“Güven aşındıran eylemler” ve Londra yansıtılmaları 2

Yayın Tarihi: 18/10/26 09:55
okuma süresi: 4 dak.

Hasta, doktora: “Doktor, herkes beni görmezden geliyor, kimse kaale almıyor”. Doktor kapıyı açıp bekleme odasına doğru bağırır: “Bir sonraki hasta”.

Kıbrıslı Türklerin karşılaştığı duruma, hislerine tercüme olacak nitelikte basit, ama etkili bir fıkra. Yok sayılmaları...Kimliklerinin tanınmaması.

Geçen haftaki yazıma yoğun tepki geldi...Özellikle sol kesimden dostlarımdan. Birkaç arkadaş “Kıbrıslı Rumları suçluyorsun ama bizim ve Türkiye’nin Kıbrıs çıkmazındaki rolünü es geçiyorsun” diye buyurdu. 20 yılı aşkın köşe yazarlığım zarfında Türkiye’nin Kıbrıslı Türkleri asimile etme girişimini defalarca eleştirdim. Benim Kıbrıs ve Londra soluna sorum şu: Kıbrıs çıkmazı için her zaman Kıbrıs sağını,  Türkiye’yi eleştiriyorsunuz da neden Kıbrıslı Rumlara toz kondurmuyorsunuz? İstisnalar var elbette. 

70’li yılların başlangıcından beri birçokları gibi Kıbrıs’ta barışa katkı için Londra’da yapılan destek etkinliklerinde faal oldum. Kıbrıslı Rum arkadaşlarla barış konserleri, film gösterileri, sosyal geceler, festivaller düzenledik. Sırf toplumlarımızı yakınlaştırmak, Kıbrıs’ta çözüme birlikte katkı koymak adına.

Bunu başarabildik mi? Kocaman hayır. İlerici saydığımız Kıbrıslı Rum dostlarımızın sosyal, sportif etkinliklerde dahi Kıbrıslı Türkleri dünyadan izole etme girişimlerine ses çıkarmamalarını bırakın, bu girişimlere destek vermelerine üzülerek şahit olduk her zaman. Son birkaç hafta içindeki olaylara geçen haftaki yazımda değindim.

Amerikalı siyahların özgürlük mücadelesinin liderlerinden Martin Luther King’in söylediği söz şöyle: “Düşmanlarımızın sözlerinden çok dostlarιmızın sessizliğini daima hatırlayacağız”. Ne kadar anlamlı bir söz, değil mi?

Kıbrıslılık

Sahi, Kıbrıslılık ne demektir? Kıbrıs’ta doğmanın yanısıra Kıbrıslıyım demek ne anlama gelir? Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu sahibi olmak aidiyet için yeterli mi? Elbette değil. Keşke sadece 3 yıl “bağımsız cumhuriyet” olarak kalabilen adamızda Kıbrıslılık bilinci gerçekleşebilseydi. Böl ve yönet taktiklerinde uzmanlaşmış sömürge güçleri buna izin vermedi. 

Her zaman söylerim. Kimlik kişiye özgü, subjektif bir kavramdır. Kişi kendini nasıl tanımlarsa odur. Ancak bir Kıbrıslı Türk yabancı birisine “Kıbrıslıyım” dediğinde ve karşısındaki bildiği iki kelime Rumca ile kendisine cevap verdiğinde şaşar mıyız? Bence hayır. 

Bildiğim Kıbrıslı Rumların çoğunluğu kendilerini Kıbrıslı olarak tanımlar. Ama Kıbrıslı olmak, Kıbrıslı Rum olmakla eş anlamlıdır birçoklarının kafalarında. Deneyimlerime dayanarak söylüyorum bunu. 

Bir örnek verip yazımı sonlandırayım: Birleşik Krallık Ulusal Kıbrıslılar Federasyonu sayfasında iki hafta önce gerçekleşen iki toplumlu festivalin bir promosyonunu gördüm. Festivalden izlenimler ve bazı kısa mülakatlar içeren bir video. 

Lütfen linkteki videoyu izleyin ve festivalin iki toplumluluğu hakkında delil olup olmadığına karar verin.

https://www.facebook.com/reel/4524885077792867

Gelen haftaki yazımda Kıbrıslılık konusuna devam edeceğim.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları