İkamet edilen ülkenin değiştirilmesi: Eurosafir avukatları “bilgisizlikten” kaynaklanan vergi sorunlarının nasıl önlenebileceğini anlatıyor
Türkiye’den AB’ye taşınmayı planlayanlar için vergi mukimliği, 183 gün kuralı ve çifte vergilendirme kritik başlıklar arasında yer alıyor; Eurosafir avukatları, yeni ülkede statünün doğru belirlenmemesi halinde ek vergi yükümlülükleri doğabileceği uyarısında bulunuyor.
AB’ye taşınırken vergi mukimliği, 183 gün kuralı, çifte vergilendirme ve gelir beyanı nasıl etkilenir? Eurosafir avukatları, Türkiye’den Avrupa’ya taşınanlar için vergi risklerini ve doğru hukuki yapılandırmayı açıklıyor.
Avrupa Birliği’ne taşınmak — geçici dahi olsa — çoğu zaman daha özgür ve istikrarlı bir yaşamın başlangıcıdır: yeni iş fırsatları, öngörülebilir kurallar, Avrupa pazarına ve finansal sisteme erişim. Eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysanız ve taşınmayı değerlendiriyorsanız, şunu önceden dikkate almak önemlidir: ikamet edilen ülke değiştiğinde, yeni ülkede vergi statünüzün nasıl değerlendirileceği de değişebilir.
Birçok AB ülkesinde fiilen o ülkede yaşıyorsanız, gelir elde ediyorsanız veya işinizi o ülkeden yürütüyorsanız, o ülkenin vergi mukimi (vergi mukimliği) sayılabilirsiniz. Bu nedenle taşınmadan önce şu konuların netleştirilmesi faydalıdır: vergi mukimliği hangi ülkede oluşacak, 183 gün kuralı nasıl uygulanır ve hangi gelirler beyanname kapsamına girer.
Eurosafir avukatları, taşınmadan önce ve taşınmanın ilk aylarında hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiğini açıklıyor. Amaç; yeni statünün hukuka uygun biçimde tesis edilmesi, finansal süreçlerin doğru yapılandırılması ve eksik bilgi ya da hatalı varsayımlar nedeniyle gereksiz vergi yükümlülüklerinin oluşmasının önlenmesidir.
En güçlü hukuki koruma, AB tam vatandaşlarına tanınmaktadır ve bugün Türk vatandaşları için ikinci bir AB pasaportu edinme imkânı da mevcuttur.
Etnik Türkler için Romanya vatandaşlığı — AB’ye pratik bir yol
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Avrupa Birliği’nde yasal statü elde etmenin yaygın yollarından biri, basitleştirilmiş prosedür kapsamında Romanya vatandaşlığının kazanılmasıdır. Eurosafir hukukçuları, etnik Türklerin 21/1991 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca Romanya pasaportu başvurusunu yürütmektedir. Söz konusu düzenleme, geçmişte Romanya vatandaşı olan kişilerin soyundan gelenlere, Türk vatandaşlığından çıkma veya Romanya’da daimi ikamet etme zorunluluğu olmaksızın vatandaşlığın yeniden kazanılması imkânı tanır. Repatriasyon prosedürü, AB vatandaşı olmanın en hızlı ve pratik yollarından biri olarak kabul edilmektedir.
Bu model, Türkiye ile “bağın kopması” anlamına gelmez; kişi kendi ülkesiyle olan hukuki bağını korur. Bununla birlikte, AB vatandaşlığı statüsü sayesinde Avrupa’da yaşama ve çalışma imkânları önemli ölçüde genişler.
Bu nedenle doğru planlama — özellikle vergi boyutunda — ön plana çıkar. Statü ve finansal yapı doğru kurgulandığında vergiler bir stres unsuru olmaktan çıkar ve yönetilebilir bir alana dönüşür: hangi ülkede mukim olduğunuz, hangi gelirlerin hangi ülkede beyan edileceği ve durumunuzu hangi belgelerin teyit ettiği önceden netleşir.
İkamet edilen ülkenin değişmesinin vergisel sonuçları
Bir AB ülkesine taşınırken, belgelerinizi ve günlük yaşam düzeninizi planladığınız gibi vergi konularını da önceden yapılandırmak önemlidir. Her ülkenin kuralları farklıdır. Genellikle birkaç temel hususu önceden netleştirmek, Avrupa’da sorunsuz biçimde yaşamak ve çalışmak için yeterlidir.
Çifte vergilendirme
Aynı gelirin iki kez vergilendirilmemesi için vergi mukimliğinin doğru şekilde belirlenmesi gerekir. Türkiye ile birçok AB ülkesi arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yürürlüktedir; ancak bu anlaşmaların fiilen uygulanabilmesi için durumun doğru belgelerle desteklenmesi gerekir. Böylece vergilerin hangi ülkede ve hangi kurallara göre ödeneceği hukuken netleşir.
Aynı anda iki vergi mukimliği
Türkiye’de ikamet kaydının bulunmaması, vergi yükümlülüklerinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Vergi mukimliği genellikle kalış süresi (183 günden fazla) ve “hayati menfaatler merkezi” kriterlerine göre belirlenir. Türkiye’de aile, konut veya ticari faaliyet devam ederken, bir AB ülkesinde uzun süreli ikamet ve kayıt söz konusuysa, statünün açık biçimde tespit edilmesi gerekebilir. Bu hususlar önceden analiz edildiğinde, hangi ülkenin sizi hangi gerekçeyle vergi mukimi kabul ettiği net olarak anlaşılır.
Gelirlerin beyanı
Taşınma sonrasında beyan yükümlülükleri de değişir ve ilgili ülkenin yerel mevzuatına göre hareket edilmesi gerekir: beyannameler hangi ülkede verilecek, yurt dışı gelirler nasıl bildirilecek, yabancı banka hesapları hangi durumlarda beyan edilecektir — bu soruların netleştirilmesi önemlidir.
Eurosafir avukatları şunu vurgular: öncelikle statü ve fiilî ikamet tarihleri netleştirilmelidir; böylece hangi ülkede hangi tarihten itibaren yaşandığı belgelerle ispat edilebilir. Bu çerçeve net olduğunda vergi planlaması daha şeffaf hale gelir; farklı ülkelerdeki oranlar ve rejimler karşılaştırılarak, mevzuata uygun biçimde daha düşük vergi yükü sağlayan seçenek değerlendirilebilir.
AB vatandaşlığının vergisel tabloyu nasıl değiştirdiği
Birçok kişi vatandaşlık ile vergi mukimliğini karıştırır; oysa bunlar farklı kavramlardır. AB pasaportu tek başına kişiyi belirli bir ülkenin vergi mukimi yapmaz. Ancak en önemli avantajı sağlar: vize ve oturum kısıtlamaları olmaksızın nerede yaşanacağına, çalışılacağına ve finansal yapının nerede kurulacağına özgürce karar verme imkânı.
AB vatandaşlığına sahip olan kişi; vergi oranları, iş yapma koşulları, raporlama yükümlülükleri ve yabancı gelirlerin vergilendirilmesi bakımından kendisine uygun olan ülkeye hukuka uygun şekilde yerleşebilir. Bu durum özellikle uzaktan çalışanlar, uluslararası ticaret yapanlar veya birden fazla kaynaktan gelir elde edenler açısından önem taşır.
Bu nedenle AB’de doğru yapılandırılmış bir statü; hem hukuki güvenlik hem yaşam konforu hem de vergilerin öngörülebilir ve şeffaf olduğu bir finansal strateji kurma imkânı anlamına gelir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.