Amerikanın yeni yüzü:Obama
Aylardan beri çıkılan ince uzun ve zahmetli yolun sonunda gülen Barack Obama ve yandaşları oldu. Dünyanın öteki yanında bulunan ve barışa susayan bazı ülkelerde ve de Obama ailesinin Kenya'daki Kibela köyünde sonuç sevinçle karşılandı. Demokrat Parti, Clinton'dan sonra kazandığı hâlde açıkça görülen ayak oyunları ve ortaya konan 300'ün altında oy iddiası ile seçimi Cumhuriyetcilerin en kötüsüne, Bush'a teslim etmişti. Florida'da yaşanan bu olay, ABD'nin imajına darbe indirdi.Ve de Başkan Bush ile ABD dünyadaki imajını silip attı.Bush uygulamları ile de geriye kalanları yerle bir etti.
Salı akşamı ABD yeni bir tarih yazdı. Kökü Kenya'ya kadar dayanan Barack Obama, tırnakları ile Şikago'nun arka sokak ailesinin çabaları ile önce hayata tutunmasını bildi. Eğitimle yoluna devam edeceğini öğrenip başarılı oldu. Önce hayatta kendine yer etti; sonra ABD Meclisine girdi. Senatörlük deneyimi ona Amerikan politikasında tepeye kadar tırmanmasının mümkün olduğunu ve de halkına bu yolla hızmet edeceğini gösterdi. Bunca imkânsızı başaran Obama, Demokrat Parti Başkan adaylığı için son derece güçlü olan Clinton ailesini de yenilgiye uğrattı. Orada gözlemlediğim desteğin sadece siyahlardan değil, genç beyazları da içine alan yelpazeden geldiği idi.
İşte Başkanlık yarışı sonlandı ve bu kez petrol,sigara,top-tüfek, uçak, kimya, elektronik ve benzer sanayi devlerinin desteğindeki Cumhuriyetcileri ve son zamanlarda hayli mesafe alan dincileri ve de elbette başkan adayları olan McCain'i yendi. Nerede ise ABD seçmeninin üçte ikisinin oyunu aldı. Aynı dönemde Demokratlar Kongrede de başarılı oldular.Şimdi ABD 20 Ocak'a kadar nefesini tutacaktır. O gün son "Bush" da Beyaz Saray'dan uğurlanmış olacaktır.Eminim dünyanın ezici çoğunluğu buna sevinecektir. Çünkü son 8 yılda dünyaya rahat yüzü göstermeyen Başkan Bush'un gidişi elbette sevinç yaratır.
Barack Obama için bugünlerde çok yazılıp çok söylenecek.Karşı lobiler haber uydurup piyasaya sürecekler.Son haftalarda Rum-Yunan lobisi bunu denedi ve Türk medyasına açıktan kazık attı. Obama'yı Türkiye karşıtı gösteren bazı açıklamaları kaleme alanlar bunu "Greek News" dergisinde yayınlattılar ve bu yolla Türkiye basınına, oradan da KKTC basınına girdiler. Oysa haber yalandı ve Obama veya seçim merkezi Türkiye karşıtı ve de Kıbrıs konusunda Yunan yanlısı böyle bir açıklama yapmamıştı.
Nitekim"Obama'nın Seçim Bildirgesi" bunun kanıtı oldu.Zira bu belge aylar öncesinde, ciddi bir takım ve ciddi bir çalışma sonucu yazıldı ve basıldı. Sün günün ürünü değildi. Onuniçin ben, seçimden sonra Obama'nın bize dönük yüzünü "Seçim Bildirgesinden" alıp sizlere aktarmak istiyorum.
Obama'nın "Seçim Bildirgesinde" Kıbrıs ve Türkiye hakkında aynen şunlar yer aldı:
"KIBRIS: "Kıbrıs'ta İki Toplumun kendi coğrafi bölgelerinde, özlü yetkilere sahip bulunacakları, tek bir devlet olarak kalması sağlanmalı ve mülkiyet,toprak, göçmenler ve güvenlik sorunlarını çözümleyecek bir anlaşmaya, müzakereler yoluyla varılması desteklenmelidir."
"TÜRKİYE: "Türkiye ile stratejik ortaklığı onarmak önemli bir hedeftir.Obama ve Biden,istikrarlı,demokratik ve Batıya yönelik bir Türkiye ile yakın ilişkilerin ABD'nin milli çıkarı ve hayati olduğu kanaatindedirler. İki ülke arasındaki ililşkiler, Bush Yönetiminin yanlış ve kötü yönetilen Irak'a müdahalesi yüzünden gerginleşmiş ve bu durum PKK terörünün yeniden canlanmasına katkıda bulunmuştur.
Sonuçta Stratejik açıdan önemli bu NATO müttefikimize İslâm dünyasının en ileri demokrasisi Batı aleyhine dönmüş;son kamuoyu yoklamalarında Türklerin ancak %12'sinin ABD hakkında olumlu düşündüğü ortaya çıkmıştır.
Obama ve Biden,Türk ve Iraklı Kürt liderlerin bir araya gelerek PKK tehdidini kapsamlı bir şekilde ele alan,Türkiye'nin toprak bütünlüğünü garanti eden ,Kuzey Irak'ın çok ihtiyaç duyduğu Türkiye'den yatırımları ve Türkiye ile ticareti kolaylaştıran bir anlaşmaya varmaları için diplomatik bir atılıma girişeceklerdir."
Yine bu belgede "Ermeni soykırımı" gibi saçmalıklara yer verilmemiştir.
Durum Türkiye ve KKTC açısından böyledir. ABD'nin Dünya lideri olduğuna bakarak, Türkiye'nin Obama ve ekibini son durum hakkında birinci elden aydınlatması zorunludur. Rum-Yunan ve Ermeni lobilerinin avantaj sağlamalarını beklemek ve onların izlerini silmek için yapılacak girişimler her zaman hatalıdır ve geçtir. ABD'ye kimse teslim olmasın ama dünya liderliğinin nereden kaynaklandığına ve gücüne bakarak, ABD'nin de kimse düşmanlığına davetiye çıkarmasın.Türkiye Obama'ya yakınlaşmak için gereken fırsatı tanımalıdır.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.