Sondakika Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
19 Kasım 2008, Çarşamba Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Meğer düşen taşmış Havan nereye düştü? Ruma düşen havan korkuttu Radar Reşat sınıf arkadaşı Eroğlu'na ne sordu? Özgürgün neden Kalyoncu'nun üzerine yürüdü? İhanete af yok! Gürcafer kriz konusunda uyardı Durduran KKTC için ne demişti? Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ERALP ADANIR MEHMET EŞREF VAİZ'LA KONUŞTU
Kum Saati başlıklı röpartajlarıyla Eralp Adanır artık Kıbrıs Postası'nda. Eralp Adanır'ın ilk röportajı Kıbrıs Türk.K...

 ÇOK OKUNANLAR
Av ölüm getirdi
 
Lefkoşa'da okulda revü şov
 
Elçi Bulutoğlularına baskı mı yaptı?
 
"AB için Kıbrıs'ı vermeyiz"
 
Hükümete süresiz grev uyarısı
 
Görüşme takvimi belirlendi
 
Hükümet adım atmıyor
 
Talat Ankara'ya gidiyor
 
Zeytin duvar dolabını deldi
 
Girne az kalsın yanıyordu
 
Sıcak gıda kanser yapıyor
 
İngiliz bakan Talat'la görüşecek
 
Ligde 6. hafta maçları
 
İşte en güvenilir yüz
 
Modern hayat alerji yapıyor
 

 YORUMLANANLAR
Meğer taş düşmüş [1]
 
Rusya değişmez müttefikimizdir [3]
 
Hükümet adım atmıyor [2]
 
Av ölüm getirdi [1]
 
Eroğlu'na ne dedi? [5]
 
Hükümete süresiz grev uyarısı [1]
 
Neden Kalyoncu'nun üzerine yürüdü? [4]
 
Lefkoşa'da okulda revü şov [4]
 
Ruma düşen havan korkuttu [3]
 
Kıbrıs'ta fırsat kaçmamalı [1]
 
Kurultay'da açık fark atarım [15]
 
Tekman'ı Eroğlu mu engelledi? [3]
 
KTÖS toplu direniş arayışında [4]
 
Özgür KKTC'nin ilanında ne demişti? [2]
 
Talat'la Avcı arasında elçi krizi [1]
 

Egemenlik Şarttır
Rauf R. DENKTAŞ
Türkiye’nin Bölgesel Gücü Ve Kıbrıs
Prof.Dr.Ata ATUN
Saldırarak dostluk kurulmaz
Mete TÜMERKAN
Ülke gerçekleri ve RD-TV
Erdinç GÜNDÜZ
Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
Hasan HASTÜRER
Bildiğimiz pis Bizans oyunları ile başladı
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hristofyas’ın sergilediği bu çalışma tarzından en çok CTP’liler tedirgin olmalıdırlar. Çünkü tipik Rum Liderliğinin yıllardan beri uyguladığı taktiği “Yoldaş” olmasına rağmen benimsedi ve uyguladı. Yani KKTC Cumhurbaşkanı  M.A.Talat’ın “Herşeyin masada görüşülmesine” ilişkin iyi niyetli çağrılarına aldırmadı. Hem yurt dışından destek  sağlamaya, hem de yurt içinde taraftar toplama girişimine  devam etti. Hele Makarios’un tarihte bir yaprak olarak kalan dönemindeki 1977 doruk anlaşmasını gündeme getirmesi, bilinçli olarak görüşmelerin torpillenmesini hedeflemektedir.  Yani bunun anlamı  "Ya istediklerimin hepsini verirsiniz ya da konuşa konuşa ben sizi yıpratırım” şeklindedir. Öyle ya 2008’e kadar  köprülerin altından onca yıl, onca su geçtikten sonra kalkıp da 1977 doruk anlaşmasının eskimiş maddelerinin ortasında boğulmanın başkaca anlatımı olamaz.

