Doç. Dr. Rojjin Mamuk "Endometriosis & PCOS Kongresi”ne katılarak DAÜ’yü başarıyla temsil etti
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) öğretim üyesi Doç. Dr. Rojjin Mamuk, Kapadokya’da düzenlenen uluslararası kongrede pelvik taban disfonksiyonlarına ilişkin sunum yaparak erken tanı, multidisipliner yaklaşım ve farkındalığın önemine dikkat çekti.
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rojjin Mamuk, Pelvik Ağrı ve Endometriozis Derneği, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği ile Mezoterapi Derneği iş birliğinde 2–5 Nisan 2026 tarihleri arasında Kapadokya’da düzenlenen “Endometriosis & PCOS (Twin Sisters) Kongresi”ne davetli konuşmacı olarak katılarak DAÜ’yü başarıyla temsil etti.
Söz konusu kongrede “Pelvik Taban Disfonksiyonları: Hemşirelik ve Ebelik Açısından Değerlendirme, Etik ve Yönetim” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Mamuk, kadın sağlığı açısından büyük önem taşıyan pelvik taban disfonksiyonlarına dikkat çekti.
Konuşmasında, bu rahatsızlıkların dünya genelinde yaygın görülen ve özellikle kadınları etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mamuk, söz konusu durumların çoğu zaman yalnızca idrar kaçırma ile sınırlandırıldığını, ancak gerçekte pelvik organ sarkmaları, cinsel işlev bozuklukları ve sıklıkla tanı almamış kronik pelvik ağrı gibi geniş bir klinik tabloyu kapsadığını ifade etti.
Kronik pelvik ağrının bireylerin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürdüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Mamuk, aynı zamanda bu durumun endometriozis gibi infertiliteye yol açabilecek hastalıkların da habercisi olabileceğini belirtti. Pelvik taban sorunlarında erken farkındalık ve erken tanının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mamuk, erken dönemde yapılan doğru değerlendirme ve yönlendirmelerin daha etkili, daha az girişimsel ve daha ekonomik tedavi süreçlerini mümkün kıldığını kaydetti.
Gebelik, doğum ve doğum sonrası sürecin pelvik taban sağlığı açısından kritik bir dönem olduğunun altını çizen Doç. Dr. Mamuk, özellikle bu süreçte sunulan bakım hizmetlerinde ebelerin rolünün hayati önem taşıdığını belirtti. Hemşire ve ebelerin toplumla en yakın ve sürekli teması kuran sağlık profesyonelleri arasında yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Mamuk, ayrıntılı hasta öyküsü, valide edilmiş ölçekler, mesane günlüğü ve basit laboratuvar testleri gibi yöntemlerle pelvik taban sorunlarının erken dönemde tanımlanabileceğini dile getirdi. Bu yaklaşımın yalnızca klinik başarıyı artırmakla kalmayıp aynı zamanda sağlık sistemine olan ekonomik yükü de azaltabileceğini vurguladı.
Sunumunda pelvik taban disfonksiyonlarının etik boyutuna da değinen Doç. Dr. Mamuk, kadınların büyük bir bölümünün bu sorunları yaşamasına rağmen hayati risk oluşturmaması nedeniyle çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade etti. Bu durumun bir sağlık hizmeti eşitsizliği ve cinsiyet temelli bir adaletsizlik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Mamuk, pelvik taban disfonksiyonlarının tek bir disiplin tarafından çözülebilecek sorunlar olmadığını, multidisipliner ve bütüncül yaklaşımın önem taşıdığını vurguladı. Doç. Dr. Mamuk ayrıca multidisipliner çalışmaların hem daha etkili klinik sonuçlar sağlayacağını hem de etik ilkelerden biri olan “yararlılık” ilkesinin hayata geçirilmesine katkı sunacağını ifade etti.
Kongrede, pelvik taban sağlığına yönelik farkındalığın artırılması, erken tanı süreçlerinin yaygınlaştırılması ve multidisipliner bakım modellerinin güçlendirilmesinin hem bireysel yaşam kalitesini artıracağı hem de toplum sağlığına önemli katkılar sağlayacağı belirtildi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.