön plana çıkıyor.
Dün Türk mali piyasaları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Son günlerde Türk mali piyasalarının bir nebze de olsun negatif ayrıştığını gözlemliyoruz. Haftanın ilk işlem gününü BIST100 ana endeksi %2,4 düşüşle tamamlarken, son beş günün bilançosunun ise %7,5 düşüş yönünde olduğunu altını çizelim. Tahvil cephesinde de keyiflerin pek de iyi olmadığını söylememiz gerekiyor. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faiz %43,50 seviyesine kadar yükselerek son 11 ayın en yüksek seviyesini test etti. TCMB'nin analitik bilançosuna göre net yabancı para pozisyonu, altın fiyatlarının gölgesinde 2 milyar dolar erozyona uğrayarak 15 Mayıs valörlü işlemlerde 30 milyar dolar seviyesine geriledi. CDS risk primi bu sabah 251 baz puana yükselirken, yurt dışı piyasalara paralel bugün de Türk mali piyasalarının keyifsiz bir gün geçireceğini düşünüyoruz.
Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarında satış baskısının dördüncü güne taşındığını görüyoruz. Yükselen tahvil faizleri küresel risk iştahını baskılamaya devam ederken, gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 gerilerken, dün %3,3 gerileyen Güney Kore borsası bu sabah da %2,5 daha gerilediğini görüyoruz. Brent petrolün varil fiyatı 111 dolar seviyesinin üzerinde fiyatlanırken, Orta Doğu kaynaklı enflasyon endişeleri ve artan borçlanma maliyetleri piyasaları âdeta topyekûn defansa yönelttiğini söylememiz gerekiyor. ABD tahvil faizlerinin seyri ve faiz artırımı beklentileri doları desteklemeye devam ederken, DXY (dolar endeksi) son altı haftanın en yüksek seviyesine yükseldi. Japon yeni dolar karşısında yedi işlem günüdür aralıksız değer kaybederek, Japon otoritelerinin Nisan sonunda 160 seviyesini savunmak için yaptığı müdahâlenin etkisinin de büyük ölçüde silinmiş olması dikkat çekiyor. Güçlü dolar teması ortak para birimi euro ve kraliyet aslanı sterlin üzerinde de baskı yaratıyor. EURUSD paritesi bu sabah 1,16 seviyesini aşağı yönlü zorlarken, sterlin ise 1,34 seviyesinde salınıyor. Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise 80 bin dolar üzerinde tutunamayarak bu sabah 76 bin dolar seviyelerine geriledi.
Bugün gözler yapay zekânın ağır sikleti Nvidia'nın piyasa kapanışı ardından açıklayacağı finansallarına çevrilirken, şirketin açıklayacağı rakamlar yalnızca teknoloji sektörü için değil, genel piyasa algısı açısından (yükselen faizler nedeniyle büyümenin maliyetinin de arttığı bir dönemde) da kritik olarak takip edilecektir. Analist tahminlerinin medyanına göre şirket gelirlerinin yaklaşık %80 artışla 79 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Son dönemde yapay zekâ temasının küresel piyasalardaki yükselişin ana motorlarından biri olması nedeniyle, Nvidia’nın bilançosu yalnızca teknoloji sektörü için değil, küresel risk iştahı açısından da kritik önem taşıyor.
Mali piyasaların gündeminde bugün mikro tarafta her ne kadar Nvidia öne çıksa da, Fed toplantı tutanakları, makro cephede Türkiye'de merkezi yönetim borç stoku, Euro bölgesi TÜFE rakamları takip edilecektir. Öte yandan, bugün gözler Xi-Putin zirvesine çevrildi. Trump'ın geçen hafta Pekin ziyaretinin hemen ardından gerçekleşecek zirvede, Çin'in küresel diplomasi sahnesindeki ağırlığının öne çıktığını söylememiz gerekiyor. Batı yaptırımları sonrası Rusya'nın Çin'e ekonomik bağımlılığı artarken, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın enerji ve ticaret alanında da derinleştiğini görüyoruz. Haber akışında, Rus gazının Çin'e taşınmasının da görüşme başlıkları arasında yer alması beklenirken, zirveden çıkacak mesajlar, yalnızca iki ülke ilişkileri açısından değil, şekillenmekte olan yeni küresel güç dengesi açısından da yakından takip edilecektir"
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 20 Mayıs Çarşamba
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.