Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 5 Ekim 2017, Perşembe

Tahsin Bey bir adım geri, Ersan Bey bir adım öne

Paylaş  
23
52
23

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu geçtiğimiz günlerde KKTC’de yaşayan Rum ve Maronitlere gönderilen yardım malzemeleri üzerinde bir ticaret yapıldığından yakınmış ve “Mallar ticari olarak kullanılıyorsa bunun bir vergisi olması lazım” diyerek olaya el koymuş. Tabiî Ertuğruloğlu yerden yere vurulmuş.

Tahsin Ertuğruloğlu’nun belli çevrelerden ve Rum tarafından gelen eleştirilerden yana haliyle bir kaygısı da yok.

Benim bahsetmek istediğim başka bir şeydir.

Rum tarafı 1074’te Kuzey’de kalmayı tercih eden Rum ve Maronitler üzerinden ciddi bir propaganda kampanyası başlattı ve o günden beridir de başarılı bir şekilde sürdürüyor.

Neymiş efendim bu insanlar düşman hattının ardında mahsur kaldılar. Adına da “mahsurlar” diyorlar. Memleket sanki Suriye ya da İkinci Dünya Savaşı Polonyası gibi, BM konvoyları ile yiyecek yardımı yapılıyor. Bununla ilgili filmler çekiliyor vesaire falan. Sanki biz bu insanları savaş esiri gibi kamplarda canlı kalkan olarak tutuyoruz, olası bir hava saldırısı sırasında kullanacağız gibi bir görüntü yaratılıyor dünyaya.

Hadi 2003’e kadar geçişlerle ilgili sınırlamadan öte kapalılık vardı da 2003 sonrası kapılar açılıp, her 5 arabana birisinin Rum plakalı olduğu bir ortamda, BM askerlerinin götürdüğü BM yardım konvoyu neyin nesidir, birisi bana anlatsın lütfen.

Bu arada bu insanlar KKTC topraklarında yaşamıyor mu?

Mahsur, muhtaç, düşkün ve zor durumda kişiler mi bunlar?

Öyleyse devlet olduğunu, hatta sosyal bir devlet olduğunu iddia ettiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu insanlara yardım eden devlet olması gerekmiyor mu?

Kaç kişiler? 100 mü?

Birer sosyal yardım çeki, ayda birer teneke yağ, tuz, makarna, pirinç, şeker gibi ihtiyaçları KKTC tarafından niye giderilmiyor? Neden bu insanlar sözüm ona Kıbrıs Cumhuriyeti’ne muhtaç bırakılıp, onların ensesinden, ‘milyonlarca dolara yapılamayacak propagandaya’ malzeme olmalarına izin veriliyor.

İlaç ise ilaç, süt ise süt. Biraz da sosyal yardım maaşı. Ne BM konvoyuna ihtiyaç kalır ne de Rum yönetiminin ekmeğine bala.

O nedenledir ki, Tahsin Bey şu aşamada bir adım geri çekilip, Ersan Saner’in bir öne çıkması ve sosyal yardım konularını uhdesinde barındıran bakan olarak, olaya el koyması gerektiğini düşünüyorum. Tahsin Ertuğruloğlu’nun bir adım geri çekilmesi gerektiğini söylerken bunu iç siyaset anlamında söylemediğimi, yanlış anlaşmaların önünü peşinen tıkamak adına belirtmek isterim. Demek istediğim, Tahsin Bey bu konuyu siyasi düzlemde gündeme getirdi. Buna karşılık, Rum tarafının ise bununla ilgili mücadelenin insani yardım anlamında algılanmasını sağlayarak, o düzlemde kavga vermeye başladığını görüyoruz.   Bu nedenle konu gerçekten insani ise bizim de karşı mücadeleyi insani düzlemde yapmamız şart. Hem de bu, insani bir şey.

Dini, dili, ırkına bakılmaksızın, topraklarımızda yaşayan bazı insanlar bazı şeylere muhtaç ise, bu ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda başka ülkenin müdahalesine seyirci kalmamız doğru değil. Hem de 2017’de BM konvoyları ile.

Sosyal bir devlet olan KKTC, aynen Türkiye’nin 2 milyonu aşkın Suriyeli mülteciye baktığı gibi, yüz kişiyi geçmeyen Rum konuklarımıza bakmalı.

Hem 50 bin çek çıkan kamu maliyesinden 100 tane fazla çıksa ne olur? Hiç...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Nisan 2018, Pazar    Bir sızıntı skandalımız var...
21 Nisan 2018, Cumartesi    Yaptıklarınız söylediklerinizden epey eksik
19 Nisan 2018, Perşembe    Çalıştay denince gülüyorum. İşte nedenlerim...
14 Nisan 2018, Cumartesi    Akıncı-Özgürgün geriliminin minik bir değerlendirmesi
12 Nisan 2018, Perşembe    "Sabredin, jübilem 2020’de"
11 Nisan 2018, Çarşamba    E hade!
10 Nisan 2018, Salı    II. Cumhurbaşkanı Talat'a bütün saygımla...
9 Nisan 2018, Pazartesi    Müşavirlik şeysi üzerine biraz daha düşünce
8 Nisan 2018, Pazar    Müşavirlik şeysi üzerine
5 Nisan 2018, Perşembe    Haberimize dokunma!

banner
banner
banner
banner
banner

Bir sızıntı skandalımız var...
Rasıh REŞAT | 22 Nisan 2018, Pazar
Ecevit başbakan iken kendi çevresinden sızan bir belgeyi bir gazetenin haber yapıp onu zor durumda bırakması karşısında, “Haberi yapan gazeteye değil, içimizden bu belge ve bilgileri sızdıranlara kızıyorum” anlamına g...
Yaptıklarınız söylediklerinizden epey eksik
Rasıh REŞAT | 21 Nisan 2018, Cumartesi
Hükümet icraatlarında biraz eksiklikler görüyorum. Seçim süresince çok şey dinledik. Çok vaatler verildi ancak iş koltuğa oturup icraat yapmaya gelince yapılanlar biraz eksik gibi.
Müşavirlik meselesi örneğin.
“Müşa...
Çalıştay denince gülüyorum. İşte nedenlerim...
Rasıh REŞAT | 19 Nisan 2018, Perşembe

Gece kulüpleri ile ilgili bir çalıştay yapıldı dün. Ne konuşuldu ne yapıldı inanın bilmiyorum.  Gündemde kalan fuhuş ile fahişelik arasındaki fark ve hangisinin yasak olduğu ile ilgili saçma sapan ve işin özünden so...