Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 9 Temmuz 2018, Pazartesi

Bu Dünya Kupası bana çok iyi geldi

Paylaş  
15
4
15

Bugünlerde çok keyifliyim.

Siyasetten daha fazla konuştuğum ve düşündüğüm bir konu var hayatımda şu anda. Büyük ihtimalle ondandır bu keyfim.

Yaşım gereği hatırladığım ilk Dünya Kupası İspanya’da gerçekleşen 1982 dünya kupası idi. 9 yaşındaydım.

O zamanlar Sovyetler Birliği vardı. Almanya’nın Batı’sı vardı. Yugoslavya ve de Çekoslovakya gibi ülkeler vardı.

Futbol bugünkü gibi rengarenk kramponlarla değil, siyah kramponlarla oynanır. Hakemler de siyah giyerdi. Öyle videolu hakemler de yoktu.

Tanrı’nın eli vardı.  Hatalar vardı.

Sanırım futbol merakı ve futbol oynama isteği o günlerde oluştu. Hatta futbol oynarken hangi mevkide oynayacağıma yine 1982 Dünya Kupası’nda karar vermiştim.

Kaleci olacaktım.

Nasıl olmazsın ki?

Batı Almanya’nın kalesinde daha sonra Fenerbahçe’nin kalesinde boy gösteren Toni Harald Schumacher vardı. İtalyan efsane kaleci Dino Zoff, 40 yaşındaydı 1982 Dünya Kupası’nda ama harikalar yaratıyordu. Belçika’nın efsane ve de tanıdık kalecisi Jean Marie Pfaff da vardı o turnuvada. Daha sonra Trabzonspor’da da oynamıştı. Ve tabii ki Sovyet Kaleci Rinat Dasayev. Dünyanın en iyileri arasında sayılıyor halen.

Böyle bir Dünya Kupası ile futbol farkındalığı edinen bir çocuk, boyu biraz uzun, refleksleri de yerinde olunca haliyle kaleci olmak ister.

Futbol aşkı böyle başladı bende.

Futbolu pek sevemeyen, 22 kişinin bir topun peşinde koştuğu ve milyonlarca kişinin onları anlamsızca izlediği bir oyun olarak algılayan, ama oğlunun isteklerine hayır demeyi hiç sevmeyen Babamın hoşnutsuzluklarına karşın oynamaya ve futbolu takip etmeye başladım. Hem de büyük bir aşkla. 

Sonra üniversite, yurtdışında yaşam, sakatlıklar, sigara, hareketsizlik gerektiren mesleğin getirdiği fazla kilolar ve tabii ki kimlik kartımın yıllar içerisinde eskimesi beni oyundan çıkardığı gibi, oyunu takip etmekten de uzaklaştırdı. Yani futbol aşkım dindi, soğudu, hatta zaman zaman yok oldu bu süreç içerisinde. 

9 yaşında “milli olduğum” 1982 İspanya Dünya Kupası’ndan sonra bugünlerde izlediğim 9’uncu Dünya Kupası. Futbol tutkum her 4 yılda bir biraz daha erozyona uğradı. 

Ta ki Rusya’da gerçekleşen ve yarından itibaren yarı finallerine kilitleneceğimiz 2018 Dünya Kupası’nın başlangıcına kadar.

Aşkım depreşti resmen.

Bütün programımı maçlara göre ayarlamaya, işlerimi ona göre düzenlemeye başladım. Maç başlama saatine kadar ve maç süresindeki heyecanıma ben bile inanamıyorum bazen.

Hele hele söz konusu İngiltere ise iş başka oluyor.

Bugünlerde her şey İngiltere için.

Bu Dünya Kupası’nın, Dr. Bülent Dizdarlı’nın sosyal medyada çok güzel işaret ettiği gibi çok özel ve öğretici yanları oldu bütün dünya için.

Japonların oturdukları tribünleri maçtan sonra temizlemeleri, Kolombiyalıların engelli bir Suudi taraftarın maçı izleyebilmeleri için 90 dakika boyunca sandalyesini omuzlamaları ve bunun gibi birçok noktaya işaret ederken, daha birçok olayın olduğunu da yazıyor sevgili doktor.  

Ve ekliyor: “Futbol hakikaten sadece futbol değildir. Hayatın gerçeğidir. Futbolu sevmek hayatı sevmektir”

Galiba doğru söylüyor. Bu Dünya Kupası bana çok iyi geldi.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Temmuz 2018, Salı    Bu elektrik Nami’yi çarpar, bizi ise kül eder
5 Temmuz 2018, Perşembe    “KKTC karakollarına Allah geri gelmeli”
2 Temmuz 2018, Pazartesi    HADE Ferrari ile tarla sürelim...
29 Haziran 2018, Cuma    Bu da CTP değerlendirmesi olsun
28 Haziran 2018, Perşembe    Let The Games Begin
27 Haziran 2018, Çarşamba    Dokunun ama dokunur gibi yapmayın
26 Haziran 2018, Salı    Kusura bakmasınlar ama HP patlak çıktı
25 Haziran 2018, Pazartesi    Pek bir şey değiştirmeyen seçimlerin ön analizi
22 Haziran 2018, Cuma    İkna odası da kur bari Cemal Hoca
21 Haziran 2018, Perşembe    Ben anlamadım Şener Hoca

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu elektrik Nami’yi çarpar, bizi ise kül eder
Rasıh REŞAT | 17 Temmuz 2018, Salı
Başbakan başkanlığında kabinenin tam tekmil hazır bulunduğu basın toplantısından, “Yoldan geçen Ahmet Bey’in yaşantısına ve alım gücüne olumlu anlamda etki edecek tedbirler neler acaba?” diye koşup gittik.
Gittik git...
“KKTC karakollarına Allah geri gelmeli”
Rasıh REŞAT | 5 Temmuz 2018, Perşembe
 
Meslektaşım Hüseyin Ekmekçi iki gündür canlı yayınlarda polis zorbalığı ile ilgili bir konuyu gündemde tutuyor. İyi de ediyor.
Gencin birisi plajda taşkınlık yapınca polise haber verilmiş, polis genci alıp karakol...
HADE Ferrari ile tarla sürelim...
Rasıh REŞAT | 2 Temmuz 2018, Pazartesi
Kara gözlüklerle yol kenarında helikopterin Türkiye’den gelip yangınımızı söndürmesini, gökyüzüne bakarak bekleyenlerin halini tarif etmişti bir aklı evvel, bir zamanlar… 
“Buna hiç gerek yok, bizim askeri helikopter...