kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
18 Mayıs 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Hristofyas bahane arıyor
 
Temas grubu Lokmacıdaydı
 
Endişelerini belki giderdim
 
6 öğretim üyesi işten durduruldu
 
CTP faşizm yapıyor
 
Ufuk Taneri dönemi başladı
 
Oyunlara dikkat!.....
 
Kısıtlamalar devam ediyor
 
Atatürke saygı yürüyüşü yapacaklar
 
Müzakere sürecinde zorluklar olacak
 


Hristofyas’a Göre (2)
Rauf R. DENKTAŞ
Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz
Prof.Dr.Ata ATUN
Yaz diyeti
Mete TÜMERKAN
Başlarını vura vura inatla yola devam edenler...
Hasan HASTÜRER
Şimdi de Ruma su kıyağı!(1)
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Okuduğuma inanamadım; kuraklık bahane edilerek Anavatanın suyu şimdi de Rumun emrine verilmek isteniyor. Rumun reddine rağmen, hem Annan Plânını tek yanlı olarak ikram ediyorlar, Güzelyurt’u tavla teslim edeceklerini kabul ediyorlar; hem de üstüne üstlük Manavgat suyunu ikram ediyorlar! Oyun içinde oyun. Su  bize ait; onu bile alıp bizi vurmak istiyorlar...Komitelerde konuşulmuş ve de Güzelyurt üzerinden Ruma su verilmesi uygun bulunmuş!

Pes doğrusu. Ne günlere kaldık? Savaş kaybeden durumuna itildik, bizimkiler Ruma yalvar yakar oluyorlar.  Çılgınlık bu...Önce Rumun sana uyguladığı su ambargosunu anımsa; her türlü ambargonun kaldılrılmasını iste, sağla ve de gerisini sonra tartışırız. Hem ambargoların kaldırılmasını isteyemeceksin; hem de ödün üstüne ödün vereceksin...Nerede bu bolluk? Meğer adamlar Komisyonlara ödün üstüne ödün vermek ve de Ruma yama olmak için yalvar yakar oluyorlar. Orada bunun için bulunuyorlarmış da bizim haberimiz yok...

Yok Alarko su projesi yapmış da, yok Üzeyir Garih Türkiye’den Kıbrıs’a su getirilmesi  projesinin babasıymış da...Şimdi de Alarko, Türke, Ruma su ikram edecekmiş de...Yahu yaşananları bir öğren, sonra ortaya çıkıp övgü yağdır. Alarko firmasına Ankara’nın bugüne kadar kaç Milyon  dolar ödediğini ve geriye ne aldığını hele bir öğren. Karıncadan para kazanmanın yolunu hele bir gör. Sonra da KKTC’ye 10 yıl önce su sağlamak için yola çıkanların, Dragon çayı üzerine baraj inşa etme önerisi ile hayâl satanların  dolarları nasıl erittiklerine bak...Şimdi de kalkıp halka yalana dayalı ahkâm kesmeyiniz.

Yıllardan beri “Su” konusunu yazıyorum. Bu konuda yapılan gizli ve açık temasları,içinde bulunduğum  hazırlıkları aktarıyorum. Kimi benden yazılı olarak bunları alıp yurt dışında Üniversitelerde “Tebliğ” sunuyor; kimi hem yurt dışında, hem de yurt içinde aynı lâfazanlığı yapıyor.  Sanki birileri gerçekleri bilmiyor veya kimsenin yüzüne çalmaya niyeti yok gibi...Ya da Kıbrıs Türkünün Ulusal Mücadelesinde en büyük ambargonun, 1963’den sonra su konusunda olduğunu bilmiyor muşuz gibi...

Siz önce Ruma dönüp, haksız ve insafsız olarak Trodos dağlarından fışkıran, Lefkoşa’ya ulaşan ve Mesarya’yı boylu boyunca geçen, iki koca derenin önüne yaptığı barajlarla  çaldığı suyumuzu geri iade etmesi için kapakları açmasını söyleyiniz. 1963’den sonra rahmetli Osman Örek’in ömrü,Trodos dağlarına, barajların yapılması ve bu derelerden yararlanan Türk köylerinin  susuzluğa terkedilmesini önlemekle geçti. Birleşmiş Milletler  raporları bu işin aynasıdır. Her konuda olduğu gibi su konusunda da Ruma suç bulacağımıza, kendimizi suçlamaktan vazgeçelim. Bakınız bunlara göre her ambargonun  nerede ise suçlusu Mehmetcik, yani Türk Ordusudur diye ortaya çıkmadılar mı? Mehmetcik geldi, kardeşlerini Mücahidimle omuz omuza Şehit verdi,  bizi kurtardı ve de suçlu oldu!...Gidi açıkgözler...

