Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 9 Temmuz 2018, Pazartesi

Bu Dünya Kupası bana çok iyi geldi

Paylaş  
29
13
29

Bugünlerde çok keyifliyim.

Siyasetten daha fazla konuştuğum ve düşündüğüm bir konu var hayatımda şu anda. Büyük ihtimalle ondandır bu keyfim.

Yaşım gereği hatırladığım ilk Dünya Kupası İspanya’da gerçekleşen 1982 dünya kupası idi. 9 yaşındaydım.

O zamanlar Sovyetler Birliği vardı. Almanya’nın Batı’sı vardı. Yugoslavya ve de Çekoslovakya gibi ülkeler vardı.

Futbol bugünkü gibi rengarenk kramponlarla değil, siyah kramponlarla oynanır. Hakemler de siyah giyerdi. Öyle videolu hakemler de yoktu.

Tanrı’nın eli vardı.  Hatalar vardı.

Sanırım futbol merakı ve futbol oynama isteği o günlerde oluştu. Hatta futbol oynarken hangi mevkide oynayacağıma yine 1982 Dünya Kupası’nda karar vermiştim.

Kaleci olacaktım.

Nasıl olmazsın ki?

Batı Almanya’nın kalesinde daha sonra Fenerbahçe’nin kalesinde boy gösteren Toni Harald Schumacher vardı. İtalyan efsane kaleci Dino Zoff, 40 yaşındaydı 1982 Dünya Kupası’nda ama harikalar yaratıyordu. Belçika’nın efsane ve de tanıdık kalecisi Jean Marie Pfaff da vardı o turnuvada. Daha sonra Trabzonspor’da da oynamıştı. Ve tabii ki Sovyet Kaleci Rinat Dasayev. Dünyanın en iyileri arasında sayılıyor halen.

Böyle bir Dünya Kupası ile futbol farkındalığı edinen bir çocuk, boyu biraz uzun, refleksleri de yerinde olunca haliyle kaleci olmak ister.

Futbol aşkı böyle başladı bende.

Futbolu pek sevemeyen, 22 kişinin bir topun peşinde koştuğu ve milyonlarca kişinin onları anlamsızca izlediği bir oyun olarak algılayan, ama oğlunun isteklerine hayır demeyi hiç sevmeyen Babamın hoşnutsuzluklarına karşın oynamaya ve futbolu takip etmeye başladım. Hem de büyük bir aşkla. 

Sonra üniversite, yurtdışında yaşam, sakatlıklar, sigara, hareketsizlik gerektiren mesleğin getirdiği fazla kilolar ve tabii ki kimlik kartımın yıllar içerisinde eskimesi beni oyundan çıkardığı gibi, oyunu takip etmekten de uzaklaştırdı. Yani futbol aşkım dindi, soğudu, hatta zaman zaman yok oldu bu süreç içerisinde. 

9 yaşında “milli olduğum” 1982 İspanya Dünya Kupası’ndan sonra bugünlerde izlediğim 9’uncu Dünya Kupası. Futbol tutkum her 4 yılda bir biraz daha erozyona uğradı. 

Ta ki Rusya’da gerçekleşen ve yarından itibaren yarı finallerine kilitleneceğimiz 2018 Dünya Kupası’nın başlangıcına kadar.

Aşkım depreşti resmen.

Bütün programımı maçlara göre ayarlamaya, işlerimi ona göre düzenlemeye başladım. Maç başlama saatine kadar ve maç süresindeki heyecanıma ben bile inanamıyorum bazen.

Hele hele söz konusu İngiltere ise iş başka oluyor.

Bugünlerde her şey İngiltere için.

Bu Dünya Kupası’nın, Dr. Bülent Dizdarlı’nın sosyal medyada çok güzel işaret ettiği gibi çok özel ve öğretici yanları oldu bütün dünya için.

Japonların oturdukları tribünleri maçtan sonra temizlemeleri, Kolombiyalıların engelli bir Suudi taraftarın maçı izleyebilmeleri için 90 dakika boyunca sandalyesini omuzlamaları ve bunun gibi birçok noktaya işaret ederken, daha birçok olayın olduğunu da yazıyor sevgili doktor.  

Ve ekliyor: “Futbol hakikaten sadece futbol değildir. Hayatın gerçeğidir. Futbolu sevmek hayatı sevmektir”

Galiba doğru söylüyor. Bu Dünya Kupası bana çok iyi geldi.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Temmuz 2019, Çarşamba    AB'yi anlatmak için artık 'ateş suyu'na gerek yok
12 Temmuz 2019, Cuma    Yaşamevi'nin yaşamevi olması için
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Ticaret Odası'nın sıvaması 
2 Temmuz 2019, Salı    "Çaktım almaz" bir füzenin düşündürdükleri
26 Haziran 2019, Çarşamba    Olmaz olsun böyle dokunulmazlık
20 Haziran 2019, Perşembe    Eller poponun altından çıkınca
19 Haziran 2019, Çarşamba    Mevsim geliyor da, CHP tanınma istiyor
12 Haziran 2019, Çarşamba    Sen değil, başkası söylesin...
10 Haziran 2019, Pazartesi    Diplomasinin bittiği yerdeyiz hala
8 Haziran 2019, Cumartesi    Başbakanlık koridorları çok kalabalık

banner
banner
banner
banner
banner
banner

AB'yi anlatmak için artık 'ateş suyu'na gerek yok
Rasıh REŞAT | 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Avrupa Birliği yetkilileri birkaç yılda bir İngilizce lisanına hakim bazı Kıbrıslı Türk gazetecileri bir yemekte toplar ve Avrupa Birliği ile ilgili düşüncelerini öğrenmeye çalışır.  En son ne zaman olduğunu hatırlama...
Yaşamevi'nin yaşamevi olması için
Rasıh REŞAT | 12 Temmuz 2019, Cuma
Kalkanlı Yaşamevi’nin mimarı Sağlık eski Bakanı Filiz Besim Kıbrıs Postası’nın haberine sosyal medya hesabından duygusal ve gözyaşlı bir tepki gösterdi.
Sessiz kalsa ve mevcut Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin “Kalkanlı Ya...
Ticaret Odası'nın sıvaması 
Rasıh REŞAT | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
Çeyrek asırdır meşgul olduğum gazetecilik mesleğini icra ederken on binlerce basın bildirisi ile karşı karşıya geldim. Bazılarını anlamakta güçlük çekerken bazılarını çok ilginç bulup manşet değiştirmek zorunda kaldım...