SAĞLIK
okuma süresi: 10 dak.

Filiz Besim: Hükümetin dayattığı düzenleme sağlık eğitiminin niteliğini düşürecek

Filiz Besim: Hükümetin dayattığı düzenleme sağlık eğitiminin niteliğini düşürecek

Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı görüşmelerini terk eden muhalefet adına konuşan CTP Milletvekili Filiz Besim, hükümetin dayattığı düzenlemenin sağlık eğitiminin niteliğini düşüreceğini ve toplum sağlığı açısından ciddi riskler doğuracağını söyledi.

Yayın Tarihi: 22/01/26 15:35
Güncelleme Tarihi: 22/01/26 16:08
okuma süresi: 10 dak.
Filiz Besim: Hükümetin dayattığı düzenleme sağlık eğitiminin niteliğini düşürecek

Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekilleri Filiz Besim, Ceyhun Birinci ile Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ve Tabipler Birliği, Tabipler Odası, Diş Tabipleri Odası ile Serbest Çalışan Hekimler Birliği, tıp ve diş hekimliği uzmanlığı yetkisi verilmesini düzenleyen Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’ndaki değişikliklerin görüşüldüğü İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısını terk ederek basın toplantısı düzenledi.

CTP Milletvekili Filiz Besim, muhalefet vekillerinin ve sağlıkla ilgili örgütlü kurumların İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi'nden çekilmesine varan süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. 

FİLİZ BESİM: HÜKÜMETİN DAYATTIĞI DÜZENLEME SAĞLIK EĞİTİMİNİN NİTELİĞİNİ DÜŞÜRECEK

Komite'den "ayrılmak zorunda kaldıklarını ifade eden Besim, 1 buçuk yıl önce Sağlık Hizmetleri yasasının Bakanlık tarafından masaya getirildiğini kaydetti. Besim, 112 acil hizmetleri, laboratuvar, kan bankası ve kalite kontrol gibi tıp ve diş hekimliğini ilgilendiren alanlarda uzmanlık eğitimi verilmesiyle ilgili olduğunu hatırlattı. "Komiteyi terk etmemizin tek nedeni, tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık verilmesiyle ilgili kriterler konusundaki anlaşmazlık" diyen Besim, bu sebeple "uzun emek verdikleri" komiteden "yasanın oylandığı bir anda" terk ederek kamuoyunun bilgisine getirme yöntemine başvurduklarını ifade etti. 

Tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık konusu gündeme geldiğinde örgütlü tüm üyelerin konuyu çağdaş normlara ve kriterlere bağlamak istediğini ifade eden Besim, ülkede sağlık eğitiminin niteliği konusunda endişeli olduklarını dile getirdi. Besim, tıpta uzmanlıkla ilgili bir yasanın gündeme gelmesiyle, uzmanlığın en ideal biçimde verilmesi için kenetlenerek ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Ülkedeki üniversitelerin kırılgan bir yapıda olduğuna işaret eden Besim, bu sebeple endişeli olduklarını kaydetti. YÖDAK'ın üniversiteleri denetlemede üyelerin bilgi ve birikiminden kaynaklı sıkıntı yaşadığını öne süren Besim, hekimler olarak YÖDAK'ın "zayıf" yapısına rağmen ülkedeki üniversitelere uzmanlık verme yetkisi verdiğini bildiklerini ifade etti. 

Yasa gündeme geldiğinde uzmanlıkta 2 öğrenci olduğunun kendilerine söylendiğini ve bu 2 kişinin şuanda mezun olduğunu söyleyen Besim, şu anda ülkede uzmanlık alanında 37 öğrenci olduğunu belirtti. Besim, geçtiğimiz Nisan ayında merkezi bir sınav önerisiyle birlikte tüm komite üyelerinin ortak görüşüyle yasanın Genel Kurul'a gittiğini söyleyerek, bir gün, oy birliği ile geçen düzenlemelerin Genel Kurul'dan çekildiğini öğrendiklerini ve bunu anlamlandıramadığını ifade etti. Besim, kendilerine iktidar tarafının birkaç düzenleme yaparak yasayı tekrar Genel Kurul'a getireceğinin söylendiğini belirtti. 

Neredeyse 1 yıl boyunca yasanın yeniden Genel Kurul'a gelmediğini belirten Besim, örgütlerin ve kendilerinin ortak fikri olan, uzmanlığın merkezi bir sınav olmadan verilememesi fikrini iktidar tarafına kabul ettiremediklerini belirtti. Besim, yasanın görüşüldüğü 1 yıla yakın süre içerisinde uzmanlık öğrencilerinin sayısındaki artışa dikkat çekti. Geçtiğimiz hafta iktidar kanadının yeniden gündeme getirdiği yasa tasarısında merkezi bir komitenin olmadığı, her üniversitenin "kapalı kapılar ardında" uzmanlık verebileceği bir sistem önerdiğini kaydeden Besim, muhalefet olarak buna itiraz ettiklerini belirtti. Besim, hükümetin iddiasının aksine yasal düzenlemenin örgütlerin haberi olmadan komiteye getirildiğini kaydetti. 

Besim, daha sonraki komite toplantısına örgütlerin davet olmaksızın gelerek dahil olduklarını ve örgütlerin de muhalefetle aynı fikirde olduğunu gördüklerini ifade etti. Takip eden süreçte toplantılar ve istişareler yapıldığını vurgulayan Besim, örgütlerin ve muhalefetin bir takım kararlarla birlikte komiteye geldiğini ifade etti. Besim, bugünki toplantıda "sanki 1 yıldır hiç görüşülmemiş gibi" merkezi bir sınav komitesi olmadan ve "bir takım maddelerde yasa geriye götürülerek" Bakanlık tarafından komiteye "dayatıldığını" belirtti. Tüm bu süreç içerisinde hükümetin kimseyi ciddiye almadığını belirten Besim, hükümetin "biz yaptık oldu" anlayışıyla örgütleri muhalefeti ve Kıbrıs Türk halkını görmezden geldiğini öne sürdü. 

