Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 16 Nisan 2018, Pazartesi

Yazdım sayılmaz, yaptım yazılmaz

Paylaş  
36
18
50

90’ların başında Türk-İş’in bir kongresinde Süleyman Demirel kürsüye davet edilir. Kürsüye yanaşamadan işçiler Demirel’i protesto eder…

Meydanlarda herkes kendisine “baba, baba” diye tezahürat etmiş, o da elini kürsülerden uzatarak kitlelere ‘benim işçim, benim köylüm, benim memurum…’ diye bütün sorunlara sahip çıkmış, bu arada da işçi kesimlere pek çok önemli vaatte bulunmuştur.

Demirel kongrede kürsüye çıkınca salonda bulunan işçiler “seçimden önce şu sözü vermiştin, bunu vadetmiştin, niye yapmadın” diye bağırırlar… 

Demirel bir türlü konuşamaz, kesintisiz protestolarla lafı kesilir… 

İnsicamı iyice bozulur ve konuşmasını değiştirir ‘baba’. 

Tamam der, ben seçimden önce bazı sözler verdim. Benim kabahatim, yapamadıklarım var… 

Fakat der, sizin hiç mi kabahatiniz yok! 

Herkes şaşırır... 

Salonda bir sükûnet…

İki elini uzatır Demirel ve devam eder: ‘bunların yapılacak şeyler olmadığını seçimden önce neden söylemediniz?’. 

Salonda müthiş bir kahkaha ve gevşeme… Herkes mest olur ve sonunda alkışlarla uğurlanır ‘Baba’. 

** 

Siz sendikasınız diyor Demirel… Araştırma örgütleriniz var, hangi işin olup olmayacağını bilip kestirmeniz lazım. 

Teorik olarak “herkes beş yılda emekli olacak” diyebilirsiniz. Bunu bir yasa metniyle halledersiniz. Ama olması imkânsız. Tatbik edilemez. 

İşte bu imkânsız kısmın, yani hukuk zemini dışındaki gerçek boyutunun aklı başında seçmen kitlesi açısından anlaşılır olması lazım. 

Belki örgütte, bir gurupta, bir başbakanın bu anlaşılabilirliği görmeyi istemeye hakkı vardır. 

İşte Demirel aslına bakılırsa burada bunu ifade etmiştir. 

** 

Siyaset kendisini yıllarca her şeyin mutlak sahibi ve “değiştirme gücünün” mutlak aktörü gibi takdim etti. 

Türkiye’de seçmen 1999 seçimlerine kadar “Bu adamlar bunu yapar”  diyerek iktidara getirmiş, bunu böyle zannetmiş ve yıllarca bedelini her seferinde ödemiştir. 

Ve esasen siyaseti tek başına yapamayacağı şeylerden bile sorumlu tutmuştur. 

Bunun Türkiye özelinde başörtüsü sorunu gibi, Apo’nun asılması gibi yıllarca dert olmuş, konuşulmuş , nice örneği var. Bürokrasi iyi bilir: Siyaset her şeyi, dilediği formül ve dilediği biçimde yapamaz. 

Kurumlar arası işbirliği ve bundan önemlisi çok konuda toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç var. Oysa hem seçmenin hem de bazen siyasetçinin kafasında pek çok şeyin, hatta kâh zaman her şeyin siyasal iktidar gücüyle çözümlenebileceği anlayışı var. 

**

Bizde de siyaset kendisini pek bir aktör sanıyor… 

Sendikalar da sivil toplum da siyasetten her sözü istiyor… 

Birey olarak vatandaş tipimiz de öyle. 

‘Suyu yöneteceğiz’ diyenlerin bizzat kendisi Allah’ın suyunu özelleştirdi mesela… 

Hukuk metni değişerek müşavirliği kaldırmak için kaç kurumla uzlaşı gerekiyor hem! 

Sendikalar yönettikleri kurumlarda işler kendileri bakımından ters gidince daha kaç iktidarı yerinden edecek? 

İşte siyaset bazen 10 kişiyi mağdur edip, 10 bin kişiyi mağdur etmemeyi sağlamaktır. 

Bu göze alınmadığı için Kıbrıs Türk Hava Yolları battı. 

Belediyeler çürüdü. 

Su altyapısı yattı ve elektrikte kazıklanmaya devam edeceğiz…

Ahmet Benli’ye ve parti içindeki bazı muhaliflere rağmen su ihalesi yapabilecek mi?

Doktor milletvekillerine rağmen Sağlık Reformu? 

Ya eğitimdeki sendikalara rağmen tam gün eğitim ne olacak?

KIB-TEK’de bol sıfırlı maaşların devamının garantisini sağlayan El-Sen’e rağmen kabloyla elektrik çözülecek mi?

Bir adama rağmen Dome Otel’i şeffaf bir şekilde ihale edip peşkeşin önüne geçebilecek miyiz?

Bunları yapalım, sonra “yapılacakları” yazalım protokole… 

Yoksa soruverirler: ‘Ey başbakan! Bunların yapılacak şeyler olmadığını imzadan önce neden söylemediniz?’.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Nisan 2019, Pazartesi    İstanbul'a düşen 'Joker Yıldırım'
18 Mart 2019, Pazartesi    Yeni Zelanda ve bizim Kıbrıs Türk Solu
28 Ocak 2019, Pazartesi    İki devletli 'baklanın' sıhhate faydaları  
14 Ocak 2019, Pazartesi    KKTC, adı gibi en özel!  
8 Ocak 2019, Salı    Kapatın şu Meteoroloji Dairesi'ni demedik mi!
7 Ocak 2019, Pazartesi    'Küreselci' finali göremeyeceğiz
31 Aralık 2018, Pazartesi    Aslolan mangaldır, Happy Christmas!
26 Aralık 2018, Çarşamba    Tahliye…
24 Aralık 2018, Pazartesi    Kara sakal tipi kadınsılık
12 Aralık 2018, Çarşamba    'Gel, ne olursan ol yine gel' Mevlana'cılığı

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

İstanbul'a düşen 'Joker Yıldırım'
Vatan MEHMET | 22 Nisan 2019, Pazartesi
Ankara’da konu zaten netti. Kayda değer kimsenin de şüphesi yoktu.
Türkiye’de yerel seçimin tüm odağı ve “meselesi” İstanbul’du.
Zaten her şey görevden alınan ama açıkça izahı yapılmayan “mental yorgunu” başkan ve k...
Yeni Zelanda ve bizim Kıbrıs Türk Solu
Vatan MEHMET | 18 Mart 2019, Pazartesi
11 Eylül sonrası yılarda İslamofobinin yükselişiyle Doğu dünyası, tüm entelektüelleriyle Hazreti Muhammed’in yeniden Mekke’ye ‘Devlet Başkanı’ sıfatıyla döndüğünde ne denli ‘barışçıl’ olduğunu Batı’ya anlatmaya çalışt...
İki devletli 'baklanın' sıhhate faydaları  
Vatan MEHMET | 28 Ocak 2019, Pazartesi
İki devletli 'baklanın' sıhhate faydaları   
Malum Kıbrıs'ta Ağustos 1960’ta her iki toplumun da temsil edildiği Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. 74'te Atina tarafından desteklenen bir askeri darbeye karşılık, Türkiye ada...