Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 17 Şubat 2017, Cuma
Nikos'a bir whisky
Paylaş  
10
19
10

  • Böyle bir davranış kendini Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı olarak gören bir devlet adamına hiç yakışmadı. Masanın bir ucunda Kıbrıs adasının yarısının söz sahibi bir halkın devlet başkanı ve lideri oturuyor, diğer ucunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in adına bir danışman oturuyor.
  • Nikos Anastasiadis kapıyı vurarak kaçmakla aslında hem BM Genel Sekreteri’ne hem de Kıbrıs Türk halkına saygısızlık yapmış oldu.
  • Açıkçası Nikos Anastasiadis’i depresyona girmiş ihtiyarlara benzetiyorum, tek kelimeyle iktidarını kaybetmiş bocalıyor. Bunun adı terbiyesizlikten başka bir şey değil.
  • Ya whiskysini içmemiş ya da ilaçlarını almamış. Alkole aşırı düşkünlüğü olan bu adamın dünkü toplantıda alkol alma saatini geçirdiğini düşünüyorum. Kapıyı vurup kaçmak bir suçluluk göstergesinden başka bir şey değil. Sorunlarla yaptığı terbiyesizlikle yüzleşememe durumu.
  • Nikos’un en büyük şansı ne biliyor musunuz? Eskiden olsa yani merhum Denktaş bey zamanı olsa Fır Hattı’nı iki F 16 ihlal eder 1974’ü hatırlatırdı. Bu manevralar da eskide kaldı aynen Nikos’un da eski kafalarda eski dünyalarda kalmış olması gibi.

Kıbrıs Müzakere süreci Rum lider Nikos Anastasiadis’in küstah ve saygısız tavırları yüzünden en azından şimdilik durdu, askıya alındı ya da sekteye uğradı. Adını her ne koyarsanız koyun Kıbrıs sorununun çözümü Rumlar tarafından durduruldu.

Rum lider Nikos Anastasiadis’e yalnızca kendi kamuoyundan değil kendi partisinden de tepkiler var ve bu tepkiler giderek artıyor. Zaten uzun süredir Nikos’un üzerinde ciddi bir baskı vardı. Akıncı ile iyi bir ikili havası yaratmışlardı en başından beri. Oldukça yakın bir arkadaşlık kurmuşlardı diyebiliriz. Her iki topluma örnek olacak davranışlar da sergilediler; birlikte sinemaya dahi gittiler aile olarak.

Enosis konusunda hepimiz bir daha anladık ki Nikos Anastasiadis aslında yalnız bir lider. Bunu daha önce de yazdım. Belki içten içe Kıbrıs’ı birleştirmek ve birleşik Kıbrıs’ın başkanı olmak istiyor ama o koltuklara EOKA ruhunun yerleştirdiği bir politikacı olduğunu her unuttuğunda kendisine birileri bunu hatırlattı.

Trodos’ta yaşanan yangın olayında da benzer bir tavır sergiledi. Hiçbir surette yardım kabul etmedi; kim bilir belki de istemediği için değil kabul edemeyeceği için.

Enosis ile çıkan kararda her ne kadar kendi partisi çekimser kalarak oy kullanmamış olsa dahi, ELAM gibi yalnız Türk değil insan düşmanı bir terör örgütünün getirdiği tasarının oylanmasına ve geçmesine göz yumdu. Yummak zorundaydı ve bunu yaptı.

Dünkü liderler görüşmesinde masada ne söyleyebilirdi ki? Koca bir hiç.

Bir de özrü kabahatinden büyükmüş gibi beş sayfalık bir savunma metni okudu ve Eide, Kıbrıslı Türklerin hassasiyetlerinden bahsederken kalktı kapıyı vurdu ve kaçtı.

Böyle bir davranış kendini Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı olarak gören bir devlet adamına hiç yakışmadı. Masanın bir ucunda Kıbrıs adasının yarısının söz sahibi bir halkın devlet başkanı ve lideri oturuyor, diğer ucunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in adına bir danışman oturuyor.

Nikos Anastasiadis kapıyı vurarak kaçmakla aslında hem BM Genel Sekreteri’ne hem de Kıbrıs Türk halkına saygısızlık yapmış oldu.

Açıkçası Nikos Anastasiadis’i depresyona girmiş ihtiyarlara benzetiyorum, tek kelimeyle iktidarını kaybetmiş bocalıyor. Bunun adı terbiyesizlikten başka bir şey değil.

Ya whiskysini içmemiş ya da ilaçlarını almamış. Alkole aşırı düşkünlüğü olan bu adamın dünkü toplantıda alkol alma saatini geçirdiğini düşünüyorum. Kapıyı vurup kaçmak bir suçluluk göstergesinden başka bir şey değil. Sorunlarla  yaptığı terbiyesizlikle yüzleşememe durumu.

