GÜNEY KIBRIS
okuma süresi: 9 dak.

Politis'ten "Yeni Çözüm Taslağı" iddiası: Rum tarafı "federasyon", Türk tarafı "konfederasyon" diyebilecek

Politis'ten "Yeni Çözüm Taslağı" iddiası: Rum tarafı "federasyon", Türk tarafı "konfederasyon" diyebilecek

Politis Gazetesi Direktörü Dionysis Dionysiou, BM'nin yeni bir çözüm taslağı koymayı hedeflediğini öne sürdü. Dionysiou’ya göre üzerinde çalışıldığı iddia edilen model; Maraş, Güzelyurt ve Mesarya’da toprak düzenlemeleri karşılığında Kıbrıslı Türklere doğrudan ticaret, doğrudan temas ve doğrudan uçuş gibi açılımlar öngörürken, federasyon ile konfederasyon arasında daha esnek bir yapı kurulmasını amaçlıyor.

Yayın Tarihi: 22/06/26 11:28
okuma süresi: 9 dak.
Politis'ten "Yeni Çözüm Taslağı" iddiası: Rum tarafı "federasyon", Türk tarafı "konfederasyon" diyebilecek

Daha önce Kıbrıs Postası ekranlarında Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy’un Kıbrıs sorununda yeni bir hareketlilik yaşandığına ilişkin değerlendirmeleri gündem yaratırken, benzer yöndeki dikkat çekici iddialar bu kez Politis Gazetesi Direktörü Dionysis Dionysiou’dan geldi.

Dionysiou, dün kaleme aldığı köşe yazısında Birleşmiş Milletler’in yaz aylarında yeni bir genişletilmiş konferans (5+1) düzenlenmesi yönünde hazırlık yaptığını ve bu toplantıda tarafların önüne bir çözüm taslağı konulmasının değerlendirildiğini öne sürdü. Yazıya göre BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, önceki arabuluculara kıyasla daha aktif bir çalışma yürütüyor. Holguin’in yalnızca liderlerle değil, siyasetçiler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, garantör ülkeler ve Avrupa Birliği yetkilileriyle de temaslarda bulunduğu ileri sürüldü. Dionysiou’ya göre amaç, geçmişteki müzakere çerçevelerini yeniden üretmek değil; tarafların masaya oturmasını sağlayacak kadar somut, ancak başlangıçta reddedilmeyecek kadar esnek bir model oluşturmak.

"RUM TARAFI 'FEDERASYON', TÜRK TARAFI 'KONFEDERASYON' DİYE YORUMLAYABİLECEK"

Yazıda yer alan en dikkat çekici iddia ise üzerinde çalışıldığı öne sürülen çözüm modeline ilişkin oldu. Dionysiou, tartışılan modelin geçmişteki ağır federal yapılardan farklı olduğunu savunarak, bunun Avrupa Birliği içinde daha gevşek bir ortaklık modeli olduğunu ileri sürdü.

İddiaya göre söz konusu yapı Rum tarafınca “iki bölgeli, iki toplumlu federasyon”, Türk tarafınca ise “konfederasyona yakın bir model” olarak yorumlanabilecek nitelikte olacak. Yazıda bu yaklaşımın temel amacının, Rum tarafının federasyon tezleri ile Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talepleri arasında bir köprü kurmak olduğu ifade edildi.

"MARAŞ, GÜZELYURT VE MESARYA'NIN GÜNEY KIBRIS'A VERİLMESİ KARŞIĞINDA KIBRISLI TÜRKLERE DİREKT TEMAS, TİCARET VE UÇUŞ"

Dionysiou, oluşmakta olan müzakere çerçevesinin merkezinde “toprak iadesi karşılığında siyasi tanınma ve eşitlik” dengesinin yer aldığını öne sürdü.

Buna göre Crans-Montana’da görüşülen haritalar temel alınarak Maraş, Güzelyurt ve Mesarya gibi bölgelerin yeniden gündeme gelebileceği iddia edilirken, buna karşılık Türk tarafının siyasi eşitliğin yeni yapının işleyişinde somut biçimde yer almasını talep edeceği belirtildi. Yazıda en kritik sorunun ise Türk tarafına ne ölçüde siyasi eşitlik tanınabileceği ve bunun Rum tarafınca “örtülü taksim” olarak algılanıp algılanmayacağı olduğu savunuldu.

Dionysiou, çözüm sonrasında iki veya üç yıllık bir geçiş dönemi planlandığını da ileri sürdü. Bu süreçte Maraş başta olmak üzere bazı bölgelerde toprak iadelerinin başlaması, buna karşılık Türk tarafının uzun süredir talep ettiği doğrudan ticaret, doğrudan temaslar ve doğrudan uçuşlar gibi başlıkların kademeli olarak hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Yazıda ayrıca Türk limanlarının Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine açılması ve hava sahasına yönelik bazı kısıtlamaların kaldırılması gibi adımların da gündeme gelebileceği iddia edildi.

"ORTAK YETKİLER AZALTILACAK; GÜNLÜK YÖNETİMİN BÜYÜK BÖLÜMÜ İKİ KURUCU DEVLETE BIRAKILACAK"

Dionysiou’nun yazısına göre üzerinde çalışıldığı iddia edilen modelde merkezi devletin yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılacak. Geçmiş müzakere süreçlerinde tartışılan geniş kapsamlı federal yetkiler yerine, günlük yönetimin büyük bölümünün iki kurucu devlete bırakılması öngörülüyor.

