Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 14 Nisan 2018, Cumartesi

Akıncı-Özgürgün geriliminin minik bir değerlendirmesi

Paylaş  
19
15
17

Siyaset el kitabının en eski numarasıdır kutuplaşma siyaseti. Farklı kutuplarda siyaset yapan oyuncular kamuoyundaki popülaritelerini, dolayısıyla da oylarını konsolide etmek ya da başka bir ifadeyle safları netleştirip sıklaştırmak için birbirlerine siyasi arenada saldırırlar.

Bu saldırılar çoğunlukla medya yoluyla yapıldığı için, binlercesi ile karşı karşıya kaldık bunca yıllık meslek hayatımızda.

Akıncı ile Özgürgün arasında süregelen mesele de bundan ibarettir ve son derece de doğaldır.

UBP Genel Bakanı Hüseyin Özgürgün ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı perspektifleri ile meseleye bakalım.

Hüseyin Özgürgün’ün aklında Cumhurbaşkanlığı adaylığı olduğunu artık anlıyoruz. Hatta bu onun siyasetteki nihai hedefi olduğunu ve bu hedefine ulaşıp ulaşmadığına bakılmaksızın, 2020’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında siyaset gömleğini bırakacağını da biliyoruz.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da ikinci bir dönemi isteyeceği de biliniyor.

İş burada düğümleniyor zaten.

Mustafa Akıncı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tutunduğu tek dal olan Kıbrıs Müzakereleri ve çözüm umudunu yeniden yakalamak istiyor. Bu yemek de o çalışmanın bir enstrümanı.

Özgürgün ise bu enstrümanı Akıncı’ya vermek istemediği gibi, bu enstrümanı, yani yemeği kendi taraftarları gözünde meşrulaştıracak bir eylemde de bulunmak istemiyor.

Bir başka ifadeyle, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya, “Anastasiadis ile yediğim yemek öncesinde UBP dahil tüm siyasi partilerle istişare ettim” kozunu vermek istemiyor. Özgürgün perspektifinden son derece haklı bir yaklaşım.

Çünkü Özgürgün, Rumlarla bir federal çözümün olmayacağına inanıyor ve taraftarları onu bu nedenle destekliyor.

Akıncı ile aynı doğrultuda yürümek, onu ve taraftarlarını Akıncı ve taraftarlarından ayrıştırmaz aksine oyların konsolide olmasına engel olur. Yani kutuplaşmayı engeller.

Akıncı, “Federal çözüm” dediği sırada, Özgürgün’ün de “Federal çözüm” dediği bir senaryoda düşünürsek, kamuoyu tepkisi, “Madem her ikisi de federal çözüm diyor,neden gerçeğini tercih etmeyeyim ve şüphelisini seçeyim” olur ve oylar Akıncı’ya gider. Ancak bugün içinde bulunduğumuz durumda, “Farklı bir çözüm modeli” ifadesi ağırlıklı olarak tercih edilirken, bu sefer, gerçek diye nitelendirilen tercih Akıncı olmaz. O nedenle bu itiş kakışta, konjonktürÖzgürgün’ü biraz daha güçlü kılıyor. Akıncı’nın “Ben de davet etmem” diyerek takındığı, “Size ihtiyacım yok benimle yürüyenler bana yeter” yaklaşımı da gerçekçi değil. Akıncı yemekten eli boş gelmesi durumunda, politika değişikliğine gidip, “Farklı biz çözüm modeli üzerinde çalışalım” derse de, “Kamuoyu, gerçeği dururken...” diyerek Akıncı dışında bir adaya yönelecek elbet.

Kutuplaşma siyaseti farklı kutuplarda siyaset yapanların birbirine çoğunlukla medya yoluyla saldırması yöntemiyle yapılır dedik ya, Akıncı ile Özgürgün arasındaki ite kakışta şu ana kadar kimin ne durumda olduğuna da bir bakalım.

Böyle kapışmalarda mermilerin bir sınırı vardır.

Kanımca Akıncı, Tahsin Ertuğruloğlu’nu da potansiyel bir Cumhurbaşkanı adayı olarak gördüğünden bir süre onunla sürdürdü dalaşmasını. Ve hatırı sayılır bir miktarda da mermi attı. Tahsin Bey artık siyasette değil. O nedenle ona attığı mermiler boşa gitti.

Ancak Özgürgün sürekli olarak tek bir hedefe kilitlendi ve mermilerini daha efektif bir şekilde kullandı. Şimdi kalan mermilerle, atışlar devam edecek. Hasar ne oranda olur başka bir mesele ama saflar sıklaşıyor mu? Özellikle sağda evet. Solda ise durum yemekten sonra netleşir. Yemekten yeni bir umut çıkarsa yarış devam eder. Çıkmazsa Akıncı havluyu atar bence.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
4
 
0
 
2
 
1
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Aralık 2018, Salı    Karanlığın aydınlığı için bulun!
10 Aralık 2018, Pazartesi    "Şimdinin haberini sonraya bırakma"
8 Aralık 2018, Cumartesi    Allah Süleyman Soylu’dan razı olsun
7 Aralık 2018, Cuma    "Doğal afet" demeyin, bozuluyorum
25 Kasım 2018, Pazar    Emirname ile ilgili "yuhalama birliği"
22 Kasım 2018, Perşembe    Bu teklifi kabul edeni elektrik teper
15 Kasım 2018, Perşembe    Çözümsüzlüğün getirdiği Cumhuriyet çelişkisi
13 Kasım 2018, Salı    Akıncı’nın halet-i ruhiye’si
8 Kasım 2018, Perşembe    Anastasiades’ten ilginç itiraf
31 Ekim 2018, Çarşamba    UBP Genel Başkanını seçti de liderini seçebildi mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Karanlığın aydınlığı için bulun!
Rasıh REŞAT | 11 Aralık 2018, Salı
Karanlığın aydınlığı için bulun!
Biliyorum o karanlık gecede yaşanan felaketin tek nedeni yolların aydınlatılmamış olması değil elbette.
O dört fidan, sadece, aylardır; belki de yılı aşmış bir zamandır süs olarak du...
"Şimdinin haberini sonraya bırakma"
Rasıh REŞAT | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Yıldönümleri heyecan kaynağıdır. Heyecan kaynağı olduğu kadar da bir yıla şöyle geriye doğru bakıp; nereden nereye geldik, hangi noktadaydık hangi noktaya ulaştık, nerede verilebilecek en doğru kararı verdik, nerede y...
Allah Süleyman Soylu’dan razı olsun
Rasıh REŞAT | 8 Aralık 2018, Cumartesi
Allah Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tuttuğunu altın etsin.
Sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın sağ ve afiyette olduğunu öğrendik.
Samimiyetle söylüyorum ki ciddi cidd...