Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 3 Şubat 2017, Cuma
Cenevre II tasarımı
Paylaş  
33
58
27

Zirvelere şerbetli Kıbrıs Sorunu, dağıtılan yeni “kriminal” rollerle yoluna devam ediyor.

Uluslararası aktörler nicedir “sövdüğümüz” gibi süreci canlı tutmanın bin bir türlü yolunu kolluyor ve kollayacak.

“New York’ta Züppelik”, “Mont Pelerin’de Akıncı'nın Demokratlara vedası: Trump”; “Cenevre'de Origami” başlıkları altında işlediğimiz ve her seferinde satır satır “apaçık” gün yüzüne çıkan gerçekler, şimdi yeni bir zirve umuduna, Cenevre II tasarımına evriliyor.

Bunun için de BM’nin garantörlerle istişâresi isteniyor.

**

Liderler umulan yeni zirve tarihi Mart’a kadar –kapanmamış 4 başlık içinde debelenmek üzere- üç toplantı yapacak…

Ve ortada iki liderin istek beyânından başka veri yok.

BM metnine göre murad, konferansın devamı… Yani lafızda çıta ne çözüm ne de referandum.

Cenevre II eğer gerçekleşirse bu, yeni genel sekreterin “Oscar meteforlu” siyasi düzeyde çöken I. Cenevre ardından garantörlük konusunda bir milim ilerlemeyen teknik düzeyin gölgesinde zorlanacak.

Filmin adı da belli: “Oscarlık oyun çıkarılacak olan momentum”.

Koşar adımlarla Akdeniz’de doğalgaz krizine giderken yakında başka bir momentumdan bahsedebiliriz…

Çipras’ın hükümette Kocas kanadına borçlu bir dengede varlığını sürdürdüğünü bilmeyenler Yunanistan Dışişlerine taş atarak birkaç hafta oyalandı…

Başpiskopostan daha ağır ifadeleri bizzat Çipras’ın kullandığını ört-bas ile saymazsak değişen “taş” da “taşlama” da dağıtılan rollerden biri…

Yunanistan’da ismi ile kişiliğinin önemli olmadığı “devletçi” kanadın “darbeci askerleri iade etmeyiz” kararı ardından gelen “Kardak ziyareti” de yeni parametreler…

Türkiye’de saha kamuoyu ise son dönemde Kıbrıs’ı “satılıyormuş…” tadında anımsıyor ve soruyor.

Bir yandan da yine Türkiye’de -hesabı şimdilik tutmayan ve muhtemelen ileriki aylara ertelenmesi beklenen- Nisan’da ‘Başkanlık’ referandumu hedefi var…

**

Kaderin bir cilvesi olarak Annan Planı döneminde olduğu gibi Türkiye –Rusya ilişkilerinin yine “şahane” olması da BM Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’ye yakın zamanda ilham vererek -belki de kariyerindeki en önemli hatalardan biri olarak- “Rusya’nın da AB gibi gözlemci olarak muhtemel konferansta yer alabileceğini” dahi söyletebilmişti...

Anlaşılan herkes odaklanmayı “modaliteye” vermiş durumda…

Ardı ardına zirveler, Kıbrıs Sorununu kuşatıyor ancak içeriğe dair ne bir şey söyleniyor ne de tek bir tartışma yaşanıyor.

Çilek reçeli “mutluluğunda” basılan halkla ilişkiler ise dışarıdan dalga konusu olmuş durumda.

Yapılan tüm programlar, sunumlar ve tarihler muhtemel toplantılar üzerine kurulu…

İki liderin konuşacağı konular açısından Cenevre ile Lefkoşa arasında pratikte olmayan fark, nazlı garantörlerin de işini kolaylaştırıyor.

Tam da bu nedenle –yılsonu, yılsonu nakaratında operatör- Türkiye Dışişleri yeni bir zirveye –siyasilere sunacağı argümandan yoksun olsa da- “kafadan” hazır.

İçeride ‘bizim neslin son denemesi’ sloganına karşı çıkan CTP’liler de “bu oyuncağın orada durmasını” çok önemsiyor.

**

Garanti, harita, mâliyet derken Türkiye’nin son günlerdeki en büyük tepkisini çeken “dört özgürlük meselesi var bir de popüler kategoriden...

Üstüne üstlük ‘AB'ye nasıl kabul ettirilir’ sorusu da ortada…

Birkaç senaryo var.

Birinde tüm üye devletlerin kendi hükümet veya parlamentolarından onay gerekiyor. Bir kısmında ise tüm üye devletlerin konseyde oybirliği zaruri görünüyor. “Birincil Hukuk” sıkıntısı çerçevesinde ‘gerekli uyum anlaşmasını reddedip -protokol 10 üzerinden- Kıbrıslı Türkleri dâhil edelim’ de deniyor…

O zaman da 4 özgürlüğe mevcut seçenekler içinde siyaseten zemin kalmıyor.

Velhasıl 4 özgürlüğü hem Rumlara hem AB’ye hem de bizim iç kamuoyuna satmak konusunda büyük sıkıntı yaşanıyor…

**

Kıbrıs sorunu değil çözümle Nobel’i almak, intihalden gösterime dahi girmeyecek bir hal aldı…

Çünkü Kıbrıs müzakere tarihi, bu sahneleri aynı mekânlar-farklı sûretlerle defalarca gördü.

Renkli…

Ya da siyah beyaz…

“2017 sonu, Güney Kıbrıs’taki seçimler öncesi çözüm” cümlesini bakalım acaba ilk kim kullanacak!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
2
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Mayıs 2017, Cumartesi    Gıcırgıcır Bandırma
25 Nisan 2017, Salı    Son şans 23 Nisan koltuğu
18 Nisan 2017, Salı    Ne oldu ise hayırlısı olsun
13 Nisan 2017, Perşembe    Seyr ile mestiz
9 Nisan 2017, Pazar    Selfie ve Nergis Çiçekleri
27 Mart 2017, Pazartesi    Junker Kıbrıslılarla dalga geçiyor
20 Mart 2017, Pazartesi    Sünnetçi korkusu
6 Mart 2017, Pazartesi    Enfes statüko
23 Şubat 2017, Perşembe    İlhak dedikoducusu kim?
20 Şubat 2017, Pazartesi    ENOSİS selâsına Hoca aranıyor

Gıcırgıcır Bandırma
Vatan MEHMET | 20 Mayıs 2017, Cumartesi
Bir zamanların, bugünlerde unutulan tabiri ile “Baldır Bacak Bayramı”ydı dün…
90’ların ortasına kadar Türkiye halkı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları ve bu kutlamaların okullarda, caddelerd...
Son şans 23 Nisan koltuğu
Vatan MEHMET | 25 Nisan 2017, Salı
 Şu sıralar trend, Nobel’in unutulmaz yazarı Márquez’e ‘gabriel’ muamelesi yaparak uğurlamak olsa da bizdeki batılılaşma çabasını modernleşme isteğinden çok, yıkılan imparatorluktan kalan keder verici, acıklı hatırala...
Ne oldu ise hayırlısı olsun
Vatan MEHMET | 18 Nisan 2017, Salı
Yaklaşık 25 milyon seçmenin itiraz ettiği değişime dair “anayasanın meşruluğu” tartışılacak şimdi…
Nâfile…
Türkiye Osmanlı sonrası Cumhuriyete -tüm bağları keserek girdiği günden beri- demokratik bir ülke olmadı…
T...