Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 2 Temmuz 2018, Pazartesi

HADE Ferrari ile tarla sürelim...

Paylaş  
8
0
7

Kara gözlüklerle yol kenarında helikopterin Türkiye’den gelip yangınımızı söndürmesini, gökyüzüne bakarak bekleyenlerin halini tarif etmişti bir aklı evvel, bir zamanlar… 

“Buna hiç gerek yok, bizim askeri helikopterlerimiz var. Üzerine bir aparat takacağız. Gerektiğinde devriye gezecekler, gerektiğinde de yangın söndürecekler. Çok ucuza mal olacak” demişti. 

Hatta o dönem kendisi herhangi bir makamı işgal etmediğinden, bu fikrini dönemin Başbakanı’na açmıştı. 

Başbakan iyi niyetli olduğu için bu fikrin bir geçerliliği olup olmadığını araştırmaya başlamış. 

Askeri yetkililer seferber olmuş ve uzmanlardan oluşan bir heyetle başbakanın karşısına dizilmişler. 

Son derece kibar ama eminim bu fikre gülmemek için kendilerini zor tutarak, bu fikrin, “Bir Ferrari’nin arkasına saban takıp tarla sürmeye çalışmak” ile eşdeğer olduğunu olabildiğince saygılı bir şekilde anlatmışlar. 

Bu Ferrari ile tarla sürme fikrini ortaya atan dahi artık bir makam sahibi. 

Aynı dâhinin, defalarca örneği bulunmasına, hatta yanlışlıkla Larnaka’ya indikten sonra oradan kalkıp doğrudan Ercan’a gelen bir başka ambulans uçak vakası olmasına rağmen, ambulans uçağın Ercan’ın pistine inmesini büyük bir diplomasi zaferi olarak lanse etmiş olmasını bir an için unutarak, Yamaçköy’deki yangın ile ilgili ne yaptığını merak ediyoruz. 

Bildiğim kadarıyla, atıp tutmanın serbest olduğunu sandığı dönemlerde sözünü ettiği aparat daha alınmadı. Alınmasına imkan da yoktu zaten. Çünkü dedim ya o dönem atıp tutmak serbestti. Sadece onun değil, kimsenin ağzının ve de parmaklarının ayarı yoktu. 

Merak ettiğim Yamaçköy’deki yangının söndürülmesi için Türkiye’den gelecek helikopteri beklerken gözlerinde kara gözlükler var mıydı? Gerçi bugünlerde hava parçalı bulutlu ama yine de uzun süre gökyüzüne bakınca insanların gözleri acıyabiliyor. 

Hele hele bir değil de 3 helikopter bekliyorsan Türkiye’den, uzun süre gökyüzüne bakmak icap edebilir. 

Hele hele Bakanlar Kurulu’nda Nisan ayının ikinci haftasında, yaz aylarında KKTC’de bir helikopter, hem de öyle askeri helikoptere aparat takılmışından değil, gerçek yangın helikopteri konuşlandırılması kararı almışsanız, gökyüzüne bakmak gerçekten zor gelebilir. 

Sözünü ettiğimiz zat-ı muhterem aynı Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında, fizibilite çalışması yapıp tamamladıktan sonra orman yangınlarının söndürülmesi konusunda diğer alternatiflerin neler olabileceği konusundaki bilgiyi kamuoyuyla paylaşacaklarını da belirtmişti, bir helikopterin burada konuşlandırılması ile ilgili karar alındığını açıkladıktan sonra. Nisan ayında devam ettiğini söylediği bu fizibilite çalışması Temmuz ayına girdiğimiz bugünlerde halen sonuçlanmamış olacak ki henüz kamuoyu ile paylaşılan alternatif yok. 

Buna üzülüyor muyum? 

Tabii ki hayır. Beyefendiden duyduğumuz ilk farklı alternatif, Ferrari’ye saban takıp tarla sürmeye çalışmakla eşdeğer olduğundan, diğerlerinin ne olacağı ile ilgili zaten endişelerim vardı. 

Zaten kaldı bir Temmuz ile Ağustos. Ikına sıkıla birkaç dönüm orda, birkaç dönüm burada kül olduktan sonra, yangın mevsimi geçer gider.

Biz de en azından bundan sonrası, elde ne kaldıysa oraları için “HADE” deriz devam ederiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
10
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
3 Temmuz 2018, Salı
vatandas         - K.Kibris
Aynen oyle!/ Birkac donum onda birkac donum bunda; dunya mali kime kalmis ki; zaten hepimiz kullanici.

YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Eylül 2018, Cuma    Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor
6 Eylül 2018, Perşembe    Neydi olacağı
31 Ağustos 2018, Cuma    Hani “eşit işe eşit ücret” hassasiyeti?
25 Ağustos 2018, Cumartesi    Bir Post-Bayram yazısı
19 Ağustos 2018, Pazar    Yerim ben sizin toplumsal seferberliğinizi
18 Ağustos 2018, Cumartesi    Şu kira kuru meselesi
17 Ağustos 2018, Cuma    Şimdi oldu işte
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Deneyim, çene, domates ve bizim ekonomistler
14 Ağustos 2018, Salı    Fırsatçı tüccarların raflardaki gezintisi 
13 Ağustos 2018, Pazartesi    Her adam kendine...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor
Rasıh REŞAT | 21 Eylül 2018, Cuma
Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor
Afrika’ya yapılan saldırı davasında KKTC mahkemelerinden beklenmedik derecede hızlı bir şekilde çıkan mahkumiyet kararı karşısında bizi şaşırtan ve de adalete güven duygumu...
Neydi olacağı
Rasıh REŞAT | 6 Eylül 2018, Perşembe
Neydi olacağı
Bizim Mehmet Ekin Vaiz’in zaman zaman kahkahalara boğduğu, zaman zaman ise kara kara düşündürdüğü skeçlerden oluşan haber bülteninin adıdır yazının başlığı. Kıbrıslılar, “Zaten beklenen de buydu” ya da ...
Hani “eşit işe eşit ücret” hassasiyeti?
Rasıh REŞAT | 31 Ağustos 2018, Cuma
Hani “eşit işe eşit ücret” hassasiyeti?
İrsen Küçükbaşbakanlığındaki KKTC hükümetinin “Göç Yasası” diye sendikalar tarafından adlandırılan ve şimdilerde bakanların bile bu isimle adlandırdığı, “Kamu Çalışanlarının Ma...