Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 14 Ekim 2019, Pazartesi

Olmadı başkan!

Paylaş  
66
23
65

Kavga yine başladı ve öyle anlıyorum ki herkesin istediği de buydu. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Türkiye’nin Suriye’deki harekatı ile ilgili yapmış olduğu değerlendirme son derece yanlış oldu, tek kelimeyle olmadı bu açıklama.

Akıncı gibi tecrübeli bir siyasetçi çekilmek istenen tuzağın içine gitti ve düştü. Fuat Oktay’ın kınama açıklaması adeta bana bunu düşündürdü. Demek ki bir ters tavır bekleniyordu ve oldu. Açıklamayı görünce hayretler içinde kaldım. Çok gereksiz ve yanlış bir açıklama oldu. Sebeplerini de anlatacağım.

İlk önce şunu açıklığa kavuşturalım; Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili politikalarını benimsemeyebilirsiniz, benim de benimsemediğim politikaları var ve yeri geldiğinde bunu çekinmeden yazıyorum. Bazı köşe yazarları gibi ne İsa’ya ne Musa’ya tavrım hiç olmadı. Yeri geldi Ankara Hükümetini de defalarca kez eleştirdim.

Yanlış olduğuna inandığım durumlar olursa yine bunu yaparım ama Suriye harekatı konusunda Türkiye sonuna kadar haklıdır ve bu temizliği yapmak zorundadır. Kimin için peki?

Hem Türk halkı hem Suriye halkı için. Çok uzun yıllardır PKK terör örgütünce öldürülen binlerce masum insanın trajedisine tanık olduk. Ortada milyonlarca mağdur olan Suriyeli insanlar var.

Türkiye gereğini yaptı ve yapmalı da.

Bir şeyi daha açığa kavuşturalım; Türkiye bizim düşmanımız değildir. Kurtulun artık bu saçma düşünceden. Türkiye’yi ya da AK Parti Hükümetini eleştirmek başka bir şeydir, öfke ve nefret duymak başka bir şeydir.

İçinde barış duygusu olduğunu söyleyen herkes öfke ve nefrete yer vermez.

Türkiye’nin Suriye de yaptığı harekatın asıl gerekçesi milyonlarca sürgünde olan Suriyelilere yeni bir yerleşme yeri açmak ve ülkelerine geri dönmelerini sağlamak. Dönerlerdi dönmezlerdi, Türkiye bir bir toplayıp geri gönderecek, bu da Türkiye’nin kendi işi.

Şunu da söyleyim; bizim bazı şovenist politikacılarında Türkiye’ye yaptığı yalaka açıklamalar inanın ki şirin gözükmek için yoksa umurları falan olduğundan değil.

Akıncı’nın yanlışı ne?

Bir kere şunu anlamak lazım; Sn. Mustafa Akıncı KKTC Devletinin başıdır, Reisi Cumhurdur. Her konuda istediği her şeyi söylemek gibi bir özgürlüğü yoktur. Sebebi de tüm devleti temsil etmesinden kaynaklanıyor. Cumhurbaşkanının Suriye konusuyla ilgili düşünceleri farklı olabilir, Türkiye’nin Suriye harekatını da desteklemeyebilir; ya bir açıklama yapmaz ya da kısa birkaç memnuniyet verici cümleyle konuyu geçiştirir, konuda kapanır.

Ancak Cumhurbaşkanının bu açıklaması, AK Parti düşmanlığından kendi seçimi için oy devşirme olarak algılanmıştır. Bunu bilinçli mi yapmıştır yoksa içinden geleni kendine hakim olamayıp söylemiş midir bilemem.

Ama bildiğim bir şey var ki bazı çevrelerin tuzağına gidip düşmüştür.

Bakınız dostlar, bu ülke de kimse size Ankara hükümetine yalakalık yaptığınız için oy vermez ama Ankara düşmanlığı yaptığınız içinde oy vermez. Bizim siyasilerin genel olarak içine düştükleri bir yanılgıdır bu.

İnsanlar önlerindeki en iyi seçeneğe oy verirler. Şu an ki tablo da en iyi seçenek Cumhurbaşkanı Akıncı’dır halen ama bir devlet başkanının, hele hele yeniden seçilmesi halinde Garantör ülkesi ve tek partneri olan Türkiye ile ayrı düşmesi düşünülemeyecek bir şeydir.

Unutmayın, garantör ülkenin onayı olmadan kimse Kıbrıs’ta çözüm gerçekleştiremez.

Belki Cumhurbaşkanı Akıncı, savaş olmasın, kan akmasın insanlar ölmesin düşüncesiyle görüşlerini söylemiştir ama bazen daha çok kan akmaması için yeteri kadar kan akması gerekir.

Hangimiz savaşı tasvip edebiliriz ki hangimiz insanların ölmesini destekleyebiliriz ki ancak Türkiye’nin karşısında terör örgütleri var ve Türk halkına ciddi zarar veriyorlar, Türkiye’nin buna son vermek en meşru hakkıdır.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanının çıkıp böyle bir açıklama yapması son derece yersiz ve yanlıştır.

Yazının başında da ifade ettiğim gibi başkanın açıklamasını hayretle karşıladım çünkü kendi ayağıyla gidip bu tuzağa düştü.

Başkanın “açıklama yapmam konusunda beklenti oldu o nedenle yapayım” demesi gereksizdi. Çam devrilecekse böyle bir açıklamaya gerek yoktu.

Akıncı’nın yanında gayet akıllı bürokratlar var, onlar uyarmadı mı diyeceğim ama Cumhurbaşkanının bizzat kendisi çok akıllı biridir ve herhangi bir uyarıya dahi ihtiyacı yoktur.