Kaldı ki Hristofyas, bu taraftaki “Yoldaşlarına” ihanet etti. Talat’ı oyuna getirmek için O’nun bilgisine sunmadan, O’nu uyarmadan görüşme öncesinde yazılı açıklama yaptı ve emrivaki ile karşılaşmasını sağladı. Hristofyas, “İki bölgeli, iki toplumlu federal bir çözümün, 1977 ‘de Denktaş-Makarios arasında yapılan görüşmede Makarios tarafından verilen büyük ödün “olduğunu savundu ve “Ne konfederasyon,ne de bakir doğum yoluyla iki devletin yeni bir ortaklığı oluşturması kabul edilemez” dedi. Hristofyas’a göre “Federal çözüm, iki Toplumun ortaklığı ile olacaktır”.

Yani 3 Eylül diye cazgırların halkı meydanlara sürüklemeye kalkmalarının ardından, Yoldaş Hristofyas bombayı patlattı.Yani Makarios döneminden öne çıkamadı; Makarios sonrasının Liderlerinin  izlediği politikayı kıramadı. Bunun ana nedenlerinden biri Kilise, öteki Rum sağının güçlü konumudur. Kıbrıs Rum Halkı içinde kimse bu güçlü cepheye yumruk atamaz. Hristofyas da kısa sürede ağzının payını aldı.

Hristofyas’ın  geri vites takmasının nedeni, Kilise baskısı ve Bizans
politikasının hortlatılmasıdır. Çünkü ana amaç “Enosis yolunun açık olmasıdır”. Adanın Yunanistan’la birleşmesine engel oluşturacak hiçbir anlaşmaya, hiçbir Rum Lider imza atamaz. Bu yaşanarak öğrenilen ve bir yana atılamaz gerçektir.

Zaten bu tarafta Hristofyas böyle bir açıklama yaparken, ona paralel olarak  Rum Meclisinin Ermeni Lideri  Karoyan, “Türkiye’ye baskı yapılması”  için çağrı yaptı ve adadaki Yunan Ordusuna temas etmeden Türk Ordusuna saldırdı.

Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni de eşzamanlı olarak, “Kıbrıs sorunu bir istilâ sorunudur” dedi ve “Sorun 34 yıl süresince çözümsüz kalan BM ve AB üyesi bağımsız bir ülkenin istila sorunudur” diye açıklık getirmek istedi. Ama sorunun 45 yıl önce Rum ve Yunan işgâlinden kaynaklandığını,11 yıl boyunca onca Türkün katledildiğini ve yersiz yurtsuz bırakıldığını anımsamak istemedi. Ve de aklınca çözüme şöyle  don biçti: “Yunanistan, BM Güvenlik Konseyi kararları, AB ülke ve değerlerini esas alan iki bölgeli ,iki toplumlu bir federasyon  temelinde, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik çerçevesinde adil, kalıcı ve işlerliği olan bir çözüm yolundaki bu yeni çabayı desteklemektedir”  dedi. Bunu “Enosis yolunun önünü açacak çözüm”
diyemediği için söyledi.

B koroya İngiliz ve ABD sözcüleri ise sadece görüşmelerde ilerleme olması temennisinde bulunarak katıldılar. En az Yunan  tezinin  yarısına da destek verdiler.

İşte KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat, iktidardaki CTP-ÖP ve Ankara bu cepheyi karşısında bulmuştur. Masaya oturmadan harcanan haklarımızın cebe atıldığı ve dünyaya duyurulduğu unutulmamalıdır. BM yetkilisinin iki lider önünde yaptığı açıklama yabana atılır değildir. Sayın Talat, bu konuda yaptığı gafı kolay kolay temizleyemeyecek görünmektedir. Nitekim bırakılan yerden başlandığı görülmektedir. Aksine Rumlar, ek ödün zorlamaktadırlar. Masaya oturmadan Hristofyasın arka cebine konanlar  Enosis cephesinin silahı oldu.

KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat ise Ulusa Sesleniş konuşması yapmak ve Hristofyas ve Rum-Yunan Cephesinin yaptığı yanıltıcı girişimin izlenimini silmeye kalkattı.Talat’ın sözlerini buraya not etmek istiyorum: “Kıbrıs Türk Halkının, Kıbrıs adası üzerindeki haklarından vazgeçmeye niyeti olmadığını herkesin bilmesi gerekmektedir.Ayrıca Talat “Bu hakların  iki halkın siyasi eşitliği ve iki kurucu devletin eşit statüsü ile korunacağını” da sözlerine ekledi.Talat, Rumlara hitap ederek,“Kıbrıs Türk Halkı kendi kendinin efendisi olmak istemektedir. Kıbrıs Türk Halkının yaşadığı sorunlar ne olursa olsun, bir başka halkın idaresini kabul etmeyeceğini başkaları bilmese  bile siz biliyorsunuz”dedi. 

Rumların Türklere ödün vermeyeceği gündeme oturuldu. Rum yayın organları da bunu bol bol işlediler. Oysa ortada ödün söz konusu değildir. Ödünden söz edilecekse,Talat’ın sessiz kaldığı üç nokta vardır: ” Tek egemenlik, tek vatandaşlık,tek uluslararası kimlik”. Bunların verilmediği açıklığa kavuşturulmadan diğer konuları ele almak, bunların ödün olarak arka cebe indirildiğine kanıt olacaktır.

Daha önce de yazdım. Şimdiki Liderler arası görüşmeler bundan önce Sayın Denktaş’la, öteki Rum Liderlerin görüşmelerinin kopyasıdır.Rum plânı aynen uygulanmaktadır.Önce açıklama  bombardımanı yapılarak Türklerin katı oldukları irdelenmekte; sonra yabancı temsilciliklere şikâyet edilmekte ve Rum Lider masadan kalkıp birçok örgüt ve devleti ziyaret ederek saptamalarını yapmakta, destek istemektedir.İlgili, ilgisiz, her devlet temsilcisi de konuşmaktadır.Girilen koridor aynıdır. Şimdi Hristofyas ada dışında lâf ebeliği turuna çıkacaktır. Talat ise Komitelerdeki çalışmalara bakıp bekleyecektir.

Son olarak oturtmak istediğim nokta şudur: Yine  bir sağırlar diyaloğu başladı. Komünist ayaklarına yatanlara ve yoldaşlığa soyunanlar için bunun  kıymeti harbiyesi olmayabilir.Önemsemeyebilirler. Ama biz önemsiyoruz ve Kıbrıs Türkünün  Milli Davasının yara aldığını görüyoruz.Sonuçta referanduma gidilecek bile olsa masada verilecek ödünlerden oluşacak yumak, Türkün Milli Davasını olumsuz etkileyecektir. Çünkü Yunan plânı 45 yıllık Rum Yunan işgâlini ört bas etmek, Bakoyanni gibi olayı 34 yıllık olarak göstermek, enosise karşılık adaya barışı getiren Türk Ordusunun adada bulunuşunu  bahane ederek Kıbrıs sorununun bir işgâl sorunu olduğunu öne çıkarmak, Rum-Yunan oyunun nereye kadar sarkacağını göstermeye yetmektedir.

KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat’ın, “Soruna yıl sonuna kadar çözüm bulmak” inancı bana göre sadece iyi niyet tezahürü veya fantazi olarak algılanmalıdır. Yoksa dayanağı yoktur. Bu dans iki kişilik de değildir; pistte çoğu vardır.

   191 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  18 Kasım 2008, Salı   Yunanistan’ın hedefindeki Makedonya
  17 Kasım 2008, Pazartesi   Tek çözüm birleşme değil,yanyana barış içinde yaşamaktır
  16 Kasım 2008, Pazar   Peki şimdi ne olacak?
  15 Kasım 2008, Cumartesi   “Hakimiyet-i Milliye” gazetesi
  14 Kasım 2008, Cuma   Bugün gurur günümüz:
  13 Kasım 2008, Perşembe   ORAMS DAVASI:Rum balyozuna dikkat (2)
  12 Kasım 2008, Çarşamba   ORAMS DAVASI: Rum balyozuna dikkat!(1)
  11 Kasım 2008, Salı   Sakın bizi sürükleyeceğinizi sanmayınız!
  10 Kasım 2008, Pazartesi   ORAMS DAVASI-KKTC’nin temeline dinamit!
  09 Kasım 2008, Pazar   Kıbrıs’ta Atatürk’ü anlamak ve anlatmak


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.