Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 12 Mart 2018, Pazartesi

8 Mart'ı tahtakurusu yemiş

Paylaş  
49
31
60

Sanattan geleneğe popüler kültürle yoğrulmuş kitle kültürü her şeyin içini boşaltmayı başarıyor… Anlamlı olan ya da olması gereken her usûlü bir tahta kurusu gibi ya yıkıyor ya da tek dokunuşla ufalanmaya terk ediyor…

Her şeyin adını koruyor ama bir bida’ya dönüştürüyor… Tam bir yapı sökümü…

İşte 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü… 

Adı üstünde: Emekçi kadınlar… 

Adını verenler de “sol jargonla” emeksiz yaşayanlarımız da var, demek istemiş…

Ama ne oluyor, nasıl işleniyor: Her kadın emekçidir. 

Ne münasebet! 

21. yüzyıl moderniteyi dahi yıkıp bireye emeksiz yaşama, her şeyi tatma-tüketme ve nihayet duygusuz ölme hürriyeti vermedi mi! 

Nasıl her kadın emekçi oluyor?

Her anne emekçidir, anlaşılır bir şeydir. Ancak her kadın annedir gibi bir şiir bu… 

Emekçi kadınlar emekçi kadınlardır velhasıl! 

Altı dolu bir iş bu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü… 

Papaz Aziz Valentine’in aşkına duyduğu sabrın bir sembolü olarak Sevgililer Günü değil! 

İlk olarak Amerika sosyalist partisinin bir deklarasyonuna göre 1909 yılının 28 Şubat günü "ulusal kadınlar günü" adı altında kutlanmış…

Rusya da ise resmi bayram… 

8 Mart 1857'de New York'lu kadın tekstil işçileri şehrin zengin semtlerine doğru büyük bir yürüyüş düzenlemiş… Daha iyi çalışma koşulları, on saatlik iş gücü ve eşit haklar gibi talepleri olan kadınların yürüyüşü polis tarafından şiddet kullanılarak bastırılmış…

8 Mart 1908'de yine New York'ta düzenlenen eyleme 40 Bin tekstil işçisi kadın katılmış… 1857'deki büyük eylemi anan işçiler, aynı taleplere kadınlara oy hakkı ve çocuk emeğine son verilmesi taleplerini de eklemiş…

1910’a gelindiğinde ise, Clara Zetkin'in önerisiyle sosyalist kadın enternasyonali, 8 Mart'ı dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlamaya karar vermiş… 1911 yılında ilk 8 Mart gösterileri Avrupa’yı kasıp kavurmuş. 

Avusturya, Danimarka, Almanya Ve İsviçre'de kitlesel, unutulmaz gösteriler yapmış kadınlar…

New York'ta ünlü 25 Mart yangını -hala bir romana konu olmasa da- gerçekleştiğinde zorla çalışmaları için patronları tarafından fabrikaya kilitlenen kadın işçiler çıkan yangından kaçamayarak can verdiler mesela… 

**

Bu sene ne oldu peki bir dünya markası olan Dünya Emekçi Kadınlar gününde.. 

En azından şunlar oldu: 

İspanya'daki grevde yüzlerce tren iptal edilirken, ülkenin dört bir yanında kadın hakları için eylemler yapıldı. İspanyol kadınlar, İzlanda'da 1975 yılında kadınların ekonomiye ve topluma katkılarını göstermek için yaptıkları 24 saatlik grev tekrarlamak istedi…

Paris'te Cumhurbaşkanı Macron, eşit işe eşit ücret ödemeyen şirketleri kamuoyuna ifşa etme vaadinde bulundu.

Almanya Başbakanı Merkel ise yayımladığı özel videoda kadınların mücadeleye devam etmesi gerektiğini söyledi.

İngiltere'de Prens Harry ve Meghan Markle kız öğrencilere bilim ve matematik alanında kariyer yapmaları çağrısında bulundu. Bu arada BBC çalışanları da iki gün önce kurumun Londra'daki merkezinde eşit ücret talebiyle eylem yaptı. 

Kosova'nın başkenti Priştine'de de Oscar Ödüllü "Üç Billboard Ebbing çıkışı, Missouri" filmindeki gibi üç kırmızı billboard emniyet müdürlüğü binasının önüne konuldu.