      &&&

İŞTE SU ÇALIŞMALARININ GERÇEK YÜZÜ

Bu konuyu bir kaç gün enine boyuna yazacağım. Çünkü Kıbrıs’tan önce Türkiye’nin suyunu bile Ruma peşkeş çekenler nerede ise kendi kendilerine hak verdirecek konuma geldiler. Malum kuraklık var ya...Bunca zaman Rumun lağımını Kuzeye,Ercan’a akıtmasını sağlayacak proje dışında para verdi mi bu Uluslararası Camia? AB sadece yandaş türkü söyleyen kişi ve kuruluşlara  rüşvet için parayı kullanmakta ama Türkün en önemli projelerini yıllarca yaptığı gibi görmezden gelmektedir. Suyun Kıbrıs’a ulaşması için bunca zaman niye finansman sağlamadılar?

Olaya nedir? 1960’da Ortaklık temeline dayalı olarak oluşturulan “Kıbrıs Cumhurlyeti’nin” ana konusunun su olduğunu herkes biliyordu.Kuraklık sık sık Kıbrıs Türk ve Rum Halkının belini büküyordu. Kooperatifler verdikleri kredileri geri alamaz, halka  emeğinin karşılığını ödeyemez duruma gelmekte idi. Birleşmiş Milletler Uzmanı Dr.Hold, 1961’de Kıbrıs’ın susuzluğuna son vermenin Türkiye’den Kıbrıs’a su getirilmesi ile olası olduğunu ünlü raporu ile ortaya koydu ve BM’ye bu raporu sundu. Zamanın Başkanı Makarios’a ve Başkan Yardımcısı Dr.Fazıl Küçük’e aynı raporu verdi ve de bunun maliyetini de çıkardı.

Makairos bu raporu hasır altı etti. Çünkü o “Enosis” peşinde idi ve bunun için Akridas Plânını hazırlatıyordu. Rapora karşı tepkisi  “Bunu kabul edelim ve de vanayı Türkiye’ye mi teslim edelim?” şeklinde oldu. Ona göre su petrol etkisi yapacaktı.

Yıllarca bu rapor Rumların tutumu yüzünden  raflarda kaldı. Kıbrıs 1970’li yılların başında bu yılkinden beter  kuraklık yaşandı. Rumlar hayvancılık için saman bile ithâl ettiler. Rahmetli Hüseyin Yakış, Serdarlı Sancaktarı idi.Türkiye’den borularla Kıbrıs’a su getirilmesi konusunu onunla sık sık  konuştuk. Dr.Hold’un raporundan söz ettik. Meraklı idi. Kalkıp inceleme yaptı. 1970 seçiminde   ben konuya değindim. Hatta Özker Yaşın’ın çıkarmakta olduğu SAVAŞ gazetesinde alay konusu oldum. Sonuçta o gün kuraklık vardı ve Türkiye’den borularla su taşınması hayâl gibi görünüyordu.

Mesarya’nın Türk ve Rum çiftçileri o günlerde kalkıp Makarios’a gittiler. Dostum Hüseyin Gültekin ve Turgut Yenağralı, heyetin başını çekiyordu. Makarios’a borularla Türkiye’den su getirilmesi konusu iletildi. Makarios “Biz Suriye’den su taşınmasını plânlamaktayız” dedi ve kesip attı.Suriye’nın suyu olsa orasına burasına sürerdi. Bunu Makarios da biliyordu. Makarios daha sonra Rum yetkilileri ve Rum çiftçileri ayrı topladı ve Dr.Hold’un raporu karşısında söylediklerini yineledi: ”Ne yani, vanayı Türkiye’nin  eline mi vereceğiz? İstediğinde kesip, bize yaptırım uygulamasına razı mı olacağız?” dedi. Olayı kapattı.

Su konusuna yarın devam edeceğim.

   102 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Mayıs 2008, Cumartesi   İki halkı da ateşe atmayalım
  16 Mayıs 2008, Cuma   Hedef 19 Mayıs, gerisi bahane!
  15 Mayıs 2008, Perşembe   Kestirme yol: Geçitkale ihalesinin iptalidir
  14 Mayıs 2008, Çarşamba   “Talat jest yapmalı...”
  12 Mayıs 2008, Pazartesi   Çözüm olmaması için neden yokmuş!
  11 Mayıs 2008, Pazar   Sayın Başbakan,Sayın Bakan;Geçitkale’yi “Sivil Havacılık” işletmelidir
  10 Mayıs 2008, Cumartesi   PAZARLIK: ‘Milli Konsey\\\\\\\' bildirisi
  10 Mayıs 2008, Cumartesi   Biz BM’den arabulucu mu talep ettik?
  08 Mayıs 2008, Perşembe   Basın-yayın özgürlüğünü konuşalım
  07 Mayıs 2008, Çarşamba   Diriliş için savaşıyorlar; ya biz?


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.