Türkiye ile KKTC ters düşemez

Ortada Türk halkının bekası varsa KKTC Devleti Türkiye ile aynı noktada olmalıdır, keza Kıbrıs Türk halkının bekası söz konusuysa Türkiye de Kıbrıslı Türklerin yanında olmalıdır.

Nasıl ki Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin kalıcı bir çözüme ihtiyacı varsa ve bugün olmuş Türkiye’den bile gerekli maddi desteği istenilen arzuda alamıyorsa, evet Türkiye’nin Kıbrıs’ta biz çözüm olması için çözüm yanlısı liderleri desteklemesi ve buna yardımcı olması gerekir, çünkü artık şu an ki durum sürdürülebilir değildir.

Öte yandan Türkiye’nin düşmanları varsa ve Türkiye bu düşmanlarından kurtulması gerekiyorsa Kıbrıslı Türkler de KKTC’de Türkiye’nin yanında durmalıdır.

Doğru olan budur.

Ne düşmanlıkla ne yalakalıkla seçim propagandası yapılmaz

Ne yazık ki tam da bu yazdığım bizim ülke de yıllardır yapılıyor. Bazı politikacılar Türkiye’ye yalakalık yaparak hükümette kalmaya, ya da seçim kazanmaya çalışıyorlar, kendi kendilerini halkları önünde maskara durumuna düşürüyorlar ama öte yandan da Ankara düşmanlığı yaparak da seçime hazırlanılmaz. Ankara düşmanlığı eşittir çözüm yanlısı politikacı demek değildir.

Çözüm yanlısı olduğunu söyleyenlerle Anavatancı olduğunu söyleyenler işte bu tavırlarla hareket ediyorlar ve sanıyorlar ki halk her iki kesime de alkış tutuyor. Yok, böyle bir şey.

Bizim seçmenimiz aklına yatan ve en ideal bulduğu adaya oy verir. Çok azıdır yalakalara ya da aykırı tavırlara bakarak oy veren. Onlar zaten sosyal medyanın gürültücüleridir.

Yine yanlış yapılıyor ve yine anlamsız, gereksiz ve çok yanlış bir kavganın içine sürükleniyoruz.

Eminim herkes mutludur…

**************

Günün Sözü

Düşünme zihnin işi, hayal ise zevkidir. Düşünme yerine hayal etmek, zehiri besinden ayırt edememektir.

Victor Hugo

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
22
 
1
 
9
 
0
 
2
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
14 Ekim 2019, Pazartesi
vatandas         - k.kibris
Olmadi Bastan!!..Daha dune kadar aciklamalar danismanlar tarafindan aranir taranir uygun bir dille diplomatik olarak yapilirdi... Simdi ise zirt pirt sahsi facebok hesabindan hem de yersiz ve vakitsiz.. Durun bakalim bu twit facebok aciklamalari daha basimiza ne islar acacak.

14 Ekim 2019, Pazartesi
Elvira         - Lefkoşa
Gökhan Bey, "Bazen daha çok kan akmaması için yeteri kadar kan akması gerekir" ifadesi durumu en iyi açıklayan muhteşem bir tespit. Yalnız, "Şu an ki tabloda en iyi seçenek Cumhurbaşkanı Akıncı’dır" demişsiniz, Kıbrıs Türk milleti, federasyondan başka bir ufku olmayan Akıncı'ya mahkum değildir.

YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Kasım 2019, Pazartesi    Özersay'da "Tatar" hazımsızlığı...
1 Kasım 2019, Cuma    Umudu kestim yurdumdan
31 Ekim 2019, Perşembe    Vergiler adil toplanıyor mu?
30 Ekim 2019, Çarşamba    Gyrocopter'ler hayli vukuatlı!
29 Ekim 2019, Salı    Memur paralı... Devlet fakir
28 Ekim 2019, Pazartesi    Ekonomik bağımsızlık ne zaman?
25 Ekim 2019, Cuma    Atakan'dan başka umursayan var mı?
24 Ekim 2019, Perşembe    Hükümette kriz var...
23 Ekim 2019, Çarşamba    Savaşan: "Siyaset edep ister..."
22 Ekim 2019, Salı    Töre, külliye yolcusu...

banner
banner
banner
banner

Özersay'da "Tatar" hazımsızlığı...
Gökhan ALTINER | 11 Kasım 2019, Pazartesi
Uzun bir aranın ardından yazı yazıyor olmak inanılmaz güzel bir duygu. Her ne kadar bazen tekrara girdiğimi hissetsem dahi. Ülke de konuşulması gereken o kadar önemli ekonomik sorunlar varken ne yazık ki ülke olarak C...
Umudu kestim yurdumdan
Gökhan ALTINER | 1 Kasım 2019, Cuma
Ne den her gün aynı ya da daha kötü diye düşündüm.  Ya da neden öfkemizi yenemiyoruz? Hayalleri ertelemeyi bir yana bırakın artık hayal de kurmuyoruz. Aşırı sinirliyiz ve birşeyler yapma isteğimiz tam anlamıyla yok ol...
Vergiler adil toplanıyor mu?
Gökhan ALTINER | 31 Ekim 2019, Perşembe
Aklıma rahmetli Bülent Ecevit’in başbakan olduğu günler geldi bir anda. Merhum Ecevit, başbakan seçildiğinde Türkiye maddi yönden ciddi bir felaketin içindeydi. Ecevit’in ilk işi Dünya Bankasında üst düzey bir görevde...