Talat ve "Küçük dilini görmek üzerine..."

Yayın Tarihi: 30/10/08 00:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Milli Mücadele Lideri ve KKTC'nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ART ekranlarında nerede ise ağlayacaktı."Gidiş kötüdür.Müdahale eden yok.Sorumluluk alan yok" diyordu. 29 Ekim gecesi Cumhuriyet Resepsiyonunda yanyana geldik ve ekranlardaki haykırışını konuştuk.Deneyimli Lider Talat-Hristofyas görüşmelerinden tedirgindi..Önce O'nun tedirginliğini yansıtayım; sonra Talat'ın savunmasına geçeyim. Çünkü hemen hemen hergün ben de tedirginliğimi vurguluyorum.

İşte Milli Mücadele Lideri Denktaş'ın son değerlendirmesini sindirerek okuyunuz.Çünkü geri dönüşü olmayan bir koridora sokulmak isteniyoruz:

"Sayın Talat Acapulco Otelinde Mersinden gelen iş adamlarına yaptığı konuşmada "iyi niyeti" hakkında geniş bilgi verdi; bu iyi niyetli ve tavizkâr gidişatın Türkiye'ye uluslararası arenada ne denli yararlı olacağını da özenle anlattı. Görüşmelerdeki taktiğini ve yaklaşımını Türkiye'nin bildiğini ve desteklediğini de vurguladı. Görüşme sürecinde "acılı gelişmeler de olabilir; sıkıntıları omuzlamaya hazır olmamız gerekir" dedi. Pazarlık stratejisini veya taktiğini de şu sözlerle açıkladı: PAZARLIKTA ESAS ÖNEMLİ OLAN NOKTA NE KAZANILDIĞI VE KAZANÇ DURUMUNUN KAYIPTAN FAZLA OLUP OLMADIĞIDIR. Kazanılanlar kaybedilenlerden fazla ise bu , sürecin başarılı sonuçlandığı anlamına gelebilecektir."

Bu formül, elma alıp armut verme pazarlığında geçerli olabilir. Bir halkın geleceği, bir milletin kaderi bahis konusu olduğunda aşılamayacak, ötesine geçilemeyecek KIRMIZI ÇİZGİLER bahis konusudur. Sayın Talat'ın, konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığından söz edilmemiştir; iki eşit egemen halktan biri olduğumuz ve kurulacak bir ortaklıkta bu statümüzün temel teşkil edeceği açıklanmamıştır. İyi niyet dolu bir kalple, Rum tarafının kırmızı çizgilerinden vazgeçmeyeceği beyanları ayyuka çıkmışken, Sayın Talat Rum tarafının henüz elini açmadığından bahsetmektedir. En önemlisi, kendi beyanları ile de teyit etmiştir ki Kıbrıs Türk Halkının %65'i Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığına dayanan bir ortaklık istemektedir. Türkiye'den gelen sesler de "iki eşit egemen halk, iki demokrasi, iki devlet ve garantilerin devamı" demektedir."

"Sayın Talat'ın Hristofyas ile başlattığı görüşmelerde bunlardan eser yoktur. Tek halk, tek egemenlik,tek devlet formülü ve AB normlarının hakim olacağı üniter bir devlette (adı ne olursa olsun) Kıbrıs Türkleri erimeye mahkûmdur."

"Onlara göre AB üyeliği eşittir Enosis! Bunun tamamlanmasına engel 1960 Garanti Anlaşmaları ile KKTC'nin varlığıdır. Bunlar olmasa, Kıbrıs'ın tümü AB üyesi olacak, Garantiler işlemez hale gelecek, asker adadan çıkacak, AB normları ve İnsan Hakları diyerek Kıbrıs 1974 öncesine dönecek, Türklere 1960'daki haklar bile verilmeyecek çünkü TEK HALK TEK EGEMENLİK, TEK DEVLET formülü kabul edilmiştir. Biz de iyi niyetten, devlet ve egemenlik istemediğimizden, acılı reçetelere hazır olmamızdan bahsedip hava kesmekteyiz(!)."

&&&

Bu noktada söz KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın. İşte törensel konuşmadan ve Televizyonda ortaya konan yanıtlardan derlediklerim:

1. "Eğer Kıbrıs Türk tarafının ve sizin seçtiğiniz Cumhurbaşkanı olarak benim ısrarlı ve aktif çabalarımız olmasaydı, ne Papadopulos yönetimi değişir, ne de görüşmeler başlamış olurdu" dedi. Televizyonda ise "Hristofyas'ın küçük dilini görür derecede rahat" olduğunu söyledi.

2. Yarım yüzyıllık Kıbrıs sorununu yeni bir ortaklık devletiyle, iki halkın siyasi eşitliğinin garantiye alındığı, iki kesimli bir yönetim sistemiyle sonuçlandırmak azminde olduklarını ve bunun için mücadele ettiklerini vurguladı.

3. "Kıbrıs sorununa samimiyet ve kararlılıkla çözüm bulacağız. Bu, Kıbrıs Türk halkının hak ve kazanımlarını koruyabilecek bir çözüm olacaktır. Halkımızın, ada üzerindeki temel haklarından asla vazgeçmeyeceğini herkes iyice bilmelidir" diyen Talat, temel hakların, ancak, iki halkın siyasi eşitliği ve iki kurucu devletin eşit statüsü ile korunabileceğini vurguladı.(Hristofyas'la anlaşıldığı üzere egemenlik hakkı olmayan Cemaat)...

4.Cumhurbaşkanı Talat konuşmasında barış çabalarında Türkiye'nin verdiği desteğe de dikkat çekti, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Kıbrıs Türkleriyle olan yakın ilişkilerin Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir barış bulunmasından sonra da devam edeceğini belirterek, "Şunun altını da bir kez daha çizmek istiyorum. Dünya'nın saygın bir ülkesi olan Türkiye sadece biz Kıbrıslı Türklerin değil, Kıbrıslı Rumların da barışçıl geleceğinin güvencesi olacaktır" dedi.(Anlaşılıyor ki Talat ve CTP, Türkiye'nin konumunu, gücünü ve gerekliliğini iktidara gelince kabullendi.İnşallah bu geçici olmaz).

5. Talat, ortak hedefin çözümden sonra Kıbrıs'ın, AB içinde yer alması olduğuna göre, AB'nin temel ilkelerini şimdiden öğrenmek, uygulamak ve bu alanda yetişmek gerektiğini kaydetti.(Oysa gerçek politika, anlaşmadan sonra ve Türkiye'nin AB üyeliğine kabulü ile

6.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bugün, Kıbrıs Türk halkanın da aynı başarıyı göstererek, yarım yüzyıllık Kıbrıs sorununu yeni bir ortaklık devletiyle, iki halkın siyasi eşitliğinin garantiye alındığı, iki kesimli bir yönetim sistemiyle sonuçlandırmak azminde olduğunu ve bunu için mücadele ettiğini bildirdi.(Sadece bu son nokta bile Sayın Talat'ın hâlâ yanlış rayda ilerlemekte olduğunu ve Mücadele Lideri Denktaş'ın kaygılarında haklı olduğunu göstermektedir.)

M.A.Talat görüşmelerde arabulucu veya yardımcı daveti yaparak hata işlemekte;öte yandan Avustralya Dışişleri Bakanının kendisini ziyaret etmemesni ve dengeyi bozmasını umursamamakta ve o ülke Temsilcisine inanmaya devam edebilmektedir. Bunun davayı dünyaya anlatmak, saygınlık ve kazanımla ilgisi var mı?

Bence Talat yanlış raydan çıkamadı.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.