Merkezi yapı ise dış temsil, Avrupa Birliği ilişkileri, mali koordinasyon ve güvenlik gibi alanlarla sınırlı tutulacak. İddiaya göre yeni sistemde iki kurucu devlet, iki meclis ve federal konularla ilgilenecek üst düzey bir ortak yapı bulunacak. Doğrudan seçilmiş klasik bir federal parlamento yerine Rum ve Türk milletvekillerinden oluşacak ortak bir yapının oluşturulması da seçenekler arasında yer alıyor.

"DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK KONSEYİ OLACAK"

Yazıda yürütme organına ilişkin dikkat çekici iddialar da yer aldı. Dionysiou, görüşülen senaryolardan birinin dönüşümlü başkanlık konseyi olduğunu ileri sürdü. Bu modele göre iki toplumun liderleri yürütmenin başında dönüşümlü olarak görev yapacak. Dönüşüm oranının ise Rum tarafı lehine 2’ye 1 veya 3’e 1 olması öngörülüyor.

Yazıda ayrıca Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, sembolik yetkilere sahip dönüşümlü bir federal başkan ile asıl yürütme yetkisinin Rum Başbakan’da bulunduğu bir modeli görüşmeye açık olabileceği iddiasına da yer verildi. Ancak Dionysiou, Türk tarafının böyle bir yapıyı ancak güçlü siyasi eşitlik mekanizmaları karşılığında kabul edebileceğini savundu.

"'EN AZ BİR TÜRK BAKANIN OYU' YENİDEN GÜNDEMDE"

Yazıda, geçmiş müzakere süreçlerinde sık sık tartışılan “en az bir Türk bakanın olumlu oyunun gerekli olması” formülünün de yeniden gündeme geldiği ileri sürüldü. Türk tarafının bunu gerçek siyasi eşitliğin vazgeçilmez unsuru olarak gördüğü belirtilirken, Rum tarafının ise bunun karar alma süreçlerini kilitleyebileceğinden endişe ettiği ifade edildi.

Dionysiou’ya göre üzerinde çalışılan seçeneklerden biri, bu yetkinin yalnızca hayati konularla sınırlandırılması veya tıkanıklıkları aşacak mekanizmaların oluşturulması.

GARANTİLERDE NATO FORMÜLÜ

Yazıda güvenlik ve garantiler konusunda da dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı. Rum tarafının 1960 Garanti Sistemi’nin tamamen kaldırılmasını istediği, Türk tarafının ise Türk askerinin adadaki varlığının sürmesini savunduğu belirtilirken, Birleşmiş Milletler’in orta yol olarak NATO seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü.

İddiaya göre Kıbrıs’ın NATO’ya katılması halinde adada Türk, Yunan, Fransız, İngiliz ve Amerikan askerlerinin belirli bir güvenlik yapısı içinde bulunabileceği bir model tartışılıyor.

DOĞAL GAZ VE TÜRKİYE-AB DENKLEMİ

Dionysiou’ya göre çözüm süreci yalnızca iki toplum arasında yürüyen bir müzakere olmaktan çıkmış durumda.

Yazıda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ilerleme sağlanmasını istediği ve özellikle Gümrük Birliği başlığında somut kazanımlar beklediği öne sürüldü.

Ayrıca çözüm sonrasında doğal gaz alanında iş birliği imkanlarının da gündeme gelebileceği belirtilerek, Türkiye’nin Kıbrıs doğal gazının taşınması için boru hattı inşa etmeye hazır olduğu ve yüksek fiyatlarla alım yapabileceği yönünde mesajlar verdiği iddia edildi.

ERHÜRMAN DAHA HAZIR, HRİSTODULİDİS DAHA TEMKİNLİ İDDİASI

Dionysiou yazısında liderlerin pozisyonlarına ilişkin değerlendirmelere de yer verdi.

Yazıya göre Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ın böyle bir çerçeveyi müzakere etmeye daha hazır göründüğü, Nikos Hristodulidis’in ise daha temkinli davrandığı öne sürüldü.

Dionysiou, Rum liderliğinin önündeki en büyük zorluğun yalnızca müzakere değil, aynı zamanda kamuoyuna “gevşek federasyonun konfederasyona dönüşmeyeceğini” anlatmak olduğunu savundu.

“HOLGUİN, PARADİGMAYI DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR”

Yazısını değerlendirmeyle tamamlayan Dionysiou, Holguin’in geçmiş müzakere çerçevelerini yeniden canlandırmaya çalışmadığını, aksine yeni bir paradigma oluşturmayı hedeflediğini ileri sürdü.

Dionysiou’ya göre artık tarafların 2017’de kaldıkları noktaya dönmeleri mümkün değil. Aynı şekilde iki devletli çözüm modelinin de uluslararası destek bulması zor görünüyor.

Bu nedenle üzerinde çalışıldığı iddia edilen yeni modelin, federasyon ile konfederasyon arasında daha esnek bir Avrupa çözümü oluşturmayı amaçladığı ve önümüzdeki dönemde Kıbrıs sorununda yaşanacak gelişmelerin bu yaklaşımın ne ölçüde karşılık bulacağını göstereceği ifade edildi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.