Billboardlardan birine "Daha kaç cevapsız çağrı olacak?" yazıyordu.

Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'da ise 300 kadın, şehrin ana caddesinde 900 metrelik sembolik bir maraton koştu. Maratonu organize edenlerden Fatima Khalaf "Bu maratonla uzun süredir uzakta tutulan kadınlara yerlerini geri vermek istiyoruz" dedi.

Mısır'ın başkenti Kahire'deki bir müzede antik dönemde kadının rolünü vurgulamak için üç tarihi eser sergilendi: Bunlardan biri 3 Bin 300 yıl önce eşi Firavun Akhenaten ile birlikte önemli bir siyasi ve dini rol oynayan Kraliçe Nefertiti'nin kırmızı taştan yapılmış çalışmasıydı... 

Dudak büküp beğenmediğimiz İstanbul'da bile İstiklal Caddesi'nde binlerce kadın "İtaat etmiyoruz, susmuyoruz, korkmuyoruz" ve "Kadınlar birlikte güçlü" sloganları attı bu yıl…

Bizde ne oldu? 

Bizim KKTC’de… 

500 kadar şehit evladı yetiştirip toprağı sulamış bizim kadınları temsil ettiğini zannedenler ne yaptı!

Faşizme karşı “mor” kıyafetler giydi. 

Bildiri yazdı. Doğrusu yazmadı arşivden piyasaya sürdü… Geçen yılkini… 

Partiler ve sözde cemiyetimiz mensupları ise acayip kokteyllerde, organizasyonlarda , beş yıldızlı otellerde pullu ve saten elbiseler içinde “her kadın emekçidir” nutku çekti. 

Siyasiler ya? 

Basın danışmanlarına ülkemizdeki kadınların hiçbir derdine işaret etmeyen, güncel olmaktan uzak sözler dizdirdiler… 

İnsanların sms, sosyal medya iletisi ve e posta ile birbirlerini kutladıkları bir gün işte “emekçi kadınlar” günü… 

Bir tahtakurusunun tek dokunuşla ufalanmaya terk ettiği bir ahşap parçası…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Kasım 2018, Pazartesi    Bu koalisyon bitecekse...
6 Kasım 2018, Salı    Kraliçenin patatesi
10 Eylül 2018, Pazartesi    Süt verelim, Euro alalım
13 Ağustos 2018, Pazartesi    'TL eridi Euro verin' solculuğu
16 Temmuz 2018, Pazartesi    Sampson'dan Simpson'a
13 Temmuz 2018, Cuma    Erdoğan neden önce Azerbaycan’a gitti
4 Temmuz 2018, Çarşamba    'Savaş Çarı'nı Barış Elçisi atadılar: Lute
3 Temmuz 2018, Salı    Parfüm kirliliği
28 Haziran 2018, Perşembe    'Alt Yönetim'de yerel seçimler
26 Haziran 2018, Salı    'Yıkalım devirelim' siyaseti bin kez toslar

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu koalisyon bitecekse...
Vatan MEHMET | 12 Kasım 2018, Pazartesi
Dörtlü koalisyon birinci yılına yaklaşıyor…
Hükümet işe vatandaşlık iptalleri ile başladı ama bütün aksiyon işler ve gelişmeler TDP’de…
Teknik sebeplerle Meclis Başkanlığı’ndan olan küçük ortak TDP, koalisyonun yıld...
Kraliçenin patatesi
Vatan MEHMET | 6 Kasım 2018, Salı
Kraliçenin patatesi
Tarih, 1841’den itibaren on yıl boyunca İrlanda’da binlerce köylünün modern Avrupa tarihindeki en berbat kıtlıklardan birinde açlıktan öldüklerini yazar… Söz konusu kıtlık gerçek bir felakete dönü...
Süt verelim, Euro alalım
Vatan MEHMET | 10 Eylül 2018, Pazartesi
Ülkemizde siyaset belirleyici ve iktidar yıkma ve değiştirmede doktoralık bir boyutu olan sendikalar;
Grevi, eylemi, gösteriyi…
Pankartı, protestoyu…
Ve her türlü talep ve tepkiyi…
Tüm bu toplumsal reflekslerin iç...