Akıncı, Nikos’a güvendi

Müzakere sürecinin en başından beri  Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lidere hep güvenmeye çalıştı, çözümü birlikte inşa edebileceklerini düşündü ve yakınlaşabildiği kadar yakınlaştı ama New York zirvesinden sonra bu filmin renginin de türünün de başka olduğu ve Nikos’a güvenilemeyeceğini anlamış oldu.

Peki şimdi ne olacak?

Bir kere görüşmeler durdu. Nikos Anastasiadis özür dilemediği sürece Cumhurbaşkanı Akıncı kesinlikle masaya dönmemeli, dönerse itibar kaybına uğrar, yakışık almaz. Rum lider bu tekkenin bir papazı olduğu gibi bir de şeyhinin olduğunu kabul etmek zorunda. Dünkü davranışı hala bunu kabul etmediğini gösteriyor bize. Böyle düşündüğü sürece de bir çözüme ulaşmayı bırakın adadın bölünmesine yardımcı olduğunu bilmesi lazım.

Umurunda olmayabilir, önemsemeyebilir de ama artık gerek BM’nin gerekse Amerika’nın, İngiltere’nin bu densiz çocuğa bir tokat atma zamanı geldi.

BM Genel Sekreteri Guterres’in de pısırık, tarafsız bir psikoloji sergilemekten vazgeçmesi gerekiyor.

Akıncı dik durmaya devam etmeli

Cumhurbaşkanı Akıncı çözüm adına yapabileceği her şeyi fazlasıyla yaptı. Bu saatten sonra artık top Rum tarafındadır. Özür dilemek, tükürdüğünü yalamak ve çözüm için masaya dönme zamanı Rum tarafındadır. Akıncı’nın yapacağı tek bir şey kaldı geriye “ben sinirleri bozuk bir liderle çözüm yapamam, özür dilesin Enosis kararını iptal etsin gelsin görüşelim” demesi gerekir. Bunun aksi Akıncı’ya zarar verir.

Hatta bu saatten sonra Nikos’un cezasını emin olun Ankara kesecektir. Kapalı kapılar arkasında ona Washington tarafından yapılacak tehditler yapılacaktır. Buna emin olabilirsiniz. Bu adamı nasıl ki tehditle beşli konferansa getirttiler yine tehditle özür de diletirler, bunu bir kenara yazın, yine konuşacağız.

Nikos’un en büyük şansı ne biliyor musunuz? Eskiden olsa yani merhum Denktaş bey zamanı olsa Fır Hattı’nı iki F 16 ihlal eder 1974’ü hatırlatırdı. Bu manevralar da eskide kaldı aynen Nikos’un da eski kafalarda eski dünyalarda kalmış olması gibi.

***************

Günün Sözü

Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, boğazımda düğümIeniyorsa IokmaIar, buIuttan nem kapıyorsam, inan hep güzeI gözIerinin hasretindendir.

Attila İlhan

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Mart 2017, Cuma    Suni çözüm arayışları… Nereye kadar?
23 Mart 2017, Perşembe    Seçim sistemi değişiyor-Üç bölgeli seçim önerisi de var
22 Mart 2017, Çarşamba    Erhürman'la, CTP'yi konuştuk
21 Mart 2017, Salı    Akıncı masaya neden dönsün?
20 Mart 2017, Pazartesi    Bu adamlar iktidara yürüyor
17 Mart 2017, Cuma    CTP neden birinci parti değil?
16 Mart 2017, Perşembe    Başbakan kabineden rahatsız!
15 Mart 2017, Çarşamba    Görevden alınacak iki bakan kim?!
14 Mart 2017, Salı    Motor kazaları neden arttı?
13 Mart 2017, Pazartesi    Hollanda krizi ve Viyana Sözleşmesi

Suni çözüm arayışları… Nereye kadar?
Gökhan ALTINER | 24 Mart 2017, Cuma

Eğer her iki halk evet demezse ya da Annan Planı’nda olduğu gibi bir durum ortaya çıkarsa 1960 yılındaki bir yöntemin denenebileceği de konuşuluyor. Yani bir sabah uyanırız ve her iki lider bir antlaşmayı imzalamış ...
Seçim sistemi değişiyor-Üç bölgeli seçim önerisi de var
Gökhan ALTINER | 23 Mart 2017, Perşembe

UBP içindeki güvenilir kaynaklarımdan aldığım bilgilere göre hükümet seçim sisteminde ciddi değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Bildiğimiz gibi Lefke’nin de ilçe olmasının ardından ilçe sayısı altıya çıkmıştı. UBP-D...
Erhürman'la, CTP'yi konuştuk
Gökhan ALTINER | 22 Mart 2017, Çarşamba

İstifa eden Sonay Adem ve Ali Gulle’nin bu partiye çok emekleri geçmiştir. Ben daha çocukken onlar CTP’de siyaset yapıyorlardı; mümkün mü üzülmemem? Elbette ki istifa etmelerini istemezdim, keşke bu istifalar yaşanm...