Filiz Besim, Sağlık Bakanlığı bünyesinde siyasi bir kurum olarak kurulacak olan Tıp ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Kurulu'nun doğru çalışmaması halinde önümüzdeki senelerde ülkede ne ile karşı karşıya kalınacağının bilinmediğini söyledi. Başka bölüm mezunlarının halihazırda tıp fakültelerine girebildiğinden bahseden Besim, bu fakültelerin kalite ve sahte diploma tartışmalarının ortasında olduğuna dikkat çekerek, uzmanlık verilmesinde önerilen metodun uygulanmasıyla deneyimsiz cerrahların devlet hastanelerinde ameliyat yapabilir, deneyimsiz hemşirelerin ise acil bölümlerinde bekleyebilir hale geleceğinin altını çizdi. 

Besim, "Geçirilmeye çalışılan bu yasa toplum sağlığını birebir bitirmek isteyen, toplum sağlığıyla hiçbir şekilde ilişkisi olmayan, bunun derdini çekmeyen bir zihniyetle yapılmaya çalışılıyor, bize göre bu yasanın geçmesi Kıbrıs Türk halkının gelecekte ölümüdür" dedi. Besim, Trafikteki ölümlere dikkat çekerek benzerlerinin hastanelerde de karşımıza çıkabileceği uyarısında bulundu.

CEYHUN DALKAN: UZMANLIK EĞİTİMİ YETERLİLİK ESASINA GÖRE TÜRKİYE İLE ENTEGRE YÜRÜTÜLMELİ

Tabipler Birliği, Tabipler Odası, Diş Tabipleri Odası ve Serbest Çalışan Hekimler Birliği adına konuşan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan ise, mevcut hasta sayısı ve vaka çeşitliliği dikkate alındığında tıpta uzmanlık eğitiminin tüm eğitim süresi boyunca yalnızca ülke sınırları içinde yürütülmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Uzun süredir yaptıkları uyarı, görüşme ve çabaların dikkate alınmadığını savunan Dalkan, tıpta uzmanlık eğitiminin yeterlilik esasına göre, yarı zamanlı ya da tam zamanlı olarak, Türkiye’de uzmanlık eğitimi veren ve yüksek hasta sayısı ile vaka çeşitliliğine sahip eğitim kurumlarıyla dönüşümlü ve entegre biçimde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dalkan şöyle konuştu:

“Uzmanlık kontenjanları; keyfi biçimde ya da belirli kurumların taleplerine göre değil, ülkenin gerçek sağlık hizmeti ihtiyaçları ve kurumların eğitim kapasitesi esas alınarak belirlenmelidir. Uzmanlık eğitimi alacak hekimler; merkezi bir sınav, ciddi bir planlama ve etkin bir denetim mekanizmasıyla saptanmalıdır. Hangi branşta kaç uzmana ihtiyaç duyulduğu belirlenirken; eğitim verecek kurumların hasta sayısı, vaka çeşitliliği, akademik kadrosu ve teknik altyapısı temel kriterler olmalıdır.

Ayrıca, eğitim veren kurumlar; düzenli, bağımsız, şeffaf ve siyasi iradeden arındırılmış bir uzmanlık kurulu tarafından objektif biçimde denetlenmeli, denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bu noktada ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Zira hâlihazırda verilmekte olan tıp ve diş hekimliği eğitimleri etkin bir denetime tabi değildir.

Biz Kıbrıslı Türk hekimlerin ısrarla savunduğu yaklaşım; daha çok uzman yetiştirmek değil, doğru biçimde eğitilmiş, yetkin ve güvenilir hekimler kazandırmaktır. Bu ülkenin ihtiyacı, nitelikli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir.”

Ülkedeki hasta sayısı ve vaka çeşitliliğinin yetersizliği nedeniyle, tıpta uzmanlık eğitiminin tam zamanlı olarak yalnızca Kıbrıs’ta yürütülmesinin mümkün olmadığını yineleyen Dalkan, Türkiye’de uzmanlık eğitimi veren ve Türkiye Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yetkilendirilmiş kurumlarla resmî protokoller yapılması, bu protokoller kapsamında yürütülecek eğitim süreçleri düzenli ve etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini kaydetti.

Uzmanlık kontenjanlarının ise ülkenin sağlık hizmeti ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini belirten Dalkan, taleplerinin kabul görmemesi halinde Sağlık Bakanlığı ile temaslarını donduracaklarını söyledi.

CEYHUN BİRİNCİ: TOPLUM SAĞLIĞI İLE OYNAMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR

Bir soru üzerine söz alan CTP Milletvekili Ceyhun Birinci, iktidarın yasanın bu şekilde geçmesine onay vermesinin birçok soru işareti yarattığını ileri sürdü.

“Toplum sağlığı ile oynamak kimsenin haddi değildir.” diyen Birinci, yasanın bu şekilde geçmesinin ülkedeki hekim kalitesini düşüreceğini belirtti; çeşitli vaka görmeden uzman olunmasının sakıncalarına değindi.

Birinci, tüm milletvekillerine Genel Kurul’da yasaya ret oyu kullanma çağrısında da bulundu.

JALE REFİK ROGERS: UZMAN YETİŞTİRMEK İÇİN GEREKLİ VAKA SAYISI VE ÇEŞİTLİLİĞİ YOK

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ise, uzman yetiştirmek için gerekli olan vaka sayısı ve çeşitliliğinin yetersizliğine işaret ederek, yapılan düzenlemeye tepki gösterdi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.